Doktorsitesi.com

Körle Yatan Şaşı Kalkar mı?

Doç. Dr. Hayriye Karabulut
Doç. Dr. Hayriye Karabulut
6 Kasım 2017273 görüntülenme
Randevu Al
Körle Yatan Şaşı Kalkar mı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Genom Devrinden Epigenetik Çağına Geçiş

İnsan DNA’sının tüm dizilimini araştıran Büyük Genom Projesi başarıyla tamamlanmış ve genetik haritamız bütünüyle çıkarılmıştır. Ancak genlerin yapısının öğrenilmesiyle sürecin sona ermediği, asıl gizemin bu genlerin nasıl yönetildiği olduğu anlaşılmıştır. Bilim dünyası artık genom devrini geride bırakarak, günümüzde yoğun bir şekilde epigenetik alanı üzerine odaklanmıştır.

Epigenetik: Genleri Yöneten Üst Akıl

Epigenetik, en kısa tanımıyla genleri kontrol eden bir üst akıl mekanizmasıdır. Hücre içerisinde DNA’nın hangi sayfasının okunacağının belirlenmesi, genlerin kilitlenmesi veya aktif hale getirilmesi gibi kritik süreçlerin tamamı bu sistemle yönetilir. Hücrelerin sağlıklı bir yapıda kalması veya kanser hücresine dönüşmesi gibi hayati durumlar doğrudan epigenetik mekanizmalarla ilişkilidir.

Gıdalar ve Genetik Zincirlerin Kan Dolaşımına Geçişi

Hücrelerden oluşan bitkisel ve hayvansal gıdalar tüketildiğinde, bu canlılara ait DNA ve benzeri moleküller sindirim sistemimizde parçalanma sürecine girer. Ancak bu biyolojik süreçte önemli bir sınır noktası bulunmaktadır. Sindirim sisteminde 200 bazdan daha kısa olan zincirler parçalanmaz ve bu yapılar doğrudan kana karışarak sisteme dahil olur.

İnsanlar Arasındaki Benzerliğin Bilimsel Temeli

Hücrelerde gen anahtarı görevi gören bu moleküller, sadece gıdalar yoluyla alınmaz; aynı zamanda insan vücudunun doğal salgılarında da yoğun olarak bulunur. Bu moleküllerin bulunduğu temel sekresyonlar şunlardır:

  • Tükürük
  • Anne sütü
  • Ter
  • Diğer vücut sekresyonları

Bu bilimsel gerçeklik, sosyal ilişkilerdeki fiziksel ve karakteristik değişimleri açıklamaktadır. Birbirini çok seven ve sürekli vakit geçiren insanların zamanla birbirlerine benzemeye başlaması, bu moleküler alışverişin bir sonucudur. Özellikle eşlerin yıllar geçtikçe birbirlerine daha fazla benzemesi bu mekanizmayla doğrudan bağlantılıdır.

siRNA ve Ayna Nöronlar: Fiziksel ve Davranışsal Uyum

İnsanlar arasındaki bu değişim süreci iki temel bilimsel dayanakla açıklanmaktadır. Bu süreçlerin işleyişi şu şekildedir:

  1. Fiziksel Benzerlik: Kişiler arasındaki fiziksel özelliklerin yakınlaşması siRNA geçişi ile gerçekleşir.
  2. Huy ve Karakter Benzeşmesi: Kişilerin davranışlarının ve huylarının birbirine uyum sağlaması ise ayna nöronlar aracılığıyla bilimsel olarak açıklanabilmektedir.

Etiketler

AynanöronlarMirnaKörle yatan şaşı kalkarSirna

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Hayriye Karabulut

Doç. Dr. Hayriye Karabulut

Doç. Dr. Hayriye KARABULUT, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1998 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2004 yılında Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmuştur. 2009 yılında Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde Odyoloji, Ses ve Konuşma Bozuklukları Uzmanlığını tamamlamıştır. 2010 yılında KBB alanında Doçent ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.