Doktorsitesi.com

Kanser ve Çocuklar

Klinik Psikolog Nilüfer Şişman
Klinik Psikolog Nilüfer Şişman
18 Eylül 202371 görüntülenme
Randevu Al
“Anne, babayı ya da çok eski bir arkadaşı kaybetmek çoğu kezgeçmişi kaybetmektir. Ama bir çocuğu kaybetmek geleceği kaybetmektir.Kaybedilen, kişinin yaşam projesinin ta kendisidir. Ne için yaşadığı, gelecekte kendini nasıl tasarladığı, ölümü aşmayı nasıl umut edebileceğidir. İnsanın çocuğu aslında onun ölümsüzlük projesidir.”Irvin D.Yalom
Kanser ve Çocuklar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukluk Çağı Kanseri: Bir Aile Hastalığı Olarak Tanı ve Uyum Süreci

Kanser, çoğunlukla tüm aile bireylerini derinden etkilediği için tıbbi literatürde bir aile hastalığı olarak tanımlanır. Bu durum, özellikle küçük yaşta veya ergenlik döneminde çocuğu olan aileler için çok daha belirgindir. Uzun süreli tedavi, sürekli izlem gereksinimi ve hastalığın seyri konusundaki belirsizlikler, hem çocuk hem de aile için kabul edilmesi zorlu bir süreci beraberinde getirir.

Anne ve babanın bu krize verdiği tepki, sürecin nasıl yönetileceği konusunda belirleyici bir etkendir. Kanser deneyimi başlangıçta ağır bir yük gibi hissedilse de, doğru yaklaşımlarla çocuk ve aile bireylerinin bu kronik süreçle başarılı bir şekilde baş etmeyi öğrenmesi mümkündür. Tanı evresi, hastalığı tanıma ve kabullenmenin ilk ve en kritik aşamasıdır.

Tedavi Sürecinde Psikolojik Desteğin Önemi

Tanı süreci, tedavinin gidişatını ve hastalığın seyrini önemli ölçüde etkileyen bir aşamadır. Sağlık ekibinin sadece medikal sorunları iyileştirmesi yeterli değildir; hastanın ruhsal gereksinimlerini bilmesi ve bunları doğru şekilde karşılaması gerekir. Aile ve sağlık ekibi arasındaki destekleyici etkileşim, hastanın tedaviye uyum sağlaması açısından hayati bir önem taşır.

Çocuğa Kanser Tanısı Nasıl Söylenmelidir?

Tanı konulduktan sonra karşılaşılan en büyük zorluk, hasta çocuğa ne söyleneceği ve nasıl davranılacağıdır. Çocuğa tanının söylenip söylenmemesi tartışmalı bir konu olsa da araştırmalar, çocukların durumun ciddiyetini genellikle fark ettiklerini göstermektedir. Eğer çocuğa uygun bir açıklama yapılmazsa, yaşadığı belirtileri kendi korkularıyla anlamlandırmaya çalışabilir ve hastalığı bir ceza olarak algılayabilir.

Gerçeği bilmek, çocuğun tedaviye uyumunu artırır ve gereksiz kaygıları azaltır. Açıklamayı yapacak kişinin çocukla sıcak, destekleyici ve sevgi dolu bir iletişim kurması gerekir. Teşhisten kısa bir süre sonra, sakin bir ortamda yapılacak "yumuşak, açık ve dürüst" bir bilgilendirme en etkili yöntemdir.

Yaş Gruplarına Göre Çocukların Hastalığa Yaklaşımları

Çocukların hastalık konusundaki endişeleri; yaşlarına, zihinsel olgunluklarına ve geçmiş deneyimlerine göre farklılık gösterir. Aşağıdaki tabloda yaş gruplarına göre temel özellikler ve yaklaşım stratejileri özetlenmiştir:

Yaş GrubuTemel Tepkiler ve KorkularÖnerilen Yaklaşım
0 - 3 YaşAyrılık korkusu, tıbbi prosedürlerden korkma, regresyon (gerileme).Annenin çocukla kalması, ailenin bakıma aktif katılımı.
3 - 7 YaşHastalığı ceza olarak görme, saldırganlık, somatik belirtiler.Dürüst ve oyun aracılığıyla açıklama, hikayeleştirme.
7 - 12 YaşÖlüm korkusu, okuldan uzak kalma kaygısı, akran reddi endişesi.Detaylı bilgi verme, duygularını simgesel yollarla ifade etme fırsatı.
12 Yaş ve ÜstüBeden imgesinde düşüş, akademik sorunlar, bağımsızlık kaybı.Ekibin bir parçası gibi hissettirme, karar süreçlerine dahil etme.

Ergenlik Dönemi ve İş Birliği

12 yaş ve üzerindeki çocuklar, olaylar arasındaki karmaşık ilişkileri kavrayabilir ve duyguları hakkında konuşabilirler. Bu yaş grubundaki hastalar, tedavi süreci ve hastalığın gidişatı (prognoz) hakkında net bilgiye ihtiyaç duyarlar. Çocuğun kendisini sağlık ekibinin bir üyesi olarak hissetmesi, tedavi iş birliğini ve uyumunu en üst seviyeye çıkarır.


Kaynakça:

  • Dockerty J. ve ark., Impact of childhood cancer on the mental health of parents, Medical and Pediatric Oncology 2000; 35; 475-483.
  • Durbin M., From both sides now: a parent-physician's view of parent-doctor relationships during pediatric cancer treatment, Pediatrics 1997; 263-267.
  • National Cancer Institute, Talking with your child about cancer, U.S. Department of Health and Human Services Publication 1990.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Nilüfer Şişman

Klinik Psikolog Nilüfer Şişman

İstanbul Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde lisans eğitimini ‘Üniversite Öğrencilerinde İntihar Oranı ve Algıladıkları Aile Desteği` isimli çalışmasıyla 2007 yılında başarıyla tamamlayan Uzm.Psikolog Nilüfer Şişman, Vakıf Gureba Devlet Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı ve Özel Balıklı Rum Hastanesi Madde Bağımlılığı Anatolia Kliniklerinde stajlarını gerçekleştirdi. Uzmanlık eğitimini ise, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalında ‘Çocuk ve Yetişkinlerde Kariyer ve Meslek Geliştirme Danışmanlığı’ üzerine tamamladı.

Mezun olduktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nin Kadın ve Aile Sağlığı Merkezleri`nde danışanlara bireysel terapi, çift terapisi ve grup terapisi hizmeti vermiş, çocuk, aile ve yetişkinlerle çalışmışarak, proje sonrasında özel bir merkezde göreve başladı ve 2008 yılından bu yana çocuk ve yetişkin psikoterapisi hizmeti vermiş, eğitim-kariyer koçluğu yaptı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.