Kendini Tanıma Sürecinde Neden Önce Daha Kötü Hissederiz?

Fark Etmek Neden Zorlaştırır?
Uzun süre bastırılmış, ertelenmiş ya da görmezden gelinmiş duygular vardır. Kişi hayatını bu
bastırma mekanizmalarıyla sürdürebilmiş, işlevselliğini korumuştur. Kendini tanıma süreci
başladığında ise bu mekanizmalar yavaş yavaş devre dışı kalır.
Bu noktada olan durum ise şudur:
Daha önce hissedilmeyen değil, hissedilmesine izin verilmeyen duygular ortaya çıkar.
Bu da doğal olarak geçici bir zorlanma yaratır.
Koruyucu Mekanizmalar Geri Çekildiğinde;
İnsan, hayatta kalmak için bazı duyguları bastırmayı öğrenir. Bu bir zayıflık değil, bir uyum
becerisidir. Ancak kendini tanıma sürecinde bu koruyucu yapıların artık aynı şekilde
çalışmaması, kişiyi savunmasız hissettirebilir.
Klinik gözlemlerde bu dönem genellikle:
- Daha fazla düşünme,
- Duygusal dalgalanmalar,
- Geçmişe dair yoğun hatırlamalar
ile kendini gösterir.
Bu, geriye gitmek değil; ilk kez durup bakabilmektir.
“Anladım Ama Güçsüzleştim” Hissi
Kendini tanımak, kişinin kendi sınırlarını, eksik kalan yönlerini ve ihtiyaçlarını daha net
görmesini sağlar. Bu farkındalık her zaman güç verici olmaz. Bazen kişi, bugüne kadar ne
kadar zorlandığını, neleri tek başına taşımak zorunda kaldığını fark eder.
Bu farkındalık şu düşünceyi doğurabilir:
“Ben aslında sandığımdan daha yorgunmuşum.”
Bu his, iyileşmenin yanlış gittiği anlamına gelmez. Aksine, kişinin kendine daha dürüst
olmaya başladığını gösterir.
Terapötik Açıdan Bu Süreç Nasıl Okunur?
Terapi ve kendini tanıma süreci doğrusal ilerlemez. İyi hissetmek ile zorlanmak iç içe geçer.
İlk aşamalarda zorlanmanın artması, sürecin derinleştiğine işaret eder. Çünkü kişi artık
otomatik tepkilerle değil, farkındalıkla hareket etmeye başlamıştır.
Burada amaç, kötü hisleri hızla ortadan kaldırmak değil; bu hislere dayanabilecek bir iç
alan oluşturmaktır.
Kendini tanıma sürecinde önce daha kötü hissetmek yaygın ve anlaşılır bir deneyimdir. Bu
durum, yanlış yolda olunduğunu değil; daha önce temas edilmemiş alanlara girildiğini
gösterir. İyileşme her zaman hafifleyerek başlamaz. Bazen önce ağırlaşanı fark etmek
gerekir. Bu farkındalık, uzun vadede daha sağlam ve gerçek bir iyilik hâlinin temelini
oluşturmaktadır.

