Karpal Tünel Sendromu Nedir?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Karpal Tünel Sendromu Nedir?
Karpal tünel sendromu (KTS), median sinirin el bileği bölgesindeki karpal tünel olarak adlandırılan kanaldan geçerken sıkışması sonucu meydana gelen nörolojik bir hastalıktır. Bu durum; ağrı, duyusal yakınmalar ve daha nadir durumlarda kas güçsüzlüğü ile karakterizedir. KTS, tıp literatüründe en yaygın görülen basıya bağlı bölgesel sinir harabiyeti nedeni olarak kabul edilmektedir.
Karpal Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir?
KTS’nin duyusal semptomları tipik olarak ilk üç parmakta ve dördüncü parmağın dış yüzeyinde hissedilir, ancak bu durum hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Ağrı ve parestezi (uyuşma/karıncalanma) şikayetleri sadece bilek bölgesinde sınırlı kalabileceği gibi tüm eli de etkileyebilir. Belirtilerin yayılımı ve günlük hayata etkileri şu şekildedir:
- Duyusal semptomlar ön kola ve daha az sıklıkla omuza doğru yayılım gösterebilir.
- Ağır vakalarda nesneleri tutma, anahtar veya kapı kolu çevirme gibi motor becerilerde zorlanma görülür.
- Giysileri ilikleme veya kavanoz kapağı açma gibi işlerde güçsüzlük ve sakarlık şikayetleri baş gösterir.
- Sabit duyu kaybı, hastalığın ilerlediğini gösteren geç bir bulgudur.
Gece ve Gündüz Belirtileri Arasındaki Farklar
Semptomlar başlangıç aşamasında genellikle gece saatlerinde belirginleşir ve hastaları uykudan uyandıracak şiddette olabilir. Hastalık ilerledikçe, uyanık olunan saatlerde de belirtiler gözlemlenmeye başlar. Özellikle sürekli aynı kol pozisyonunda kalmayı gerektiren veya tekrarlayan hareketlerin yapıldığı aktiviteler sırasında şikayetler artış gösterir.
Karpal Tünel Sendromu Tanısı Nasıl Konulur?
Karpal tünel sendromunun teşhis süreci profesyonel bir klinik değerlendirme gerektirir. Tanı koyma aşamasında aşağıdaki yöntemler izlenir:
| Tanı Yöntemi | Uygulama Amacı |
|---|---|
| Fiziksel Muayene | Klinik belirtilerin ve kas gücünün değerlendirilmesi |
| EMG İncelemesi | Sinir iletim hızının ve harabiyet derecesinin ölçülmesi |
Tanı kesinleştikten sonra, tespit edilen sinir harabiyetinin derecesine bağlı olarak en uygun tedavi yöntemi planlanmaktadır.

