Doktorsitesi.com

Bu Bir “Dikkat Eksikliği” Yazısı Değil

Uzm. Dr. Hüseyin Yakında
Uzm. Dr. Hüseyin Yakında
4 Ocak 202677 görüntülenme
Randevu Al
Çoğu çocuk yerinde duramıyor. Ama mesele bu değil. Asıl mesele; bir çocuğun gözlerinin içine bakıp, “neden bu kadar zorlanıyorsun?” diye sormak yerine, eline kolayca bir etiket tutuşturmak. Son yıllarda dikkat eksikliği tam da böyle bir kelimeye dönüştü: hızlı söylenen, çabuk yapıştırılan, derinliği pek sorgulanmayan. Oysa bazı çocuklar dikkatini kaybetmedi. Biz onları kaybettik.
Bu Bir “Dikkat Eksikliği” Yazısı Değil

Her Dalgınlık Bir Bozukluk Değildir

Bir çocuğun hayal kurması, daldığı yerden geç dönmesi, sıkılması… Bunlar patoloji değil; çocukluk hâlleridir.  Ama günümüz dünyası çocuklardan şunu istiyor:

Uzun süre otur, sessiz kal, dinle, bekle, aynı tempoda ilerle.

Bu beklentiye uymayan her çocuk, “acaba?” sorusunun içine düşüyor. Ve o “acaba”, çoğu zaman yeterince düşünülmeden “tanı”ya dönüşüyor.  Burada durmak gerekir.

 

Zeki Ama Yorulmuş Çocuklar

Dikkat eksikliği şüphesiyle gelen çocukların büyük bir kısmı şunu fısıldar aslında:

“Benim kapasitem var ama bu düzende nefes alamıyorum.”

Uzun ekran süreleri, erken başlayan akademik baskı, sürekli uyarılan ama nadiren gerçekten dinlenen çocuklar… Beyinleri yorgun, dikkatleri dağınık.  Bu tabloyu tek kelimeyle açıklamak kolaydır. Ama doğru değildir.

 

Etiket Rahatlatır, Ama Çocuğu Taşımaz

Ebeveyn için etiket bazen bir rahatlama sağlar:

“Demek ki sorun bizde değilmiş.”

Ama çocuk için etiket, çoğu zaman görünmez bir yüke dönüşür. “Konsantre olamayan çocuk” kimliği, yavaş yavaş çocuğun kendilik algısına sızar.  Oysa asıl sorulması gereken şudur:

Bu çocuk neye dikkat kesiliyor? Ve biz ondan neyi, ne pahasına istiyoruz?

 

Dikkat Eksikliği mi, Çağın Dikkatsizliği mi?

 

Bugün yetişkinler bile bir sayfayı sonuna kadar okuyamıyor.Bir konuşmayı bölmeden dinlemek zor.

Telefon ekrana düşmeden geçen beş dakika bile lüks.  “Bu dünyada çocuklardan kusursuz odak beklemek ne kadar adil?”

Belki de bazı çocuklar hasta değil; sadece fazla uyaranlı, az temaslı bir dünyaya normal tepki veriyorlar.

 

Ne Zaman Ciddiye Almalıyız?

 

Elbette gerçek dikkat eksikliği vardır. Ve doğru zamanda, doğru şekilde ele alındığında çocuk için hayat kurtarıcıdır. Ama aceleyle değil. Kıyasla değil. Etiketle değil.  Bir çocuğun işlevselliği gerçekten etkileniyorsa; akademik, sosyal ve duygusal alanlarda belirgin zorlanma varsa… O zaman dikkatle, sabırla ve bütüncül bakmak gerekir.

“Çocuğu değil; çocuğun dünyasını anlamaya çalışarak.”

 

Son Söz

 

Bazı çocuklara “dikkat eksikliği” diyoruz; çünkü onlardan beklediğimiz düzene, onların gözünden bakmayı reddediyoruz. Sessizce dağılan bir çocuğun gözlerinin içine bakmak yerine, dikkatini onarmaya çalışıyoruz.

“Oysa belki de sorun çocukta değil; fazla hızlı akan, fazla dikkat dağıtan, çocuğa duracak yer bırakmayan bu düzende.”

Bir çocuğun dikkatini kaybetmesi değil mesele. Asıl kayıp, bir çocuğu anlamaya ayıracak dikkati yitirmiş olmamız.  Ve bir toplum, çocuklarını böyle etiketleyerek rahatlıyorsa, asıl dikkat eksikliği orada başlıyor.

Etiketler

Dikkat eksikliği

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Hüseyin Yakında

Uzm. Dr. Hüseyin Yakında

2006 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2012 yılında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığını aldı. Şuan aktif olarak ÖZEL BANDIRMA ROYAL HASTANESİ'nde  görev yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.