Doktorsitesi.com

Narsisizm nedir

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
17 Ağustos 2015387 görüntülenme
Randevu Al
Narsisizm nedir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Narsisizm Nedir: Mitolojik Kökenlerden Kişilik Bozukluğuna

Narsisizm, adını mitolojik bir karakter olan Narkissos'un trajik öyküsünden alan ve günümüzde sıkça karşılaşılan bir terimdir. Efsaneye göre Narkissos, suda kendi yansımasını görür ve ona aşık olur; saatlerce seyrettiği bu görüntüye her sarılmak istediğinde imge yok olur. Nihayetinde, büyük bir aşkla bağlandığı kendi görüntüsüne kavuşmak için suya düşerek boğulur. Bu mitolojik temel, günümüzde kendini beğenmişlik hastalığı olarak da bilinen narsisizmin özünü oluşturur.

Narsistik Kişilik Bozukluğunun Temel Belirtileri

Narsisizm, genellikle sağlıklı bir öz güven ile karıştırılsa da aslında ciddi bir kişilik bozukluğudur. Bu bireyler, abartılı bir şekilde kendilerine hayranlık duyar ve kendilerini diğer tüm insanlardan üstün ve değerli görürler. Sürekli bir takdir ve onay ihtiyacı içinde olan narsist bireyler, her ortamda odak noktası olmayı arzularlar.

Narsistik bireylerin karakteristik özellikleri şunlardır:

  • Eleştiriye karşı aşırı tahammülsüzlük sergilerler.
  • Başkaları tarafından kıskanıldıklarını düşünürken, kendilerinden daha iyi konumda olanları kıskanırlar.
  • İnsanları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktan çekinmezler.
  • İlişkilerinde kolaylıkla arkalarını dönebilir ve partnerlerini yarı yolda bırakabilirler.

Narsisizmin Arkasındaki Gerçek: Ego ve Aşağılık Kompleksi

Narsistik bireylerde dışarıdan bakıldığında yüksek bir ego ve benmerkezci bir tutum görülse de, bu durumun arka planında ciddi bir aşağılık kompleksi ve öz güven sorunları yatar. Narsisizmin ortaya çıkışında genetik etkenlerin yanı sıra çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan olaylar, anne-baba tutumları ve sosyal çevre ilişkileri belirleyici rol oynar.

Özellikle ailesi tarafından aşırı övgüyle ve şişirilmiş bir öz güven duygusuyla büyütülen çocuklar, kendilerini dünyanın merkezi olarak görmeye başlarlar. Ailenin en önemli kişisi olduğu duygusuyla yetiştirilen bireylerin, yetişkinlik döneminde narsistik kişilik özelliklerine sahip olma ihtimali oldukça yüksektir.

Çocuk Eğitiminde Doğru Takdir ve Yaklaşım Nasıl Olmalı?

Çocukların gelişimi için takdir edilmeleri elzemdir; ancak bu takdirin bir temele dayanması gerekir. Ortada emek harcanmış bir başarı yokken verilen abartılı mesajlar, çocuğun narsisizme kaymasına neden olabilir. Sağlıklı bir gelişim için şu noktalara dikkat edilmelidir:

  1. Çocuklar, sadece çaba gösterdikleri ve hak ettikleri başarılar karşısında takdir edilmelidir.
  2. Sırf sevgi nedeniyle, çaba gösterilmeyen alanlarda "sen her şeyin en iyisini yaparsın" gibi gerçek dışı yüklemelerden kaçınılmalıdır.
  3. Başarı durumlarında maddi ödüller yerine sözel takdir yöntemine başvurulmalıdır.
  4. Başarı karşılığında maddi vaatlerde bulunmak, sağlıklı gelişimi olumsuz etkileyebilir.

Empati Yoksunluğu ve Gelecekteki Riskler

Narsistik bireylerde görülen en kritik sorun empati yoksunluğudur. Çocuklara başka canlıların duygularına karşı duyarlı olmayı öğretmek için bir bitkinin veya ev hayvanının sorumluluğu verilmelidir. Bu sorumluluk, çocuğun benmerkezci yapıdan uzaklaşmasına yardımcı olur.

Sürekli övgü ve onay bekleyen narsist bireyler, bu beklentileri karşılanmadığında derin hayal kırıklıkları yaşarlar. Bu durum, onları sürekli bir mutsuzluk döngüsüne sokar. Narsistik bireylerin gelecekte karşılaşabileceği en büyük psikolojik risklerin başında ise depresyon gelmektedir.

Etiketler

Kişilik bozukluğuNarsizmNarsizm belirtileriNarsist kişilik bozukluğuNarsistik kişilikNarsist kişilik bozukluğu nedirNarsist kişilik bozukluğu kimlerde görülürNarsist kişilik bozukluğu belirtileri nelerdirNarsistik bireylerin özellikleriNarsist kişiler nasıldırNarsist kişilik özellikleriNarsizm nedir

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.