Doktorsitesi.com

Kumar oynamak ve kumarın psikolojisi

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
24 Nisan 2015132 görüntülenme
Randevu Al
Kumar oynamak ve kumarın psikolojisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kumar Bağımlılığı: Bir Dürtü Kontrol Sorunu Olarak Tanımı

Kumar oynamak, para veya maddi değeri olan bedeller karşılığında daha büyük kazançlar elde etme umuduyla girişilen eylemlerin genel adıdır. Çoğu zaman bireyler bu durumu bir bağımlılık olarak tanımlamaktan kaçınsa da, bu alışkanlık esasen bir dürtü kontrol sorunu olarak kabul edilir. Toplumun genelini ve dolaylı olarak aile yapısını derinden etkileyen bu durum; psikolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutları olan ciddi bir sorundur.

Kumar Oynamanın Altında Yatan Psikolojik Nedenler

Bireyleri kumar oynamaya iten faktörler genellikle derin psikolojik süreçlerle ilişkilidir. Bu alışkanlığın temelinde kişinin yaşadığı yetersizlik duyguları, özgüven sorunları, kaygı bozuklukları ve depresyon gibi faktörler yer almaktadır. Kişi, hayatında elde edemediği konforu veya kazanımları kumar yoluyla elde edebileceğine dair yanlış bir inanç geliştirir. Bu süreçte ulaşılan haz ve tatmin duygusu, bağımlılığın pekişmesine neden olur.

Kumarın Yarattığı Kısır Döngü

Kumar oynayan bireyler arasında maddi refaha ulaşan veya sürdürülebilir kazanç elde eden kimse görülmemiştir. Bunun temel sebebi, kişinin kazandığı durumlarda dahi daha fazlasını elde etmek amacıyla elindeki her şeyi tekrar riske atmasıdır. Bu kısır döngü içerisinde bağımlı, durumunu bir sorun olarak görmez. Genellikle aile bireylerinin yönlendirmesiyle yardım arayışına girilse de, kişinin kendi özgür iradesi ve isteği olmadan yapılan müdahaleler yüzeysel kalabilmektedir.

Kumar Bağımlılığının Belirtileri Nelerdir?

Bir kişide kumar bağımlılığından söz edebilmek için belirli davranış kalıplarının gözlemlenmesi gerekir. Aşağıdaki maddeler, kumar bağımlılığının en belirgin işaretleridir:

  • Kişinin zihnini sürekli kumar düşüncesiyle meşgul etmesi,
  • Heyecan duymak için giderek artan miktarlarda para ile oynamaya başlaması,
  • Kumarı bırakma denemelerinde başarısız olunması ve bu süreçte öfke, suçluluk veya sıkıntı hissedilmesi,
  • Yakın çevreye kumar alışkanlığı hakkında yalan söylenmesi,
  • Kumar oynamak için yakınlarının maddi değeri olan eşyalarını veya paralarını izinsiz alması,
  • Hırsızlık, dolandırıcılık veya zimmete para geçirme gibi yasa dışı eylemlere başvurulması,
  • İş hayatında ve kişisel ilişkilerde önemli kayıpların yaşanması,
  • Aile içi iletişimin bozulması, çatışmaların artması ve fiziksel/psikolojik şiddete başvurulması.

Kumarın Aile Yapısı Üzerindeki Yıkıcı Etkileri

Araştırmalar, kumar bağımlılığının sadece bireyi değil, tüm aile fertlerini olumsuz etkilediğini kanıtlamaktadır. Özellikle bağımlı kişilerin eşlerinde yoğun stres, güven kaybı, şüphe takıntısı ve agresiflik gibi psikolojik rahatsızlıklar görülmektedir. Ayrıca bu stres faktörlerine bağlı olarak çeşitli fiziksel sağlık sorunları da ortaya çıkmaktadır.

Kumarın Aile Üzerindeki EtkileriSonuçlar
Evlilik BirliğiBelirgin şekilde artan boşanma oranları
Psikolojik DurumDepresyon, kaygı ve güven kaybı
Çocuk GelişimiYüksek oranda duygusal, fiziksel ve cinsel istismar riski
Sosyal İlişkilerŞiddet ve istismar vakalarında artış

Sonuç: Profesyonel Yardım ve Tedavi Süreci

Kumar alışkanlığı erkekler arasında daha yaygın görülse de, son yıllarda kadınların da bu yöne eğilim gösterdiği bilinmektedir. Cinsiyetten bağımsız olarak, kumarın sonuçları her birey için yıkıcıdır. Kumar bağımlılığı, tedavi edilmediği takdirde kendiliğinden düzelmez; aksine tablo zamanla daha da ağırlaşır.

Unutulmamalıdır ki kumar bağımlılığının tedavisi mümkündür. En erken dönemde profesyonel yardım almak, hem bağımlı bireyin hem de çevresinin bu yıkıcı süreçten kurtulmasını sağlar. Destek almak için hiçbir zaman geç değildir.

Etiketler

AlışkanlıkKumarKumar oynamakKumar alışkanlığı ve nedenleri

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.