Kimler Diyabet Olma Riski Taşır?
- Diyabet, insülin hormonunun eksikliği veya işlevsizliği sonucu ortaya çıkan ve dünya genelinde hızla yayılan kronik bir metabolizma hastalığıdır.
- Hastalık kontrol altına alınmadığında göz, böbrek ve sinir sistemi gibi organlarda ciddi hasarlara yol açabilirken; genetik faktörler ve yüksek vücut kitle indeksi risk oranını artırmaktadır.
- Diyabet yönetimi; tıbbi beslenme, düzenli egzersiz, ilaç veya insülin kullanımı ile hasta eğitiminden oluşan dört temel bileşen üzerine kuruludur.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?
Diyabet, pankreastan salgılanan insülin hormonunun yokluğu veya işlevini tam olarak yerine getirememesi sonucu ortaya çıkan kronik bir metabolizma hastalığıdır. Her yaşta görülebilen bu durum, yaşam boyu sürer ve sürekli bir tedavi yönetimi gerektirir. Günümüzde dünyanın en yaygın kronik hastalığı olarak kabul edilen diyabet üzerine yapılan bilimsel araştırmalar hızla devam etmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 2000 yılında 171 milyon olan diyabetli sayısının 2030 yılında 366 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Türkiye özelinde yapılan çalışmalar, nüfusun yaklaşık %7'sinin diyabetle doğrudan ilgili olduğunu göstermektedir. Ülkemizde 3,2 milyon diyabet hastasının yanı sıra yaklaşık 2,8 milyon gizli diyabet vakası bulunduğu öngörülmektedir.
Diyabetin Komplikasyonları ve Riskleri
Erken tanı ve doğru tedavi yöntemleri uygulandığında bireyin yaşam kalitesinde ciddi bir düşüş yaşanmaz. Ancak kontrol altına alınmayan diyabet, vücutta geri dönüşü zor olan ciddi organ hasarlarına yol açabilmektedir. Hastalığın seyri sırasında karşılaşılabilecek komplikasyonlar iki ana grupta incelenir:
Kısa Dönemli Komplikasyonlar:
- Hipoglisemi (Düşük kan şekeri)
- Hiperglisemi (Yüksek kan şekeri)
- Laktik Asidoz
Uzun Dönemli Komplikasyonlar:
- Retinopati: Gözlerin hasar görmesi ve görme kayıpları.
- Nöropati: Sinir sisteminde meydana gelen hasarlar.
- Nefropati: Böbrek fonksiyonlarının bozulması.
- Diyabetik Ayak: Ayaklarda iyileşmeyen yaralar ve doku hasarları.
Kimler Diyabet Riski Altındadır?
Belirli fiziksel özellikler ve genetik faktörler, bireylerin diyabete yakalanma riskini artırmaktadır. Aşağıdaki kriterleri taşıyan kişiler yüksek riskli grup içerisinde yer almaktadır:
- Beden kitle indeksi 25 kg/m²’nin üzerinde olanlar.
- Bel çevresi kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm üzerinde olanlar.
- Birinci derece akrabalarında (anne, baba, kardeş) diyabet öyküsü bulunanlar.
- Kolesterol (LDL, Trigliserid) değerleri yüksek veya HDL düzeyi düşük olanlar.
- Kalp damar hastalığı veya yüksek kan basıncı (tansiyon) sorunu yaşayanlar.
- Polikistik over sendromu tanısı almış kadınlar.
- Gebelik döneminde Gestasyonel Diyabet öyküsü olan veya 4 kg üzerinde bebek dünyaya getirenler.
- Daha önce gizli şeker tanısı konulmuş bireyler.
Diyabet Tedavisinde 4 Temel Bileşen
Diyabet yönetimi, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Tedavi süreci şu dört ana temel üzerine inşa edilir:
| Tedavi Bileşeni | Temel Amaç ve Uygulama |
|---|---|
| Tıbbi Beslenme | Kan şekeri kontrolü için kişiye özel sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliği. |
| Egzersiz | Kasların glukoz kullanımını artırarak kilo kontrolü ve şeker dengesi sağlamak. |
| İlaç / İnsülin | Eksik olan insülinin yerine konması veya oral ilaçlarla şekerin dengelenmesi. |
| Eğitim | Hastanın kendi durumunu yönetebilmesi için gerekli teknik bilgiyi edinmesi. |
1. Tıbbi Beslenme Tedavisi
Tedavinin en kritik parçasıdır. Diyabetli bireylere klasik bir diyet yerine, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını içeren bir yaşam tarzı önerilir. Hangi besinin, hangi miktarda ve sıklıkta tüketileceğinin öğrenilmesi, hipoglisemi ve hiperglisemi riskini minimize eder.
2. Düzenli Egzersiz
Egzersiz sırasında kaslar normalden 20 kat daha fazla glukoz kullanır. Tip 2 diyabetlilerin %80-85'inin obez olduğu göz önüne alındığında, yağ dokusu kaybı ve kilo kontrolü için haftada en az 3 gün 30 dakikalık yürüyüşler hayati önem taşır.
3. İlaç ve İnsülin Kullanımı
Tip 1 diyabet hastalarında vücut insülin üretemediği için dışarıdan enjeksiyon veya pompa yoluyla insülin alımı zorunludur. Tip 2 diyabet hastalarında ise beslenme ve egzersizin yetersiz kaldığı durumlarda kan şekerini dengelemek amacıyla oral ilaçlar veya insülin desteği kullanılır.
4. Diyabet Eğitimi
Diyabet yaşam boyu süren bir yolculuktur. Birey; kan şekeri ölçümünü yapabilmeli, sonuçları yorumlayabilmeli ve sağlık ekibiyle (hekim, diyetisyen, hemşire) koordineli çalışarak hastalığını yönetme becerisi kazanmalıdır.
Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak


