Doktorsitesi.com

KAYGI

Uzm. Psk. Oğuzhan Abakay
Uzm. Psk. Oğuzhan Abakay
30 Nisan 202692 görüntülenme
Randevu Al
Kaygı Değil, Kontrolün Kaybı Korkutur Bu tür bir yapıda kişi şunu yaşamaz: “Kaygılandım.”
KAYGI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kontrol İhtiyacı: Kaygının Ötesindeki Asıl Sorun

Birçok insan hayatının belirli dönemlerinde yoğun kaygı yaşadığını ifade eder. Ancak bu durum derinlemesine incelendiğinde, asıl meselenin kaygının kendisi olmadığı fark edilir. Kaygı, doğası gereği çoğu zaman kısa süreli bir duygudur; gelir ve geçer. Sorun, kaygının geçmemesi ve kronikleşmesidir. Bazı kişilerde bu duygunun kalıcı hale gelmesinin nedeni, kaygının ne anlama geldiğinin bir problem olarak algılanmasıdır. Bu anlam genellikle "kontrolü kaybediyorum" düşüncesi üzerine kuruludur.

Kaygı Değil, Kontrolün Kaybı Korkutur

Kontrol odaklı bir yapıda olan bireyler, sadece bir duygu olarak kaygı yaşamazlar; bu durumu doğrudan bir tehdit olarak algılarlar. "Kaygılandım" demek yerine, "Buna engel olamıyorum" düşüncesine odaklanırlar. Bu iki yaklaşım arasındaki fark, duygusal sağlık açısından kritiktir:

  • Duygu Odaklı Yaklaşım: Kaygıyı geçici bir his olarak kabul eder.
  • Tehdit Odaklı Yaklaşım: Kaygıyı durdurulması, bastırılması ve önlenmesi gereken bir tehlike olarak görür.

Burada büyük bir paradoks ortaya çıkar: Kaygıyı kontrol etmeye çalıştıkça, kaygı zihinde daha merkezi bir konuma yerleşir.

Psikolojik Sistemin Sert Çalışma Nedenleri

Kontrol ihtiyacı yüksek olan bireyler, genellikle hayatlarının erken dönemlerinde "zayıf olmanın güvenli olmadığını" öğrenmişlerdir. Bu öğreti doğrudan sözel olarak aktarılmasa bile, yaşanan deneyimlerle pekişmiş olabilir. Bu deneyimlerin temel özellikleri şunlardır:

  1. Duygulara alan tanınmaması
  2. Zorlanıldığında destek mekanizmalarının eksikliği
  3. Hata yapıldığında anlayış gösterilmemesi

Bu süreçte kişi, "Ben güçlü kalırsam sorun çıkmaz" stratejisini geliştirir. Dışarıdan bakıldığında bu yapı oldukça başarılı görünse de, asıl bedel iç dünyada ödenir.

Bir Sinyal Olarak Kaygı ve İç Sesin Rolü

Kaygı, bir bozukluktan ziyade sistemin artık taşıyamadığı bir yükün sinyalidir. Ancak kişi bunu genellikle "bu olmamalıydı" şeklinde hatalı bir kodlama ile okur ve hemen müdahale etmeye çalışır. Bu noktada devreye giren iç ses şu özelliklere sahiptir:

  • Sert ve acelecidir.
  • Toleransı oldukça düşüktür.
  • "Toparlan", "Abartıyorsun", "Kontrol et" gibi baskılayıcı komutlar verir.

Bu ses, geçmişte bir düzenleyici olarak işe yaramış olsa da bugün sadece baskılayıcı bir mekanizma işlevi görür.

Utanç: Görünmeyen Sosyal Risk

Kaygının altında yatan ve çoğu zaman ifade edilmeyen katman utanç duygusudur. Bu utanç, "Zayıf görünürüm" veya "İnsanlar fark ederse..." gibi cümlelerle kendini gösterir. Bu aşamada kaygı, içsel bir deneyim olmaktan çıkıp bir sosyal risk haline dönüşür ve kontrol ihtiyacını daha da sertleştirir.

Kaygı Döngüsü Nasıl Kırılır?

Kaygı döngüsünü kırmanın yolu, kaygıyı ortadan kaldırmaya çalışmak değildir. Asıl çözüm, kaygıya verilen anlamı ve onunla kurulan ilişkiyi değiştirmektir. İyileşme süreci şu adımları içerir:

Mevcut YaklaşımDönüşmesi Gereken Yaklaşım
Kaygıyı bastırmakKaygıyı fark etmek
Hemen düzenlemekDuyguyla biraz kalabilmek
Kontrol etmekDeneyimleyebilmek

Sonuç: Güçlü Olma Zorunluluğundan Özgürleşmek

Kaygıyı hiç yaşamamak isteyen bir kişi, farkında olmadan hayatını da daraltır. Oysa kaygıyı yaşayabilen kişi, duygusal kapasitesini genişletir. Terapi ve içsel çalışma süreci, insanı daha güçlü yapmaktan ziyade, güçlü olmak zorunda olmadığı bir alana yaklaştırmayı amaçlar. Gerçek değişim, ne tamamen güçlü ne de tamamen dağılmış hissedilen o üçüncü alanda başlar.

Etiketler

Kaygı endişe bozukluğuKaygi bozukluuguAşırı kaygısal bozukluk

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Oğuzhan Abakay

Uzm. Psk. Oğuzhan Abakay

Uzman Psikolog Oğuzhan Abakay, 2012 yılında psikoloji lisans eğitimini tamamlamış, 2020 yılında ise tezli yüksek lisans derecesini almıştır. Eğitim ve mesleki yaşamı boyunca çocuklar, ergenler, yetişkinler, aileler ve çiftlerle çalışma deneyimi kazanmıştır. Halen Bağdat Caddesi’nde bulunan psikolojik danışmanlık merkezinde danışanlarına hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.