Yapılmış çok sayıda çalışma obezitenin özellikle rahim, yumurtalık, meme, kalın bağırsak, safra kesesi, böbrek, yemek borusunun alt uçunda kanser gelişimi için önemli bir risk faktörü olduğunu göstermiştir. Bu risk beden kitle indeksi(BKİ) arttıkça yükselmektedir. Bir örnek verilecek olursa BKİ 25-30 arasında olan kadınlarda rahim kanseri gelişme riski 25’in altında olanlardan 1.5 kat fazla iken, BKİ indeksi 30-35 olanlarda 2.5, 40 üzerinde olanlardaysa 6 kat artmaktadır. Obezite tüm kanser tiplerinin %10-20’sinin gelişiminden sorumlu tutulmaktadır ve sigaradan sonra en önemli önlenebilir risk faktörü olarak kabul edilir(1).

Günümüzde özellikle morbid(ölümcül) obezitenin en başarılı tedavisi cerrahi yöntemlerdir. Obezite cerrahisi geçirmiş hastaların uzun dönem takiplerinde bazı kanser tiplerinin gelişiminde azalma bir çok çalışma tarafından gösterilmiştir. Özellikle İsveç gibi hasta takibinin çok iyi yapıldığı ülkelerden gelen çalışmaların sonuçları bu konuda daha aydınlatıcıdır. Son olarak yayınlanan bir çalışma bu konuda bize ciddi bilgiler sağlamıştır. İsveç obezite çalışması(Swedish Obesity Subject Study-SOS) 1987-1991 yılları arasında obezite nedeniyle tedavi için başvurmuş 2867 hastanın ortalama 18 yıllık takip sonuçlarını bildirmiştir. Bu hastaların 1420’si obezite cerrahisi uygulanan, 1447’si ise obezite cerrahisi endikasyonu olan ancak kabul etmeyip cerrahi dışı yöntemler(diyet, egzersiz, ilaç, takip gibi) ile tedavi edilen hastalardır. Obezite cerrahisi uygulanan hastalarda 15 yıl sonundaki ortalama kilo kaybı 21 iken diğer grupta bir değişim olmamıştır Takip süresince cerrahi grubunda 205, cerrahi geçirmeyen grupta ise 267 kanser vakası gözlenmiştir. Kadınlara özgü kanserde bu oran çok daha belirgindir ve bu rakam cerrahi grubunda 97 iken diğer hastalarda 135 bulunmuştur. Obezite cerrahisi kadınlara özgü kanser gelişme riskini %32 oranında azaltmış, bu azalma oranı rahim kanserinde %44 olarak bulunmuştur. Risk azalması cerrahi öncesi insülin düzeyleri yüksek(insülin direnci olan) hastalarda daha belirgindir.

Sonuç olarak obezite bir çok kanser türünün gelişiminde rol oynayan önlenebilir risk faktörüdür. Obezite cerrahisi özellikle rahim kanseri gibi kadınlara özgü kanserlerin gelişimini azaltmaktadır. Mide by pas’ı gibi saptırıcı cerrahiler insülin direncini düşüren bazı gastrointestinal hormonların salgılanmalarını arttırmaktadır. Bu etki göz önüne alındığında obezite cerrahisinin kanser riskini azaltıcı etkisi sadece kilo kaybı ile ilişkili olmayabilir. Bu konuda yapılacak yeni çalışmalar daha aydınlatıcı olacaktır.

Obezite cerrahisi geçiren hastalarda kilo kaybı ortalaması 21 kg iken(sarı çizgi), cerrahi geçirmeyen hastalarda kilo kaybı yoktur(mavi çizgi).

Ortalama 18 yıllık takip sonunda obezite cerrahisi geçiren hastalarda 97 rahim kanseri görülürken(sarı çizgi), bu rakam cerrahi geçirmeyenlerde 135 olmuştur(mavi çizgi).

ASD

KAYNAK

1-O’Rourke RW: Surg Obes Relat Dis 10:1208-1219, 2014.

2-Upala S, Sanguankeo A:Surg Obes Relat Dis 11:949-955, 2015

3-Sjöstrom L et al: Lancet Oncol 10:653-662, 2009.

4-Anveden A et al: Gynecol Oncol 2017(in pres).


Bursa Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!