Doktorsitesi.com

Kreş-Okul Virüs Tsunamisi: Çocuklar Hasta, Aileler Yorgun

Uzm. Dr. Hüseyin Yakında
Uzm. Dr. Hüseyin Yakında
4 Ocak 202680 görüntülenme
Randevu Al
Sabah 07.30. Minik bir çocuk pijamalarıyla kanepeye uzanmış, gözleri uykulu. Gece öksürükler arasında yarım yamalak uyumuş. Annesi bir yandan ateş ölçüyor, bir yandan işe geç kalmamak için saçını topluyor. Baba çantasına minik bir suluk, iki mendil paketi ve doktorun önerdiği ilaçları yerleştirmeye çalışıyor.
Kreş-Okul Virüs Tsunamisi: Çocuklar Hasta, Aileler Yorgun

Bu manzara size tanıdık mı?

Merak etmeyin… Yalnız değilsiniz. Şu an Türkiye’nin milyonlarca evinde aynı sabah rutini yaşanıyor. Neredeyse bütün çocuklar hasta, aileler yorgun, sağlık sistemi dolu.

Peki bu kış neden böyle?

Gerçekten “virüs tsunamisi” dediğimiz şey mi var? Evet, var. Hem de tam ortasındayız.

RSV, influenza, adenovirüs, covid… Hepsi aynı anda dolaşımda. Kreş ve okullar gibi kapalı, kalabalık ortamlarda virüs yükü rekor seviyede. Ve kabul edelim: Çocuklar, virüslerin olimpiyat köyü gibi bir arada yaşadığı bu ortamlarda birbirini hasta etme konusunda dünya şampiyonu!

Bazen aileler soruyor:

“Hocam, bu çocuk niye ayda bir değil, haftada bir hasta oluyor?” Çünkü virüs yoğunluğu bu kadar yüksek olunca, bağışıklık sistemi resmen “çalıştıkça güçlenen kas” modunda. Ama işin sadece biyolojik tarafı yok. Asıl mesele daha derin.

Asıl Sorun Nerede?

1. Hasta çocukların okula gönderilme zorunluluğu

Ekonomik baskı, işten izin alamama… Bu gerçekleri hepimiz biliyoruz. Ancak hasta çocuk okula gidince, sınıftaki bütün çocuklara ateşli bir davetiye götürmüş oluyor. Ertesi hafta o sınıf domino taşı gibi düşüyor.

2. Havalandırma kültürümüz hâlâ zayıf

Bir pencereyi 10 dakika açmanın bile enfeksiyon oranlarını ciddi oranda düşürdüğünü biliyor musunuz?  Ama çoğu sınıfta pencere açmak hâlâ “çocuklar üşür” korkusuyla engelleniyor.Oysa üşütmek hastalık yapmaz; virüsler yapar.

3. Yoğun aile temposu

4 saatlik uykuyla ayakta duran ebeveynler… Gece ateş, sabah iş, öğlen mesaj trafiği, akşam ateş tekrar… Bu döngü aileleri tüketiyor. Yorgun aile, stresli ev demek — stres ise bağışıklığın düşmanı.

4. Antibiyotik algısı

Her ateş + öksürük kombinasyonu, bazı ailelerde otomatik olarak “antibiyotik” çağrışımı yapıyor.

Oysa bu tablonun %90’ı virüs kaynaklı. Antibiyotik sadece bakteriye karşı çalışır, virüse değil.

 

Peki Ne Yapabiliriz?

1. Havalandırma devrimi başlatabiliriz.

Gerçekten…Bir pencere açmak bazen bir antibiyotikten daha hayat kurtarıcıdır.

Öğretmenler, okullar, veliler birlikte bir “havalandırma farkındalığı” oluşturabilir.

2. Çocuk hasta ise dinlenmeli.

Evde bir gün dinlenmek, sınıfta 20 kişiyi daha hasta etmekten çok daha iyidir. Ailelerin iş-izin yükünü hafifletecek politikalar şart. Bu yazı bir çağrı niteliğinde olsun.

3. Bağışıklığa makul destekler

•​İyi uyku

•​Dengeli beslenme

•​D vitamini eksikliğinin kontrolü

•​Yaşa uygun aşıların yapılması yeterli.

Bağışıklığı “vitamin bombardımanıyla” değil, düzenli yaşamla güçlendiriyoruz.

4. Gerçekçi beklenti:

Evet, çocuklar bu dönemde sık hasta olacak. Bu kötü bir şey değil.

Bağışıklık sistemi, tıpkı yürümeyi öğrenmek gibi, düşe kalka gelişir.

 

Son Söz:

Bu Kış Hepimiz Aynı Gemideyiz. Çocukları virüssüz bir dünya beklemiyor. Ama onları daha bilinçli bir toplum, daha sağlıklı bir okul düzeni ve daha güçlü bir bağışıklık sistemi bekleyebilir.  Bütün bu dalgalar arasında bilmeliyiz ki; Doğru bilgiyi savunan, paniği azaltan ve bilimi rehber alan her aile, bu kışın en büyük gücüdür.

Gemiyi birlikte kullanırsak,

Dalga ne kadar büyük olursa olsun, hep birlikte aşarız.

Etiketler

Kış hastalıkları

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Hüseyin Yakında

Uzm. Dr. Hüseyin Yakında

2006 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2012 yılında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığını aldı. Şuan aktif olarak ÖZEL BANDIRMA ROYAL HASTANESİ'nde  görev yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.