Doktorsitesi.com

Keşkesiz hayatlar

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
7 Mayıs 201574 görüntülenme
Randevu Al
Keşkesiz hayatlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bakış Açısı ve Fırsatları Değerlendirme Stratejileri

Hayatta karşılaştığımız olaylara nasıl yaklaştığımız, elde edeceğimiz sonuçları doğrudan belirler. Bakış açısı, bir durumu aşılmaz bir engel olarak görmek ile büyük bir fırsat olarak değerlendirmek arasındaki temel farktır. Aynı gerçekliğe bakan iki farklı insanın bambaşka sonuçlara ulaşması, tamamen zihinsel yaklaşımlarıyla ilgilidir.

İki Pazarlamacı ve Bir Pazar Araştırması Hikayesi

Yıllar önce bir ayakkabı şirketinin sahibi, pazar araştırması yapması için Afrika’ya aralıklı olarak iki pazarlamacı gönderir. Bu iki profesyonelin aynı bölge hakkındaki raporları, perspektif farkını net bir şekilde ortaya koyar:

  • Birinci Pazarlamacı: Araştırmasını bitirdikten sonra patronunu arayarak, "Burada bizim için hiçbir fırsat yok, çünkü burada kimse ayakkabı giymiyor" der.
  • İkinci Pazarlamacı: Birkaç ay sonra bölgeye giden ikinci isim ise heyecanla, "Afrika’da inanılmaz fırsatlar var. Burada hiç kimsenin ayakkabısı yok!" raporunu verir.

Farklı Düşünmenin ve Değişimin Önemi

Walter Lippmann’ın belirttiği gibi; "Herkes aynı şeyi düşünüyorsa, hiç kimse bir şey düşünmüyor demektir." Bazen tek ihtiyacımız olan, her zaman yaşadığımız olaylara farklı bir açıdan bakabilmektir. Olayları farklı bir biçimde değerlendirebilmek, başarıya giden kapıyı aralar. Hep aynı şekilde düşünerek farklı sonuçlara ulaşmak mümkün değildir.

Siz farklı olmazsanız, hayatınıza herhangi bir yenilik getiremezsiniz. Siz değişmediğiniz sürece hayatınızda da değişen hiçbir şey olmaz; her şey aynı şekilde devam eder. Bu noktada kendinize şu soruyu sormalısınız: Sıradan bir hayatı sıradan bir biçimde mi yaşamak istersiniz, yoksa muhteşem bir oyunda başrolü muhteşem bir şekilde mi oynamak istersiniz?

Keşkelerden Kurtulmak: Deneyim ve Umut

Hayat sona erdiğinde pişmanlıklar ve keşkeler yerine "Yaşadım" demenin büyüsünü keşfetmek için her anı dolu dolu yaşamak gerekir. Toplumda sıkça kullanılan bir benzetme durumu özetler: Eğer ile Meğer evlenmişler, Keşke adında bir çocukları olmuş.

KavramHayattaki Karşılığı
EğerBilseydim diyerek kaçırılan fırsatlar
MeğerGerçeği geç fark etmenin yarattığı boşluk
KeşkeDerin bir uçurum gibi anıları yutan pişmanlık
İyi kiKazanılmış ve değerlendirilmiş fırsatlar

Bazı anlar size eşsiz fırsatlar sunar; eğer görmeyi bilirseniz, sorunlarınızın çözümleri tam da o anların içindedir. Geçmiş bugüne "keşke" değil deneyim, yarın ise bugüne "korku" değil umut getirmelidir.

Şimdinin Gücü: Yarın Diye Bir Şey Yok

Bazen gelecek için o kadar çok kaygılanırız ki, gelecek uğruna bugünü feda ederiz. Bu durum, aslında bugünün kendisi olan **"Şimdi"**yi hiç yaşamadan ömrün tamamlanmasına neden olabilir. Unutulmamalıdır ki hayatlarımız; biten her güne "dün", gelen her güne "yarın" dediğimiz sonsuz bir **"Şimdi"**den oluşur.

Hayata şu anın penceresinden bakın ve günü yaşayın. Aslında yarın diye bir şey yoktur; sadece her gün yenilenen bir "Şimdi" vardır. Fark yaratmak ve dolu dolu yaşamak için şimdinin gücünü keşfedin.

Etiketler

Keşkelerle yaşamakFarklı bakışKeşkesiz hayatBugünde yaşamak zor muGeçmiş pişmanlıklardan nasıl kurtulacağız

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.