Doktorsitesi.com

Obezite ve ruhsal durum ilişkisi

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
28 Ağustos 2015193 görüntülenme
Randevu Al
Obezite ve ruhsal durum ilişkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite: Modern Çağın Biyo-Psiko-Sosyal Sorunu

Obezite, özellikle Batı toplumlarında ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Kuzey Amerika’da başlayarak adeta bir salgın halini alan bu durum, son yıllarda ülkemizi de büyük oranda tehdit etmektedir. Tıp bilimi başlangıçta obeziteyi yalnızca metabolik bir hastalık olarak sınıflandırsa da günümüzde bu durum, çok boyutlu bir biyo-psiko-sosyal sorun olarak kabul edilmektedir.

Tiroid fonksiyon bozuklukları veya Cushing Hastalığı gibi çeşitli metabolik rahatsızlıklar obeziteye yol açabilmektedir. Ancak, mevcut obez hastalar içerisinde bu tür saf metabolik durumların oranı gün geçtikçe düşmektedir. Obezitenin gelişiminde ruhsal dinamiklerin kritik bir rol oynadığı gerçeği, konunun uzmanlar tarafından daha derinlemesine incelenmesini zorunlu kılmaktadır.

Obezite ve Psikiyatrik Bozukluklar Arasındaki İlişki

Obezite, çeşitli psikiyatrik bozuklukların bazen nedeni bazen de sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu karmaşık neden-sonuç sarmalının merkezinde genellikle ruhsal dinamikler yer alır. Araştırma bulguları, obez bireylerde psikiyatrik bozukluk görülme oranlarının oldukça yüksek olduğunu kanıtlamaktadır.

Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda elde edilen veriler şu şekildedir:

Bozukluk TürüGörülme Oranı
En Az Bir Psikiyatrik Bozukluk%42
Anksiyete Bozukluğu%28
Depresif Bozukluk%20

Obezite ve depresyon ilişkisi üzerine yapılan uzun süreli çalışmalar, obezitenin depresif semptomların gelişimini doğrudan etkilediğini göstermektedir. Bu korelasyonun özellikle kadınlarda daha yüksek oranda görüldüğü saptanmıştır.

Çocukluk Çağı Obezitesi ve Psikopatolojik Bulgular

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan çocuklarda obezitenin yaygın görülmesi, dürtüsellik ile obezite arasındaki güçlü bağa işaret etmektedir. Obez çocuk ve ergenlerde; anksiyete, depresyon, distoni ve enürezis gibi çeşitli psikopatolojik bulgulara sıkça rastlanmaktadır. Bu veriler ışığında bazı araştırmacılar, obezitenin bir ruhsal bozukluk olarak DSM-V (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayısal El Kitabı) içerisinde yer almasını önermiştir.

Obezitenin Ruhsal Bir Rahatsızlık Olduğuna Dair Kanıtlar

Obezitenin temelinde yatan psikolojik faktörler ve bu durumun ruhsal bir rahatsızlık olarak değerlendirilmesi gerektiğini destekleyen kanıtlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Beden İmajı: Anoreksiya ve bulimiya gibi yeme bozuklukları, beden algısının bozulduğu ciddi psikiyatrik rahatsızlıklardır. Obezite de bu spektrumda değerlendirilebilir.
  • Yeme Dürtüsü: Normalde hipotalamus tarafından yönetilen içgüdüsel bir davranış olan yeme, tıpkı agresyon (saldırganlık) gibi bir dürtüdür. Bu dürtünün kontrol dışı fazlalığı tedavi gerektirir.
  • Emosyonel Yeme: Ruhsal durum ile yemek yeme davranışı arasında doğrudan bir ilişki vardır. Bazı bireyler mutsuzluk anlarında tıkınırcasına yeme eğilimi gösterirken, bazıları iştah kaybı yaşar.
  • Diyet Başarı Oranları: Ruhsal açıdan huzurlu, dingin ve mutlu olan bireylerin diyet programlarında çok daha başarılı oldukları gözlemlenmektedir.
  • Nörobiyolojik Etkenler: Karbonhidrat tüketimi beyinde dopamin ve serotonin salınımını artırır. Haz merkezinin bu şekilde uyarılması, sigara ve alkol gibi bağımlılık yapıcı maddelerin etkisine benzer bir mekanizma oluşturur.
  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Başarısı: Beynin öğrenme modellerine uygun olarak yeme ve hayatı planlama becerisini yeniden yapılandıran Bilişsel Davranışçı Terapilerin obezite üzerindeki etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Sonuç olarak, obezite ile mücadele eden bireyler için ruhsal destek sağlanması elzemdir. Hastalarda obeziteye yol açan metabolik etkenler ayırt edildikten sonra, diyetisyen desteğinin yanı sıra bir ruh sağlığı profesyoneline başvurulması tedavi başarısını artıracaktır.

Etiketler

Şişmanlık psikolojisiRuhsal durumObezite psikolojisi

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Yard. Doç. Dr. Sabri Burhanoğlu, tıp eğitimini 1996 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2002 yılında tamamlamış ve ardından aynı yıl Londra King's College Hospital, Luminal Gastroenterology Unitesinde gözlemci olarak görev yapmıştır. Uzmanlık eğitimine ise 2003 yılında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Genel Cerrahi bölümünde başlamış ancak bu alandaki eğitimini kendi isteği ile yarıda bırakmış ve 2004 yılında azi Üniversitesi Tıp Fakültesinde Psikiyatri uzmanlığı eğitimine başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.