Doktorsitesi.com

Makro denen şey de ne?

Uzm. Dyt. Deniz Eriş
Uzm. Dyt. Deniz Eriş
10 Ekim 202558 görüntülenme
Randevu Al
Özellikle ketojenik beslenmenin popülerleşmesi ile hayatımıza giren, son dönemde adını sık sık duyduğumuz makro kavramı çoğumuz için ciddi kafa karışıklığına neden oluyor. Farklı beslenme sistemleri ve diyetler; farklı amaçlar doğrultusunda (kozmetik-sağlık-performans odaklı) farklı makro oranları kullanarak bedenin ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanırlar.
Makro denen şey de ne?

Makro, özünde makrobesin öğeleri yani kabaca protein, yağ ve karbonhidrat ve alkol demektir. Protein ve karbonhidrat gram başına 4 kalori içerirlerken yağ 9, alkol ise 7 kalori içerir. Bu mantıkla yediklerimizin içerdiği öğeleri gram cinsinden bilirsek dört işlem ile kalorilerini kolaylıkla hesaplayabilir, kendimizce ne kadar sağlıklı olduklarını yorumlayabiliriz.

Anlayacağınız, makroları hesaplamak dediğimizde gündelik yediklerinizin/içtiklerinizin içerdiği besin öğelerinin miktarlarını tahmini şekilde gram olarak hesaplıyor, ortaya çıkan tabloyu amacımız doğrultusunda yönetmeye çalışıyoruz.

Pratiğe Dökümü:

Örneğin hedeflerimiz doğrultusunda 1200 kalorilik bir diyet yapmaya karar verdiniz/diyetisyen tarafından önerildi. (Bu rakam oldukça kişisel ve değişken olup arkasında ciddi bir bilim yatar, lütfen kafanıza göre günlük enerji alımınız ile oynamayın ve bu örneği birebir uygulamayın.)

Bu 1200 kalori standart 5-6 öğün, bol karbonhidratlı – düşük yağlı bir diyet için, %60 karb yani toplam 180g. karb + %15 protein yani 45g. protein + %15 yağ yani 35g. yağ alımı demek.

Bu da bol bol ekmek, meyve ve yağsız peynir, et, sebze yemeği anlamına geliyor.

Diğer taraftan 1200 kalorilik bir ketojenik diyet, %5 karb yani 25g. net karb + %20 protein yani 60g. protein + %75 yağ yani 100g. yağ içerir.

Yani karbonhidrat kaynaklarından (süt – doğal bal – meyve – bulgur vb.) kaçıyorsunuz ama öğünlerinizdeki peynir, et, salata, sebzeler bol yağlı.

Bu kadar düşük karbonhidrat bana gelmez, ama yine de ekmek yemek istemiyorum – ağzıma atınca gerisi geliyor mu diyorsunuz? Bu durumda 1200 kalorilik düşük karb. herhangi bir yaklaşım, (Karatay/Dukan/Atkins gibi) işimizi görecektir. Gelin yeni diyetimizde toplam karbonhidrat alımını ikisinin arasında bir noktaya, örneğin %25`e çekelim. Yani yeni sistem %25 karb. – 75g. net karb. + %20 protein yani 60g. protein + %55 yağ yani 73 gram yağ. içerecek.

Bu da özellikle meyve ve bakliyatlardan ciddi ödünler vermeden ikisinin arasında bir yerde kalarak yağlı da yiyerek ilerlemenizi sağlar.

Anlayacağınız bu işin kesin bir kuralı olmamakla birlikte amacımız sağlık durumunuz, ihtiyaçlarınız ve imkanlarınız doğrultusunda sizin için en iyisini bilimsel bir yaklaşım eşliğinde planlayabilmek.

Makrolarınızı Bilmek Esneklik Sağlar.

Bir diyeti sağlıklı ve sürdürülebilir kılan, içeriğindeki besinlerin kalitesi ve dolayısıyla ihtiyacınız olan makro-mikro besin öğelerini karşılama miktarıdır.

Bu karşılama miktarını anlayabilmek ve öğlen tatlı yedim, akşam bir şey yemeyeyim de “dengelensin” dememek için uyguladığınız sistemdeki ihtiyaçlarınızı (yani makrolarınızı karşılama oranınızı) biliyor olmanız,

Hangi diyeti yapıyor olursanız olun size elle tutulabilir bir veri sağlayarak sağlıklı sürdürülebilirliği ve tutarlılığı arttırır.

Beslenmenize dair alternatifler ve içgörü sağlar, bedeninizi tanımanıza yardımcı olur. En azından sizi kiraz-hurma detoksu- gibi garip fikirlerden korur.

Hesaplayın:

İhtiyaçlarınızı belirleme noktasında ya güvenilir bir online hesaplayıcıdan, ya da konuda bilgi sahibi bir uzmandan destek almanızı önermekle birlikte kilo yönetimini yaparken sağlığınızı da ön plana koyarak bu konuya birazcık da olsa kafa yormanızı öneririm.

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

2014 yılında Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından uzmanlık eğitimimi ABD’de sürdürerek, 2016 yılında Plymouth State University’de yeme davranışı ve beslenme ilişkisi odaklı Yeme Bozuklukları yüksek lisansımı tamamladım.

Lisans ve lisansüstü eğitim sürecimde; Uludağ, Yeditepe ve Çapa hastaneleri ile Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Memorial ve Medical Park gibi farklı sağlık kuruluşlarında edindiğim saha deneyimini, ABD’de Walden Behavioral Care ve Cambridge Eating Disorder Center gibi bu alanda uzmanlaşmış merkezlerde gözlem ve uygulamalarla derinleştirdim. Yüksek lisans mezuniyetimin ardından Southern New Hampshire University bünyesinde bir yıl süreyle diyetisyen olarak çalıştım.

2018 yılında Türkiye’ye dönerek Bursa, Nilüfer’de kendi danışmanlık kliniğimi kurdum. O tarihten bu yana yüz yüze ve online olarak bireysel beslenme danışmanlığı hizmeti sunuyor; danışanlarımla butik, uzun vadeli, kişiye özel ve sürdürülebilir bir süreç yürütüyorum. Çalışma yaklaşımımda hızlı sonuç vaatleri, kısıtlayıcı diyetler, detoks uygulamaları, zayıflama cihazları ya da öncesi–sonrası görselleri yerine; 60–90 dakikalık kapsamlı görüşmeler, kanıta dayalı gerçek bilgi, kapsamlı beslenme eğitimi, danışan gizliliği ve etik ilkeler yer almakta.

Beslenme alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek pratiğime entegre etmek önceliklerim arasındadır. Bu kapsamda 2023 yılında Dr. Jason Fung’un The Diabetes Code adlı kitabının Türkçe baskısı olan Diyabetin Şifresi’nin çeviri editörlüğünü yaptım. Ayrıca düşük karbonhidratlı beslenme modelleri üzerine çalışan global platform Diet Doctor bünyesinde, Türkiye’den listelenen tek uzman olarak yer almaktayım.

Danışmanlık sürecimde fiziksel ve zihinsel sağlığı bir bütün olarak ele almaktayım ve empatik, bilimsel temelli ve kişiye özgü bir yaklaşım benimsedim. Amacım, danışanlarımın bedenleriyle daha dengeli, sürdürülebilir ve gerçekçi bir ilişki kurmalarına eşlik etmek, farkındalık seviyelerini ve beslenme/genel sağlık bilgilerini arttırmaktır.

İlgi ve Çalışma Alanlarım:

Yeme bozuklukları ve yeme davranışıyla ilişkili süreçlerde; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, duygusal yeme ve kısıtlama/diyet döngüleri odağında, bireyin psikososyal yapısı ve yaşam koşulları gözetilerek beslenme danışmanlığı sunulması.

Metabolik sağlık odağında; tip 2 diyabet, insülin direnci, kan şekeri dalgalanmaları, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol ve trigliserid düzeyleri gibi durumlarda, bireye uyarlanmış beslenme düzenlemeleri ve yaşam tarzı odaklı rehberlik.

Kadın sağlığı ve hormonal süreçlerde; Polikistik Over Sendromu, lipödem, menopoz dönemi ve hormonal dalgalanmalarla ilişkili beslenme ihtiyaçlarının, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınması.

Sürdürülebilir kilo yönetimi kapsamında; kilo alma, kilo verme ve kilo koruma süreçlerinde kısıtlayıcı diyet döngülerinden uzak, davranış değişikliği ve beslenme eğitimi odaklı çalışmalar yürütülmesi.

Sporcu beslenmesi alanında; farklı spor dallarına ve bireysel hedeflere uygun olarak vücut kompozisyonunun desteklenmesi, kas kütlesi artışı, performansın sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve toparlanma süreçlerinin beslenme yoluyla desteklenmesi.

Fonksiyonel ve eliminasyon temelli beslenme yaklaşımlarında; bireyin semptomları, yaşam tarzı ve beslenme öyküsü doğrultusunda eliminasyon diyetleri, bağırsak sağlığı odağında beslenme düzenlemeleri ve besin toleranslarının gözetilmesi.

Düşük karbonhidratlı beslenme, ketojenik beslenme ve aralıklı oruç gibi güncel beslenme modellerinin bireysel ihtiyaçlara göre yapılandırılması.

Vitamin ve mineral yetersizliklerinin beslenme yoluyla desteklenmesi; tiroid fonksiyonları, otoimmün süreçler ve kronik inflamasyonla ilişkili durumlarda, hekimin tanı ve takibine eşlik eden beslenme düzenlemeleri.

Bariyatrik cerrahi sonrası uzun dönem beslenme takibi ve yaşam boyu sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının yapılandırılması.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde anne ve bebek sağlığını destekleyen beslenme rehberliği ile yaşam dönemlerine özgü beslenme ihtiyaçlarının ele alınması.

Vegan ve vejetaryen beslenme modellerinde besin öğeleri dengesinin sağlanmasına yönelik beslenme danışmanlığı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.