Doktorsitesi.com

Neden Kararsızlık Yaşarız ?

Uzm. Psk. Selinay Seyhan
Uzm. Psk. Selinay Seyhan
23 Şubat 2017955 görüntülenme
Randevu Al
Neden Kararsızlık Yaşarız ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karar Verme Sürecinde Yaşanan Kaygı ve Kararsızlık

"Karar vermekte zorlanıyorum, bu süreçte yaşadığım kaygıları kontrol etmek beni fazlasıyla yoruyor" diyen danışanlarımızın sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Karar verme süreci, bazen hayatın akışını doğrudan etkileyen hayati bir önem taşırken, bazen de gündelik basit tercihlerden ibarettir. Ancak alacağımız kararın yükü ağırlaştığında, sonucuna tahammül edebileceğimize olan güvenimizin tam olması gerekir.

Kararsızlık Ne Zaman Kronik Bir Sorun Haline Gelir?

Günlük hayatta bir restoranda ne yiyeceğine karar verememek veya bir mağazada saatlerce düşünmek bazen normal karşılanabilir. Ancak kararsızlık, hayatın akışını tamamen etkileyen kronik bir hale geldiyse, bu durum sanıldığı kadar normal değildir. Elbette bazı karmaşık problemlerde seçenekler arasında en doğrusunu bulmak kolay olmayabilir ve ince eleyip sık dokumak faydalıdır. Fakat en basit kararları verirken bile büyük sancılar yaşanıyorsa, bu durumun değiştirilmesi hayatı kolaylaştıracaktır.

Kararsızlığın Altında Yatan Temel Nedenler

Kararsızlığın kökeninde pek çok psikolojik ve çevresel faktör yatabilir. Bu nedenleri şu şekilde maddeleyebiliriz:

  • Mükemmeliyetçilik (En yaygın ve belirgin sebep)
  • Aile kültürü ve yapısı
  • Onay arama ihtiyacı
  • Hata yapma korkusu
  • Özgüven eksikliği

Mükemmeliyetçilik ve Karar Verme İlişkisi

Mükemmele ulaşma takıntısı olan bireyler, genellikle yaptıkları işleri beğenmez ve ayrıntılara fazlasıyla takılırlar. Bu durum, işlerin zamanında bitirilememesine veya o işlere hiç başlanamamasına yol açar. Mükemmel olma korkusu, bireyi esir alarak karar alma sürecini sancılı bir hale getirir. "Mükemmel kararı verme" düşüncesi, aslında karar verme yetisini felç eden bir unsurdur.

Hatasız Yaşama Arzusu ve Pişmanlık

Mükemmeliyetçi olmadığını düşünen bireyler bile hatasız yaşamak ve pişmanlık duygusundan kaçmak için kendilerini yorabilirler. Diğer tüm ihtimalleri saf dışı bırakıp en doğru kararı bulmaya çalışmak, kendimize yaptığımız büyük bir haksızlıktır. Oysa hayat, hatalarımızla olgunlaştığımız uzun bir maratondur. Karar vermek durumunda olan bir anne, baba, eş, çalışan veya öğrenci; hiçbirimiz mükemmel olmak zorunda değiliz.

Karar Verme Sürecindeki YaklaşımlarBeklenen Sonuç
Sonuca Katlanma GücüOlgunlaşma ve Sahiplenme
Akılcı İrdelemeKaygının Azalması
Dış Gözlemci BakışıSağlıklı Karar Alma

Karar Vermeyi Kolaylaştıracak Yöntemler

Duygu ve düşünce yoğunluğunun fazla olduğu durumlarda karar vermek zorlaşabilir. Bu süreci kolaylaştırmak için şu stratejiler izlenebilir:

  1. Video Kurgusu Tekniği: Yaşadığınız olayı bir video izler gibi kurgulayın.
  2. Duygusal Mesafe: Duygularınızı işin içine katmadan, videodaki kişi siz olsaydınız nasıl düşünürdünüz?
  3. Artı ve Eksi Analizi: Eksileri ve artıları nesnel bir şekilde değerlendirin.
  4. Dış Gözlemci Kararı: O kişinin yerinde olsanız ne karar verirdiniz?

Sonuç: Bizler Sadece İnsanız

Terapi seanslarında danışanlara sıkça sorulan "Bu gerçekten katlanamayacağınız bir durum mu?" sorusu, aslında kararların korkulduğu kadar yıkıcı olmadığını gösterir. Zor olsa da sonucuna katlanabilirim diyebildiğimiz an, kararlarımız netleşir. Unutulmamalıdır ki, her zaman en doğru ve kusursuz kararları vermek için fazla "insanız". Şartların sürekli değiştiği bu hayatta, kendimizi mükemmeliyetçilik baskısından korumalıyız.

Etiketler

PsikolojikMükemmeliyetçilikKararsızlık

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Selinay Seyhan

Uzm. Psk. Selinay Seyhan

Uzman Psikolog Selinay SEYHAN, lisans eğitimini 2008- 2013 yılları arasında Bilkent Üniversitesi- İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü'nde tamamlayarak Psikolog ünvanı almıştır. Eylül 2014' te Ufuk Üniversitesi Psikoloji bölümünde başlamış olduğu yüksek lisans eğitimini başarıyla bitirmiş ve uzmanlığını tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.