Doktorsitesi.com

KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Klinik Psikolog Nalan Erlik
Klinik Psikolog Nalan Erlik
10 Ekim 2023208 görüntülenme
Randevu Al
Kardeş sahibi olmak, bu dünyadaki en mucizevi duygulardan birisidir ancak bu olayı kardeşi gelen bir çocuğun "mucizevi" olarak görebilmesi için birtakım düzenleme ve paylaşımlara gereksinimi vardır. Küçük bir çocuk için kardeş sahibi olmak, o güne kadarki tüm ''kazançlarının'' en az yarıya inmesi anlamına da gelebilir. Oyuncaklarını, kıyafetlerini hatta anne babasını yeni kardeşi ile paylaşmak durumunda kalmak, çocuk için başetmesi zor bir duygudur. Çocuklar 2-6 yaş arasında ''benmerkezci'' (egosantrizm) dönemdedirler. Bu dönem, çocuk gelişiminin doğal bir evresidir ve evrendeki her şeyin onların etrafında döndüğünü, her şeye hakkı olduğunu düşündüğü, kendi bakış açısı ile başkalarının bakış açısı arasındaki farkı anlayamadıkları bir evredir.Çocuklar bu dönemde iken bir ''ortakçının çıkagelmesi'' çocuk açısından duygusal olarak oldukça zorlayıcı bir sürece dönüşebilmektedir.
KARDEŞ KISKANÇLIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk Psikolojisinde Kardeş Sahibi Olmak ve Benmerkezcilik

Kardeş sahibi olmak, dünyadaki en mucizevi duygulardan biri olarak kabul edilse de bu durumun çocuk tarafından "mucizevi" algılanabilmesi için belirli düzenlemelere ihtiyaç vardır. Küçük bir çocuk için yeni bir kardeş, o güne kadar elde ettiği tüm kazançların en az yarıya inmesi anlamına gelebilir. Oyuncaklarını, kıyafetlerini ve en önemlisi anne babasını paylaşmak durumunda kalmak, çocuk için yönetilmesi oldukça güç bir duygudur.

Özellikle 2-6 yaş arasındaki çocuklar, gelişimsel bir evre olan benmerkezci (egosantrizm) dönemdedirler. Bu doğal evrede çocuk, evrendeki her şeyin kendi etrafında döndüğünü ve her şeye hakkı olduğunu düşünür. Kendi bakış açısı ile başkalarınınki arasındaki farkı kavrayamadığı bu dönemde bir "ortakçının" gelmesi, çocuk için duygusal açıdan zorlayıcı bir sürece dönüşebilir.

Kardeş Kıskançlığının Belirtileri ve Duygusal Tepkiler

Kardeşi olan çocuklarda sıklıkla gözlenen ve çocukların anlamlandırmakta zorlandığı bazı temel duygular bulunmaktadır. Bu duygular genellikle şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Aile ve çevrenin ilgisini kaybetme endişesi,
  • Her şeyini kardeşle paylaşmanın getirdiği zorluk,
  • İsteklerinin artık karşılanmayacağına dair üzüntü,
  • Eskisi kadar sevilmeyeceğine dair korku,
  • Düzeninin bozulmasından kaynaklanan güvensizlik.

Ebeveynler İçin Kardeş Kıskançlığı Sinyalleri

Anne babalar, çocuklarının kardeşini kıskandığını çeşitli fiziksel ve davranışsal tepkilerle gözlemleyebilirler. Bu süreçte çocuklarda şu belirtiler ortaya çıkabilir:

Belirti KategorisiGözlemlenen Davranışlar
Duygusal Durumİçe kapanıklık, üzüntülü yüz ifadesi, keyifsizlik, mızmızlanma.
Fiziksel Tepkilerİştah değişimleri, uyku bozuklukları (kabus, uyurgezerlik), tıbbi gerekçesi olmayan karın ağrısı ve kusma.
Davranışsal DeğişimlerAşırı hareketlenme, öfkeli davranışlar, ekrana aşırı düşkünlük, okula/kreşe gitme isteksizliği.
Regresif BelirtilerAlt ıslatma, parmak emme, bebeksi konuşma, biberon veya bez isteme gibi yaşından küçük eylemlere özenme.

Çocuklar bazen duygularını doğrudan cümlelerle de ifade edebilirler. "Bebeği çöpe atalım", "Onu mu beni mi daha çok seviyorsun?" veya "Artık beni sevmiyorsunuz" gibi ifadeler, çocuğun iç dünyasındaki çatışmanın dışa vurumudur.

Kardeş Kıskançlığını Etkileyen Faktörler

Kardeş kabulü sürecinde çocuğun yaşı, cinsiyeti ve mizacı belirleyici rol oynar. Çocuk ne kadar bakıma muhtaç bir yaştaysa, kardeşini kabullenmesi o kadar güçleşebilir. Özellikle yeni doğan kardeş aynı cinsiyetteyse ve aradaki yaş farkı azsa, kıskançlık oranı artış gösterebilir. Ayrıca çocuğun rekabet duygusu, kaybetme korkusu ve anne ile kurduğu güvenli bağlanma ilişkisi de bu süreçteki önemli etmenler arasındadır.

Aileler İçin Stratejik Çözüm Önerileri

Anne babanın ve yakın çevrenin tutumu, kardeş kıskançlığı sürecinin sağlıklı yönetilmesinde temel belirleyicidir. Çocuğun sürece dahil edilmesi, kıskançlık duygusunu düzenlemesini kolaylaştırır.

Doğum Öncesi Hazırlık Dönemi

  • Kardeş haberi çocukla çok gecikmeden paylaşılmalıdır.
  • Çocuğun sorularına yaşına uygun, açık ve doğru yanıtlar verilmelidir.
  • Bebek hazırlıklarında ve isim belirleme sürecinde çocuğa görevler verilmeli, fikri sorulmalıdır.
  • Okula başlama veya oda değişikliği gibi büyük düzenlemeler kardeş gelmeden önce tamamlanmalıdır.
  • Çocuğun duyguları yargılanmadan dinlenmeli ve ifadeleri önemsenmelidir.

Doğum Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Her iki çocuk arasında adil ve nitelikli zaman kullanımına özen gösterilmelidir.
  • Ebeveynler aile içi rol dağılımında ekip çalışması yapmalı; ilgi gösteren ebeveyn zaman zaman değişmelidir.
  • Büyük çocuk, davranışlarından dolayı cezalandırılmamalı, aksine anlaşılmaya çalışılmalıdır.
  • Bebek bakımında büyük çocuğa roller verilmeli ve başarıları abartılmadan övülmelidir.
  • Kardeşler arasında asla kıyaslama yapılmamalı ve eski aile rutinleri korunmalıdır.

Kaçınılması Gereken Hatalar: Ne Yapmamalı?

Kardeş kıskançlığı sürecinde ebeveynlerin kaçınması gereken bazı kritik tutumlar bulunmaktadır:

  1. Çocukla kardeşine dair şaka yapmak veya çevrenin yapmasına izin vermek.
  2. Bebekle ilgili sürekli olumsuz ifadeler kullanmak.
  3. Tüm aile hayatını sadece bebeğin ihtiyaçlarına göre düzenlemek.
  4. Kıskanmasın diye çocuğu hediyelere boğmak veya kuralları esnetmek.
  5. Kardeşini sevmesi ve koruması gerektiğini sürekli vurgulayarak baskı oluşturmak.
  6. Bebeği büyük kardeşten sürekli korumaya çalışmak ve büyük çocuğun olumlu çabalarını görmezden gelmek.

Etiketler

Eyvah ! yeni kardeş geliyorYeni kardeşKardeş kıskançlığı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Nalan Erlik

Klinik Psikolog Nalan Erlik

Uzm.KI.Psk.Nalan Erlik, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünü tamamlamıştır. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.