Kendini Sevmek

Kendimizi sevdiğimizi nereden anlarız? Kendini sevmek nedir?
Gelin, bu yazımda biraz bunlara değinmeye çalışalım.
Kendini sevmek; insanın kendisiyle iyi geçinebilmesi, güçlü yönlerinin olduğu kadar geliştirilmesi gereken yönlerinin de farkında olmasıdır. Değişmesi gereken taraflarını inkâr etmeden kabul edebilmesi ve bu değişim sürecinde kendine acımasız davranmadan ilerleyebilmesidir. Kısacası kendini sevmek; insanın kendisiyle sağlıklı bir ilişki kurabilmesi, kendine iyi bir arkadaş, iyi bir dost olabilmesidir.
Peki, kendini sevmek neden bu kadar önemlidir?
Biraz da bunu konuşalım.
Friedrich Nietzsche şöyle der:
“Kendinizi kötü sevmeniz, yalnızlığı size zindan eder.”
Bu söz son derece çarpıcı ve gerçektir. Kendini seven insanlar yalnızlıklarından korkmaz; aksine yalnızlığı severler. Bu yalnızlıkta iç kaynaklarına doğru bir yolculuğa çıkar, kendilerini keşfederler. İnsan, kendi iç dünyasını tanıdıkça kendine verdiği değer artar. Değer; dışarıdan değil, insanın kendi iç âlemine yaptığı bu yolculukta keşfedilir.
Bu noktaya gelen bireyler için dışarıdan gelen olumsuz eleştiriler, ayrılıklar ya da hayal kırıklıkları yıkıcı olmaz. Eleştiride haklı bir pay varsa onu alır, yoksa geride bırakır ve yoluna devam eder. Ayrılık sonrası yaşanması gereken duyguyu yaşar, kabul eder ve tamamlar; bu duyguyu büyütüp kendine zarar verecek bir hâle getirmez. İşte insanın kendine verdiği değer ve kendini sevmesi tam da bu şekilde gelişir.
Andrey Tarkovski’nin de dediği gibi:
“Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin.”
Kendini sevmek bir varış noktası değil, ömür boyu süren bir ilişkidir. Bu ilişki; şefkat, sabır ve farkındalık ister. Kendini seven insan kusursuz olmaya çalışmaz, gerçek olmaya cesaret eder. Kendine dürüst davranır, kendini yargılamak yerine anlamayı seçer. Unutma sevgili okur; sen kendinle barıştıkça dünya daha katlanılır, hayat daha yaşanabilir bir yer hâline gelir. Kendine iyi davran, çünkü sen buna değersin. Görüşmek üzere.



