Doktorsitesi.com

Korkulu Bağlanma Modeli ve Yalnızlık

Klinik Psikolog Perihan Aydın
Klinik Psikolog Perihan Aydın
10 Ağustos 2021259 görüntülenme
Randevu Al
Korkulu Bağlanma Modeli ve Yalnızlık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Korkulu Bağlanma Nedir?

Korkulu bağlanma, bireyin hem kendisine hem de başkalarına karşı derin bir güvensizlik duyduğu, güvenli bağlanmanın tam zıttı olan bir bağlanma modelidir. Güvenli bağlanma geliştiren bireyler kendilerini ve partnerlerini değerli bulurken; korkulu bağlanma yaşayan kişiler kendilerini değersiz ve yetersiz hissederler. Bu bireyler, başkaları tarafından beğenilmeyecekleri ve eleştirilecekleri inancını taşıyarak hem kendilerine hem de ebeveyn veya partnerlerine karşı yoğun bir şüphe duyarlar.

Korkulu Bağlanmanın Belirtileri ve Sosyal Etkileri

Korkulu bağlanma stiline sahip kişiler, partnerlerinin güvenilmez olduğunu ve bir şekilde kendilerine zarar vereceğini düşünürler. Bu derin korku, bireyin ilişki kurmaktan kaçınmasına veya ilişkilere hiç başlamamayı tercih etmesine neden olur. Bu durum sadece romantik ilişkilerle sınırlı kalmayıp, bireyin sosyal hayatını da şu şekillerde etkiler:

  • Sosyal ilişkilerde daha çekingen bir tutum sergileme,
  • Daha az insanla temas kurma isteği,
  • Belirgin bir içe dönüklük hali.

Korkulu Bağlanmanın Çocukluktaki Kökenleri

Bu bağlanma modelinin temel sebebi, erken çocukluk döneminde kurulan korku içerikli ilişkilerdir. Ebeveynin, çocuğun ihtiyaçlarını karşılarken güven vermemesi; aksine eleştirici, cezalandırıcı ve aşağılayıcı bir tutum sergilemesi ana nedenler arasındadır. Bazı durumlarda bu süreç, psikolojik veya fiziksel şiddet içeren davranışlarla pekişir.

Sosyo-Ekonomik Düzey ve Duygusal İhmal

Korkulu bağlanmanın oluşması için her zaman ağır travmatik tablolar gerekmez; yüksek eğitimli ve sosyo-ekonomik düzeyi iyi olan ailelerde de bu durum sıkça görülür. Ebeveynin çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamaması, bu ihtiyaçları küçümsemesi veya alay etmesi, korkulu bağlanmanın temelini atar. Örneğin, bir çocuğun kaygısını dile getirmesi karşısında ebeveynin onu nankörlükle suçlaması veya ceza ile tehdit etmesi, çocukta suçluluk duygusu ve duygularını ifade edememe korkusu yaratır.

Korkulu ve Kaçıngan Bağlanma Arasındaki Farklar

Korkulu bağlanma, diğer güvensiz bağlanma türlerinden belirli yönleriyle ayrılır. Aşağıdaki tablo, bu farkları net bir şekilde ortaya koymaktadır:

ÖzellikKorkulu BağlanmaKaçıngan Bağlanma
Ebeveyn FigürüBaskın, cezalandırıcı ve korkutucudur.Silik, yetersiz veya duygusal olarak uzaktır.
ÖzalgıKişi kendini değersiz ve güçsüz hisseder.Kişi kendini güçlü, ebeveyni güçsüz bulur.
İlişki DinamiğiYakınlaşmaktan korkar, zarar göreceğine inanır.İlişki kurmayı bilmez, bağımsızlığa odaklanır.
Temel DuyguÇaresizlik ve reddedilme korkusu.Kendi kendine yetme zorunluluğu.

Yetişkinlikte İlişki Döngüleri ve Seçici Dikkat

Korkulu bağlanan bireyler, insanlardan kötülük göreceklerine dair yerleşik bir inanca sahiptir. Bağlanmayı seçtiklerinde bile sürekli bir reddedilme ve terk edilme beklentisi içindedirler. Bu durum, sağlıklı ve doyumlu bir ilişki yaşanmasını zorlaştırır. Birey, partnerinin olumlu yanlarını görmek yerine, seçici dikkat ile olumsuz davranışları cımbızlayarak büyütür. Aynı şekilde kendi hatalarını da büyüterek partnerinin önüne koyar; böylece ilişkide sürekli olumsuz özellikler büyüteç altına alınır.

Toksik İlişkiler ve Teslimiyet

Bu bağlanma modeline sahip kişiler genellikle iki uç noktada yer alırlar: Ya tamamen yalnız kalmayı ve bekar yaşamayı tercih ederler ya da sorunlu ilişkilere adeta teslim olurlar. Ekonomik ve sosyal koşulları uygun olsa dahi, şiddet gördükleri veya mutsuz oldukları evliliklerden ayrılmakta zorlanırlar. Bunun temel nedenleri şunlardır:

  1. Yeni ve sağlıklı bir ilişki kurma fikrinin mevcut zorlu ilişkiden daha korkutucu gelmesi.
  2. "Erkekler böyledir" veya "Kadınlar şöyledir" gibi genelleyici yargılara sığınma.
  3. Kendisinin ideal bir ilişkiyi hak etmediğine dair olan inanç.

Değişim ve Profesyonel Destek

"Düzgün biri karşıma çıkmıyor" veya "İlişkilerim hep sorunlu" gibi cümleler korkulu bağlanmanın tipik yansımalarıdır. Ancak bu durum kalıcı bir kader değildir. Güvenli bağlanma, sabır, emek ve profesyonel destek ile yeniden inşa edilebilir. Her birey biriciktir ve sağlıklı, doyumlu bir ilişki kurma hakkına sahiptir.

Etiketler

YalnızlıkAşk terapisiYalnız kalmakYalnızlık psikolojisiYalnızlık korkusuYalnızlık hissiBağlanma bozukluğuBağlanma problemleriBağlanma sorunu nedenleriBağlanma sorunlarıYalnızlık terapikorkulu kaçıngan bağlanma

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Perihan Aydın

Klinik Psikolog Perihan Aydın

Klinik PsikologPerihan Aydın ;1987 yılında Bursa'da doğmuştur. 2009 yılında SAÜ Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olmuştur. Yüksek lisansımı Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde tamamlamıştır. Bitirme çalışmasını "Anksiyete Bozukluklarının Bilişsel Davranışçı Terapisi" üzerine yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.