Doktorsitesi.com

Krize Girmiş İlişkilerde Duygusal İlk Yardım: Terapötik Yaklaşımlar

Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya
Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya
15 Ocak 202611 görüntülenme
Randevu Al
İlişkilerde kriz, çoğu zaman ani bir olay gibi algılansa da genellikle uzun süredir biriken duygusal yüklerin görünür hale gelmesiyle ortaya çıkar. Güven sarsılması, yoğun çatışmalar, iletişimin kopması, aldatma, kayıp, büyük yaşam değişimleri ya da kronik anlaşmazlıklar ilişkide kriz noktalarını tetikleyebilir. Bu dönemler, ilişkinin en kırılgan olduğu kadar, doğru destekle dönüşüm potansiyelinin de en yüksek olduğu anlardır.
Krize Girmiş İlişkilerde Duygusal İlk Yardım: Terapötik Yaklaşımlar

Kriz anlarında çiftlerin yaşadığı temel zorluklardan biri, duygusal regülasyonun
bozulmasıdır. Yoğun öfke, çaresizlik, kaygı ya da umutsuzluk duyguları, tarafların birbirlerini
duymasını zorlaştırır. İletişim çoğu zaman savunma, suçlama ya da geri çekilme üzerinden
ilerler. Bu noktada amaç, sorunu hemen çözmek değil; öncelikle duygusal tansiyonu
düşürmek ve ilişkiyi daha fazla zarar görmekten korumaktır. Bu yaklaşım, terapötik anlamda
“duygusal ilk yardım” olarak ele alınır.
Duygusal ilk yardımın temelinde, güvenli bir temas alanı oluşturmak yer alır. Kriz yaşayan
ilişkilerde taraflar kendilerini tehdit altında hissedebilir. Terapötik süreçte, her iki bireyin de
yargılanmadan ifade edilebildiği, duygularının geçerli kabul edildiği bir alan oluşturulması
hedeflenir. Bu güvenli zemin sağlanmadan yapılan müdahaleler, krizi derinleştirebilir.
Terapötik yaklaşımlar kriz anlarında öncelikle duyguların tanınmasına odaklanır. Çiftler çoğu
zaman “ne olduğunu” anlatırken, “nasıl hissettiklerini” gözden kaçırır. Oysa krizi besleyen
temel unsur, ifade edilemeyen ya da karşılanmayan duygusal ihtiyaçlardır. Terapötik süreçte
bu ihtiyaçların görünür hale gelmesi, tarafların birbirlerini yeniden anlamalarına zemin
hazırlar.
Bir diğer önemli müdahale alanı, iletişim döngülerinin fark edilmesidir. Kriz yaşayan
ilişkilerde çiftler genellikle aynı tartışma kalıplarının içinde sıkışır. Kim ne zaman geri
çekiliyor, kim yükseliyor, hangi noktada temas kopuyor gibi dinamikler ele alınır. Bu
farkındalık, çiftlerin otomatik tepkiler yerine daha bilinçli tepkiler geliştirmesine yardımcı olur.
Duygusal ilk yardım sürecinde hız değil, denge önemlidir. Kriz yaşayan ilişkilerde acele
kararlar, pişmanlık yaratabilecek adımlara neden olabilir. Terapötik yaklaşım, tarafların
duygusal olarak stabilize olmasını, düşünme alanının yeniden açılmasını ve kararların bu
zeminde ele alınmasını destekler. Bu süreçte ilişkinin devam edip etmeyeceği değil;
bireylerin duygusal olarak güvende olup olmadığı önceliklidir.
Sonuç olarak krize girmiş ilişkilerde terapötik yaklaşımlar, yangını söndürmekten çok,
yangının neden çıktığını anlayabilmeyi hedefler. Duygusal ilk yardım, ilişkinin hemen
iyileşmesini garanti etmez; ancak daha fazla zarar görmesini önler ve onarıcı bir sürecin
kapısını aralar. Kriz, doğru destekle ele alındığında, ilişkinin yeniden yapılandırılması için bir
fırsata dönüşebilir.

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya

Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya

Gazi Üniversitesi'nden mezun olan Harmankaya, çalışmalarına 2016 yılının Eylül ayında başlamıştır.Profesyonel Aile Danışmanlığı çalışmaları 2 yılı aşkın süredir devam ediyor. Şu anda, danışmanlık hizmetlerini online görüşmeler aracılığıyla sunmaktadır. İngilizce bilgisiyle de farklı dil becerilerine sahip olan Gülçin Harmankaya, aile içi ilişkiler ve bireysel danışmanlık konularında deneyime sahiptir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.