Doktorsitesi.com

Kadınlarda orgazm bozukluğu, nedenleri ve tedavisi

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer
Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer
11 Ocak 2016363 görüntülenme
Randevu Al
  • Kadınlarda orgazm, klitoris ve beyin arasındaki sinirsel etkileşimle gerçekleşen fizyolojik bir süreç olup yeterli uyarı ve vücut farkındalığı ile doğrudan ilişkilidir.
  • Orgazm bozukluğu; yetersiz klitoral uyarı, psikolojik etkenler, toplumsal roller ve partner kaynaklı sorunlar gibi çeşitli fiziksel ve duygusal nedenlerden kaynaklanabilmektedir.
  • Yaş ve deneyimle artan orgazm yetisi, cinsel bilgilendirme, uygun uyarı egzersizleri ve gerekli durumlarda terapi desteği ile tedavi edilebilir bir durumdur.
Kadınlarda orgazm bozukluğu, nedenleri ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadınlarda Orgazm ve Fizyolojik Süreç

Fizyolojik olarak kadında orgazm; vajinal ve klitoral uyarıların klitoriste toplanması sonucunda, klitoris ile beyin arasında gerçekleşen bir süreçtir. Bu süreç, cinsel bölgelerden başlayarak tüm bedende hissedilen bir rahatlama ve doyum sağlar. Vajinanın dıştaki 1/3’lük kısmı ve klitoris, sinir yapısı açısından oldukça zengin olduğu için uyarılmaya en uygun bölgelerdir. Uygun süre ve yoğunlukta uyarı alamayan bir kadının orgazm olması mümkün olmayacaktır.

Orgazm Bozukluğu Nedir ve Türleri Nelerdir?

Yeterli cinsel uyarıya rağmen çoğunlukla ya da her zaman orgazmın yaşanmaması, gecikmesi veya güçlükle ulaşılabilmesine orgazm bozukluğu denir. Bu durum klinik olarak iki ana grupta incelenmektedir:

  • Birincil (Primer) Orgazm Bozukluğu: Kadının hayatı boyunca hiç orgazm yaşamamış olması durumudur.
  • İkincil (Sekonder) Orgazm Bozukluğu: Daha önce orgazm olabilen bir kadında, bu yetinin sonradan kaybedilmesi durumudur.

Bu bozukluk; hiç orgazm olamama, her cinsel ilişkide orgazm olamama veya mastürbasyon ile orgazm olabilirken cinsel birleşme esnasında orgazm olamama şeklinde farklı formlarda sınıflandırılabilir.

Toplumda Görülme Sıklığı ve Başvuru Nedenleri

Genel toplum çalışmalarına bakıldığında, kadınlarda orgazm bozukluğuna %5-20 arasında rastlanmaktadır. Türkiye’de genel topluma yönelik spesifik bir araştırma olmamasına rağmen, kliniğe cinsel işlev bozukluğu şikayeti ile başvuran kadınların %40-60’ında orgazm bozukluğu tespit edilmiştir. Ancak, doğrudan bu şikayetle başvuranların sayısı oldukça azdır. Bu durumun temel nedeni, kadınların kendi hazzını erkeğin hazzından sonra görmesi gerektiği şeklindeki yanlış inanışlardır.

Yaş ve Deneyimin Orgazm Üzerindeki Rolü

Kadınlarda orgazm olabilme yetisi yaş ve deneyimle birlikte artış göstermektedir. Kadın kendi vücudunu tanıdıkça orgazm olma olasılığı yükselir; bu noktada mastürbasyon deneyimi kritik bir öneme sahiptir. 20’li yaşlarda, cinsel deneyimi az olan kadınlarda cinsel birleşme ile orgazm olamamak yaygın bir durumdur. Öte yandan, 50’li yaşlardan itibaren menopoz, kronik hastalıklar ve ilaç kullanımları nedeniyle orgazmda güçlükler yaşanabilmektedir.

Orgazm Bozukluğuna Yol Açan Temel Faktörler

Orgazm bozukluğu tanısı konulurken kadının yaşı, cinsel deneyimi, uyarının yoğunluğu ve ön sevişmenin yeterliliği titizlikle değerlendirilmelidir. Bu soruna yol açan başlıca nedenler şunlardır:

  • Yetersiz Uyarı: Ön sevişmenin kısa tutulması ve özellikle orgazmın olmazsa olmazı olan klitoris uyarısının eksikliği.
  • Psikolojik Etkenler: Partnerle yaşanan duygusal sorunlar, performans kaygısı, depresyon ve anksiyete bozuklukları.
  • Partner Kaynaklı Sorunlar: Partnerde görülen erken boşalma problemi.
  • Tıbbi Faktörler: Fiziksel hastalıklar ve özellikle antidepresan gibi orgazmı geciktiren ilaçların kullanımı.
  • Toplumsal Roller: Kadının cinsellikte edilgen, itaatkâr ve kontrollü olması gerektiğini savunan geleneksel roller.
  • Ailevi Geçmiş: Çocuklukta babayla kurulan tatmin edici olmayan, ihmalkâr veya niteliksiz iletişim süreci.
  • Cinsel Yönelim: Eşcinsel yönelimi olduğu halde bu arzusunu bastırarak bir erkekle birlikte olmaya çalışan kadınlarda görülen uyarılma sorunları.

Orgazmın Gerçekleşmesi İçin Gereken Koşullar

Orgazm, sağlıklı bir cinsel yaşamın temel taşıdır. Sorun yaşayan kadınlarda yeni cinsel işlev bozuklukları ve ilişki problemleri riski artar. Orgazmın gerçekleşmesi için bilinmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

FaktörAçıklama
Klitoral UyarıDoğrudan veya baskı yoluyla yapılan uyarı, orgazm için gereklidir.
Pozisyon EtkisiKadının üstte olduğu pozisyonlarda klitorise olan baskı en yoğun seviyededir.
Bireysel FarklılıklarOrgazm eşiği kadından kadına ve zamandan zamana farklılık gösterir.
Öğrenme SüreciOrgazm öğrenilen bir süreçtir; vücut tanındıkça ulaşılması kolaylaşır.

Teşhis ve Tedavi Yöntemleri

Tedavi sürecinde öncelikle orgazm olamama nedeninin belirlenmesi ve bu nedenin ortadan kaldırılması hedeflenir. Süreç şu adımları kapsar:

  1. Cinsel Bilgilendirme: Cinsel mitler ve yanlış inanışlar üzerine çalışılarak doğru bilgilendirme yapılır.
  2. Uyarı Egzersizleri: Yetersiz uyarı veya kısa ön sevişme durumlarında, klitoris uyarısını artıracak uygun egzersizler önerilir.
  3. Terapi Desteği: Gerekli görülen durumlarda bireysel terapiler veya çift terapisi sürece dahil edilir.

Unutulmamalıdır ki orgazm, kadının kendi vücudunu tanıması ve yeterli uyarının sağlanmasıyla mümkün olan fizyolojik bir başarıdır.

Etiketler

Kadınlarda orgazm bozukluğuKadınlarda orgazm bozukluğu sebepleriKadınlarda orgazm bozukluğu belirtileriKadınlarda orgazm bozukluğu tedavisiKadınlarda orgazm bozukluğu tedavi edilir miKadınlarda orgazm bozukluğu düzelir mi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer, Gaziantep Anadolu Lisesi’ni bitirerek lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 2001 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalın’da Psikiyatri ihtisasını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Uzmanlık tezini ‘Adet öncesi dönem ile intihar girişimi arasındaki ilişki’ üzerine yaptı. Tıp Fakültesi öğrencilik döneminde gönüllü grup ablası olarak katıldığı diyabetik çocuklar kampına, 2003-2005 yılları arasında gönüllü kamp psikiyatristi olarak katılmıştır. Diyabetik ergenler ile destekleyici gruplar düzenleyip, bireysel görüşmeler yaptı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.