Doktorsitesi.com

Kaygı Bozukluğu/ Anksiyete

Klinik Psikolog Özlem Sarıkaya
Klinik Psikolog Özlem Sarıkaya
6 Mayıs 202483 görüntülenme
Randevu Al
Kaygı, yaşamımızın birçok alanında karşımıza çıkan bir olgudur. İnsan doğası gereği bazı temel duygulara sahiptir; mutluluk, üzüntü, korku, şaşkınlık, öfke gibi. Tüm bunların yanı sıra kaygı, endişe de bu temel duygularımızdan birisidir. Duygulardaki aşırılığın kişiyi olumsuz etkilediği gibi aşırı kaygı da bireyi olumsuz etkileyebilir. Kaygı; sağlıkla ilgili problemler, ailevi sorunlar, iş ile ilgili problemler, okul başarısı, iletişim problemleri, para kazanma endişesi, travmatik yaşam deneyimleri gibi nedenlerden oluşabilir. Zamanla bu endişe/ kaygı kişinin yönetemeyeceği bir noktaya gelebilir ve kişinin gündelik aktivitelerini yerine getirmesini zorlaştırabilir, kişinin işlevselliğini kısıtlayabilir. Bu durumda karşımıza kaygı bozukluğu/ anksiyete çıkar.
Kaygı Bozukluğu/ Anksiyete
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kaygı Bozukluğu Nedir?

Kaygı bozukluğu, bireyin karşılaştığı bir problemde veya yaşadığı bir olayda endişe durumunu kontrol edememesi olarak tanımlanan psikiyatrik bir durumdur. Son dönemlerde görülme sıklığı artan bu rahatsızlık, semptomların farklı hastalıklarla karıştırılması nedeniyle genellikle doğru teşhis edilememektedir. Kişilerin anksiyete belirtilerini fiziksel rahatsızlıklara yorması, çözümün yanlış yerlerde aranmasına neden olabilmektedir.

Kaygı bozukluğunun gelişiminde genetik faktörler, çevresel etkenler, bilişsel süreçler, inanç sistemleri ve kişilik özellikleri kritik rol oynar. Toplumda yaşam boyu görülme sıklığı ortalama %5-6 civarındadır. Yapılan bilimsel araştırmalar, kaygı bozukluğuna kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla rastlandığını göstermektedir.

DSM-V Kriterlerine Göre Kaygı Bozukluğu Tanısı

Bir kişiye profesyonel olarak kaygı bozukluğu tanısı konulabilmesi için belirli klinik kriterlerin karşılanması gerekir. DSM-V (Tanı Ölçütleri El Kitabı) verilerine göre tanı süreci şu maddeleri içerir:

  1. Kişinin en az altı aylık bir sürenin çoğunda, çeşitli olay veya etkinliklere karşı aşırı kaygı ve kuruntu (kaygılı beklenti) içinde olması.
  2. Bireyin bu kuruntularını denetim altına almakta güçlük çekmesi.
  3. Aşağıdaki semptomlardan en az üçünün eşlik etmesi:
    • Dinginleşememe, huzursuzluk veya gerginlik.
    • Kolay yorulma ve enerji düşüklüğü.
    • Odaklanmada güçlük çekme veya zihnin boşalması.
    • Kolay kızma ve irritabilite.
    • Kas gerginliği.
    • Uyku bozukluğu.

Kaygı Bozukluğunun Belirtileri

Kaygı bozukluğu, hem fiziksel hem de psikolojik katmanlarda kendini gösteren karmaşık bir yapıdır. Bu bozukluk; depresyon, panik atak ve madde kötüye kullanımı gibi diğer psikiyatrik durumlarla eş zamanlı olarak görülebilmektedir.

Belirti TürüSık Karşılaşılan Semptomlar
Psikolojik BelirtilerGerginlik, konsantrasyon problemleri, dikkat bozukluğu, huzursuzluk ve yoğun stres.
Fiziksel BelirtilerBaş ve boyun ağrıları, uyku bozuklukları, kas gerginliği, terleme ve titreme.

Kaygı Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Kaygı bozukluğu, profesyonel destekle tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Tedavi sürecinde ilaç kullanımı, psikoterapi ve başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi bütüncül bir fayda sağlar. Hastalığın erken dönemde fark edilmesi, tedavi başarısını doğrudan artırmaktadır.

Psikoterapi Yaklaşımları

Tedavi sürecinde bir psikiyatrist ve psikolog ile iş birliği yapmak, sürecin en önemli adımıdır. Yaygın olarak kullanılan terapi ekolleri şunlardır:

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Endişeye yol açan durumların fark edilmesini ve kişinin bu durumlara uyum sağlamasını hedefler.
  • Varoluşçu Terapi: Kişinin yaşadığı kaygı deneyimini betimlemesine ve bu deneyimi anlamlandırmasına odaklanır.
  • Destekleyici Psikoterapi: Övgü, cesaretlendirme ve rehberlik kavramları aracılığıyla kaygı üzerinde çalışılır.

Bu süreçte danışan ve terapist arasındaki iş birliği, tedavinin akışını ve süresini belirleyen en temel unsurdur.

Kaygı ile Baş Etme Yolları

Bozukluğun olumsuz etkilerini minimize etmek için bireysel baş etme becerilerinin geliştirilmesi önerilir. Kaygı seviyesini düşürmeye yardımcı olabilecek yöntemler şunlardır:

  • Uyku Düzeni: Uykuyu rutine oturtmak ve uyku kalitesini bozan fiziksel etkenleri ortadan kaldırmak.
  • Tetikleyicileri Belirlemek: Kaygıya neden olan unsurları tespit etmek.
  • Egzersiz: Düzenli gevşeme ve nefes egzersizleri uygulamak.
  • Sosyal Destek: Duyguları ve süreci güvenilen biriyle paylaşmak.

Baş edilemeyen yoğun kaygı durumlarında, bir profesyonelden destek almak en sağlıklı yaklaşımdır.

Uzm. Klinik Psikolog Özlem Sarıkaya


Faydalanılan Kaynaklar:

  • Ünsalver B. Ö., Balcıoğlu İ. (2006). Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Epidemiyoloji, Prognoz ve Farmakolojik Olmayan Tedaviler. Cerrahpaşa Tıp Dergisi.
  • Türkiye Psikiyatri Derneği (Yaygın Anksiyete Bozukluğu).
  • DSM-V Tanı Ölçütleri El Kitabı.

Etiketler

Kaygı bozukluğuAnksiyeteAnksiyete nedenleriAnksiyete bozukluğu belirtileriAnksiyete ve stresKaygı nöbetiYaygın anksiyete bozukluğuGenel anksiyete bozukluğuGenelleşmiş anksiyete bozukluğuYaygın anksiyete bozuklukKaygı endişe bozukluğuAşırı kaygısal bozuklukKaygı bozuklukları

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Sarıkaya

Klinik Psikolog Özlem Sarıkaya

Lisans eğitimini 2019 yılında Üsküdar Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) bölümünde, yüksek lisans eğitimini ise “Bağlanma Stilleri ve Psikolojik İyi Oluş Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” isimli projesiyle Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programında tamamlamıştır. Lisans eğitiminin ardından Aile Danışmanlığı ve Oyun Terapisi eğitimleri alıp çocuk ve yetişkin alanlarında çalışmalarına başlamıştır. Hali hazırda Varoluşçu Akademi bünyesinde verilen Temel Varoluşçu Analiz Eğitimi' ne devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.