Doktorsitesi.com

Çalışan kadın

Prof. Dr. Ömer Ayhan Kalyoncu
Prof. Dr. Ömer Ayhan Kalyoncu
9 Ağustos 2014545 görüntülenme
Randevu Al
Çalışan kadın
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Modern Toplumda Kadının Toplumsal Varoluşu ve Mutluluk Arayışı

Ünlü ruhçözümcüsü Wilhelm Reich, insanın yaşam dengesini tanımlarken aşk, iş ve cinselliğin mutluluğun temel kaynakları olduğunu ve bireyin toplumsal alemdeki varoluşunu belirlediğini ifade etmiştir. Reich’in bu perspektifinden hareketle, günümüz kadınının iş yaşamındaki rolünü güçlendirme çabası ile eş ve anne rollerini sürdürebilme mücadelesi arasındaki dengeyi incelemek kritik bir öneme sahiptir. Bu denge arayışı, çalışan kadının modern dünyada gerçek mutluluğu yakalayıp yakalayamadığı konusunda bizlere temel bir fikir vermektedir.

Tarihsel Süreçte Kadının İş Bölümündeki Konumu

Tarih boyunca toplumsal iş bölümünde kadının konumunu; dourganlık, besleyicilik ve koruyuculuk nitelikleri şekillendirmiştir. İlk çağlarda dış dünyadaki sert koşullarla mücadele ve yiyecek temini erkeğin kaba gücüne dayalı bir iş koluyken; kadın, üretkenlik ve taşıyıcılık özelliklerini aile ortamına yansıtarak araç kimliğini korumuştur. Ancak günümüzdeki sosyo-ekonomik ve kültürel değişimler, kadının toplumsal varoluş biçimini doğal sınırlarının dışına taşmaya zorlamaktadır.

Modern dünyada kadının insan kimliği, cinsel kimliğinin önüne geçmeye başlamıştır. Teorik olarak kadın-erkek eşitliği bağlamında olumlu bir gelişme gibi görünen bu durum, pratikte kadına ağır rol çatışmaları ve ek sorumluluklar yüklemektedir. Bu süreçte kadın, hem geleneksel hem de modern beklentiler arasında sıkışmaktadır.

Modern Toplumun İdealize Ettiği "Biyonik Kadın" Paradoksu

Bilgi toplumu, bir yandan bebeğin en temel ihtiyacının anne olduğunu savunurken, diğer yandan kadının iş dünyasında erkeklerle omuz omuza mücadele etmesini beklemektedir. Modern dinamikler; mücadeleci, bilgili ve her alanda başarılı idealize edilmiş kadın modelini dayatmaktadır. Günümüzde hem annelik hem dişilik hem de kariyer rollerini kusursuzca yürüten kadınlar için biyonik kadın terimi kullanılsa da, profesyonel gözlemler bu mükemmellikteki bir yapıya rastlamanın güç olduğunu göstermektedir.

Çalışan ve Anne Olan Kadının Günlük Sorumluluk Tablosu

Çalışan bir annenin modern toplumdaki tipik beklentileri şu şekilde özetlenebilir:

AlanBeklenti ve Sorumluluklar
Aile YaşamıGece ağlayan bebeğe şefkatle yaklaşmak, uykusuzluğa rağmen sabırlı olmak.
İş DünyasıMesai saatlerinde yüksek verimlilik, teknik birikimi tam kapasite kullanmak.
Sosyal İlişkilerİş arkadaşlarıyla uyumlu olmak, sosyal yaşamı aktif takip etmek.
Kişisel BakımEstetik açıdan yeterli kalmak, dişilik özelliklerini korumak.

Psikolojik Yansımalar ve İlişki Dinamiklerindeki Bozulma

Kadınlar, üzerlerindeki bu ağır yükle başa çıkabilmek için akıl yürütme mekanizmasıyla erkeği yaşamlarında önemsizleştirebilirler. Ancak bu durum, D.H. Lawrence’ın ifadesiyle "horozlaşan kadınlar ve tavuklaşan erkekler"den oluşan bir toplum yapısına zemin hazırlamaktadır. Kadının dişiliğine özgü yumuşaklık ve estetikten uzaklaşması, beraberinde ciddi psikolojik sorunları getirmektedir. Dişiliğin yadsınması, sağlıklı bir kadın psikolojisi için taşınması oldukça güç bir duygudur.

Parçalanmış Ailelerde Çalışan Kadının Konumu

Parçalanmış aile yapılarında çalışan kadının yükü çok daha spesifik sorunları beraberinde getirir. Bu durumdaki kadınlar şu zorluklarla karşı karşıyadır:

  • Hem geçimini tek başına sağlamak hem de cinsel kimliğinin saygınlığını korumak.
  • Çocuğuna hem anne hem baba rolünü üstlenerek eksikliği kapatmaya çalışmak.
  • Toplumsal beklentiler ve gelişmiş sorumluluk duygusu nedeniyle tüm yükü omuzlamak.

Türkiye özelinde, Medeni Kanun ve iş yasalarının kadını koruma konusundaki yetersizlikleri, bu süreci daha da zorlaştırmaktadır. Tüm bu zorlu mücadelenin alternatifi olarak sunulan "evde oturan kadın" kimliği ise tüketim toplumunun bir elemanı olmayı, bağımlı bir kimliği ve çoğu zaman yok sayılmayı kabullenmeyi gerektirmektedir.

Sonuç olarak; modern dünyada çalışan kadın olmak ile ev kadını olmak arasında bir denge kurmak zorunludur ve bu noktada nihai seçim kadınlara aittir.

Etiketler

Çalışan kadınların sorunlarıÇalışan kadın ve anne olmakKadının toplumdaki rolüKadınlar ve iş hayatıÇalışan kadın olmak neden zorEv kadını olmak mı çalışan kadın olmak mı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ömer Ayhan Kalyoncu

Prof. Dr. Ömer Ayhan Kalyoncu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.