Doktorsitesi.com

Mindfulness Egzersizleri ile Zihnimi Sakinleştiriyorum

Uzm. Psk. İlkay Ebrucan Hazar
Uzm. Psk. İlkay Ebrucan Hazar
3 Ekim 2023191 görüntülenme
Randevu Al
Sinir sisteminin aşırı yüklendiğini ve vücudun saldırma ya da kaçma dürtüsüne hazırlandığını hissedildiğinde uygulanabilecek 4 temel adım bulunmaktadır (Everything is Workable adlı kitaptaki gibi): 1. Adım: Hazır Olun. Mindfulness alıştırması için, tetiklendiğimizi hissettiğimizde uygulanacak ilk adımdır. Ses tonumuzdaki değişikliği fark edebilir, karnımızda hareketlenmeler hissedebilir ya da ani bir geri çekilme arzusuna kapılabiliriz. Her birimizin, tehdit edilme hissine sebep olan gerçeklere karşı uyarıldığımızda bizi harekete geçiren belirli davranışsal işaretleri vardır ve bunlar otomatik olarak harekete geçer. 2. Adım: Hikayenin ilerlemesine izin verin. Bu, uygulamanın en zor kısmı olabilir. Zihnimizi yargılama dürtüsünün ve düşüncelerin geçip gitmesine tamamen izin vermeliyiz. Bu zorlu bir adım, çünkü tehdit edilmiş hissettiğimizde aklımız hızlıca her türlü zorlayıcı düşünceyle ve olanlara ilişkin hikayelerle dolar. Ancak, yalnızca bir dakikalığına, hikayeyi unutmaya istekli olmak zorundayız çünkü düşüncelerimiz ve vücudumuz arasında kendini tekrar eden bir geribildirim oluşur. Negatif düşünceler ısrarcıysa, stres hormonları da öyledir. Bu, yanlış yaptığımız anlamına gelmez; sinir sistemimiz rahatladığında algılarımızın çok daha açık olduğu anlamına gelir. 3. Adım: Vücudunuza odaklanın. Şimdi basitçe, vücudumuzda yükselen hareketlenmelerin ne olduğunu hissetmeye ve keşfetmeye odaklanın. Onları doğal olarak oldukları gibi hissederiz, kontrol etmeye ya da değiştirmeye çalışmayız. Zihnin mümkün olduğunca açık kalmasına izin veririz, vücudun farklı noktalarında oluşan hareketlenmeleri – nerede gerginlik, titreme, sabırsızlık ya da acı olduğunu– fark ederiz. Hareketlenmelerin farklı nitelik ve özelliklerine, değişimlerine dikkat kesiliriz. Aynı zamanda hoşnutsuz ve daha yoğun duygular karşısında ne kadar önyargılı olduğumuzu fark ederiz. 4. Adım: Nihayet, nefes alın. Herkes nefes almanın yardım edeceğini bilir. Nefes almanın bir çok farklı niteliği vardır ancak sadece iki tanesini öğrenmeye ihtiyacımız var: ritim ve pürüzsüzlük. Alan Watkins, Coherence: The Secret Science of Brilliant Leadership kitabında açıklıyor ki; yalnızca birkaç dakikalığına bile olsa, eğer bu iki boyuta odaklanırsak adrenalin ve kortizol üretimi duracaktır. Ritmik olarak nefes; nefes almak ve nefes vermek olarak aynı düzlemde tekrar ederek oluşan bir düzen anlamına gelmektedir. Buna göre eğer 1, 2, 3, ve 4 diye sayarak nefesimizi içimize çekersek; ardından da 1, 2, 3, 4, 5, ve 6 diyerek dışarı verirsek ve bunu aynı şekilde tekrarlarsak ritmi oluşturmuş oluruz. Aynı zamanda, nefesi daha düz ve yumuşak bir şekilde karşılamalıyız; bu, nefesteki sesin hareketinde tutarlı olması anlamına gelir. Eğer bu nitelikleri yalnızca birkaç dakikalığına sürdürmeyi başarırsak, nefesimiz hazır olmamıza yardımcı olacak ve vücuttaki hareket yoğunluğunun sabit kalmasına olanak sağlayacaktır. Vücudumuzdaki dengeyi hızlıca geri kazanmak üzerine yoğunlaşmak, düşünce yeteneğini yeniden düzenlemek, dinlemek, ilişki kurmak. Bunlar alıştırma gerektiriyor, ancak eninde sonunda kendimizi cevap vermektense yeniden hareket etmeye karşı eğitiyoruz. Öfke açıklık ve çözüme, üzüntü sevgiye, kıskançlık ise değişime doğru yol almak için yakıtımız olabilir. Başarısız olduğumuzda yaşanan belirli anlar vardır. Gasp edilmiş bir sinir sistemine karşı vücudumuzun verdiği tepkilere samimiyetle yaklaşmak, en hafif tabirle, zorlayıcıdır. Bunun sebebi hareketlenmelerin rahatsız edici, duyguların ise dengesiz oluşu ve zihnimizin “Beni buradan çıkarın. “, “Nasıl öyle söyleyebilirler?” ya da “Bu tam bir zaman kaybı.” gibi bize destek vermeyen düşüncelerle doluyor olmasıdır. Stres anlarında vücudumuzun farkına varmayı her başardığımızda kendi sınırlarımızı geliştirmiş oluruz. Dahası, her yeni bir durum oluştuğunda bunu gözlemleyebiliriz. Bir anlığına durup ara verdiğimizde, beklenmedik bir soru ya da bir kahkaha belirecek. Yeni bir şey olduğu zaman bunu not etmek, eskiden sahip olduğumuz o belli çerçeveden bağımsız olmamıza yardımcı olacaktır. Bunu bilmeden önceki savaş ya da kaç alışkanlığımız şimdi değişiyor. Dünya artık daha güvenli bir yer.
Mindfulness Egzersizleri ile Zihnimi Sakinleştiriyorum
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Stres Anlarında Duygusal Dengeyi Sağlamak: Mindfulness Uygulaması

Günlük yaşamda stresli bir durumla karşılaştığımızda veya duygusal olarak tetiklendiğimizde, vücudumuz otomatik bir savunma mekanizması geliştirir. Mindfulness alıştırmaları, bu anlarda kontrolü yeniden ele almamıza ve sinir sistemimizi dengelememize yardımcı olan etkili bir yöntemdir. Tetiklendiğinizi hissettiğiniz anlarda uygulayabileceğiniz bu dört adımlı süreç, tepki vermek yerine bilinçli hareket etmenizi sağlar.

1. Adım: Hazır Olun ve İşaretleri Fark Edin

Mindfulness pratiğinin ilk aşaması, tetiklendiğimiz anı fark ederek hazırlıklı olmaktır. Tehdit algıladığımızda vücudumuz belirli davranışsal işaretler verir. Bu işaretleri tanımak, otomatik tepkilerin önüne geçmek için kritiktir. Yaygın belirtiler şunlardır:

  • Ses tonunda meydana gelen ani değişimler,
  • Karın bölgesinde hissedilen hareketlenmeler,
  • Ortamdan veya durumdan ani geri çekilme arzusu.

2. Adım: Hikayenin İlerlemesine İzin Verin

Bu aşama, uygulamanın en zorlayıcı kısmıdır. Zihnimiz tehdit altında hissettiğinde, olaylarla ilgili olumsuz senaryolar ve yargılama dürtüsü üretmeye başlar. Ancak, düşünceler ve vücut arasında bir geri bildirim döngüsü vardır; negatif düşünceler ısrar ettikçe stres hormonları (adrenalin ve kortizol) salgılanmaya devam eder.

Zihindeki hikayeyi bir kenara bırakmak, sinir sisteminin rahatlamasına ve algıların daha açık hale gelmesine olanak tanır. Bu, düşüncelerin yanlış olduğu anlamına gelmez; sadece zihni serbest bırakarak biyolojik rahatlamaya alan açmak anlamına gelir.

3. Adım: Vücudunuza Odaklanın

Zihinsel karmaşadan uzaklaşıp tamamen vücudunuzdaki fiziksel duyumlara odaklanın. Bu süreçte hissettiklerinizi kontrol etmeye veya değiştirmeye çalışmadan, onları doğal halleriyle gözlemleyin. Vücudun farklı noktalarındaki değişimlere dikkat kesilmek farkındalığınızı artırır:

  • Gerginlik, titreme veya acı hissedilen bölgeleri tespit edin.
  • Sabırsızlık gibi duyguların fiziksel yansımalarını fark edin.
  • Yoğun duygular karşısındaki önyargılarınızı gözlemleyin.

4. Adım: Ritmik ve Pürüzsüz Nefes Alın

Nefes egzersizleri, sinir sistemini yatıştırmanın en hızlı yoludur. Alan Watkins’in Coherence: The Secret Science of Brilliant Leadership kitabında belirttiği üzere, nefesin iki temel boyutuna odaklanmak adrenalin ve kortizol üretimini durdurur:

Nefes BoyutuUygulama Yöntemi
RitimBelirli bir sayıda (örneğin 4 saniye) nefes alıp, daha uzun bir sürede (örneğin 6 saniye) vermek.
PürüzsüzlükNefesin giriş ve çıkış anındaki sesin ve hareketin tutarlı, yumuşak olması.

Sinir Sistemini Yeniden Eğitmek

Vücuttaki dengeyi geri kazanmak ve düşünce yeteneğini yeniden düzenlemek düzenli alıştırma gerektirir. Bu pratikler sayesinde, olaylara fevri tepkiler vermek yerine bilinçli hareket etmeyi öğreniriz. Bu dönüşüm süreci duyguları birer yakıta dönüştürebilir:

  1. Öfke: Açıklık ve çözüme,
  2. Üzüntü: Sevgiye,
  3. Kıskançlık: Değişime giden yolu açabilir.

Stres anlarında vücudun farkına varmak, savaş ya da kaç alışkanlıklarımızı değiştirerek kendi sınırlarımızı geliştirmemizi sağlar. Durup ara verdiğimizde, eski kalıplardan bağımsızlaşır ve dünyayı daha güvenli bir yer olarak algılamaya başlarız.

Etiketler

PsikolojikPsikologPsikolojik stresStres yönetimiMindfulness

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. İlkay Ebrucan Hazar

Uzm. Psk. İlkay Ebrucan Hazar

Uzm. Psk. İlkay Ebrucan Hazar, Lisans eğitimini Psikoloji alanında tamamlamıştır daha sonra yüksek lisansını Psikoloji alanında yapmıştır. Pedagojik Formasyon eğitimini başarı ile tamamlamıştır. Mezuniyetten sonra özel bir danışmanlık merkezinde Psikolog olarak görev almış ardından özel bir anaokulunda ve yine özel bir kolejde okul psikoloğu olarak hizmet vermiştir.  Oyun Terapisi ve Filial Terapi eğitimini tamamlamış ve süpervizyonlar almıştır. Evlilik ve Cinsel Terapi üzerine eğitim almıştır, Lisans tezini "Evlilikte Eş Seçimi" konusu üzerine yazmıştır. Objektif çocuk testleri, Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) Eğitimi almıştır. Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye, disleksiye, gelişimsel sorunlara, otizme, hafıza sorunlarına, akademik gelişime ve öğrenme güçlüklerine katkısı ispatlanmış sistemlerin uygulayıcısı olmuştur. Bireysel Psikoterapi, Çift Terapisi gibi alanlarda uzmanlaşmıştır. Ebeveyn Okulu adındaki projesi ile çocuk gelişiminde ve yaşanan problemler üzerinde grup terapileri ve atölyelerin düzenlemiştir. Şu anda anaokullarına danışmanlık hizmeti vermekte, kendi danışmanlık merkezinde, online ve yüz yüze olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.