Mutsuzlar Sevinçleri Paylaşamaz

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Toplumsal Mutluluk Seviyeleri ve Paylaşma Kültürü
Toplumumuzda bireylerin acıyı paylaşma eğilimi, sevinci paylaşma isteğinden çok daha baskındır. İnsanların başkalarının mutluluğuna tahammül etmekte zorlanmasının temelinde, ülkemizdeki ortalama mutluluk seviyesinin düşük olması yatmaktadır. Gelişmiş Batı toplumlarında mutluluk endeksi 7-8 civarındayken, ülkemizde bu seviyenin 2 bandında seyretmesi dikkat çekicidir.
Bireysel Mutsuzluk ve Kendini İyi Hissetme Mekanizması
İstatistiksel olarak görülen bu düşük oranlar, insanların bireysel yaşamlarında bir hayli mutsuz olduklarını göstermektedir. Bu mutsuzluk sarmalı içerisinde bireyler, genellikle kendilerinden daha kötü durumda olanları gördüklerinde kendilerini psikolojik olarak daha iyi hissederler. Bu durum, toplumsal bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkar.
Acıda Ortaklık ve Yardımseverlik Ritüelleri
Toplumumuzda acı içinde olan dostlara, yurttaşlara veya hiç tanınmayan kişilere karşı gösterilen aşırı yardımseverlik şaşırtıcı boyutlardadır. İnsanlar başkalarıyla birlikte ağlar, günlerce yas tutar ve lokma dağıtırlar. Tüm bu toplumsal ritüeller esnasında bireyler:
- Kendi hayatlarındaki mutsuz yanları unutuverirler.
- Yaşadıkları hayat için kendilerini şanslı sayarlar.
- Unuttukları mutsuzlukları sayesinde yaşamı daha çekilir bulurlar.
Mutluluğa Karşı Tahammülsüzlük ve Hasetlik
Mutsuzlukla kurulan bu denge, çevrede mutlu insanlar görülene kadar devam eder. Başkalarının mutluluğuna şahitlik edildiğinde ise adeta kıyamet kopar; hasetlik, dedikodu ve kötüleme süreçleri başlar. Mutlu insanlar, yaşamlarındaki güzelliklerle mutsuz bireylere kendi hayatlarının ne kadar çekilmez olduğunu istemeden de olsa fark ettirirler.
| Durum | Toplumsal Tepki |
|---|---|
| Acı ve Keder | Yardımseverlik, Yas, Dayanışma |
| Mutluluk ve Başarı | Hasetlik, Dedikodu, Kötüleme |
Mutluluğun Arkasındaki Mücadele ve Direniş
Başkalarının mutluluğunu eleştirenlerin göz ardı ettiği en önemli nokta, o mutluluğun nasıl kazanıldığıdır. Mutlu görünen bireyler; kim bilir ne cefalar çekmiş, ne kadar çok yıkılmış ve her seferinde yeniden ayağa kalkmıştır. Bu kişiler evreni sevmeye devam ederek mutluluk için mücadele etmiş ve inadına gülümsemeyi seçmişlerdir.
Sonuç: Kendi Mutsuzluğunuzla Yüzleşin
Eğer birinin kötü gününde yanında olup, iyi gününde ondan uzaklaşıyorsanız kendinize şu kritik soruyu sormanız gerekir: "Ben neden mutsuzum?" Hayat henüz devam ediyorken, yaşamı bir ucundan yakalamak ve mutluluk için çabalamak mümkündür.
Yazar: Dilek Kılıç




