Doktorsitesi.com

Kadın haklarının ihlalleri ile mücadele bir devlet politikası hâline getirilmelidir

Dr. Cem Keçe
Dr. Cem Keçe
2 Nisan 20112559 görüntülenme
Randevu Al
Kadın haklarının ihlalleri ile mücadele bir devlet politikası hâline getirilmelidir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadın Hakları ve Cinsel Şiddetle Mücadelede Devletin Rolü

Kadın hakları, insan haklarının ayrılmaz ve hayati bir parçasını teşkil etmektedir. Bu hakların savunulması, sadece bireysel bir çaba değil, tüm sivil toplum örgütlerinin ortak sorumluluğu olmalıdır. Özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların yüzyıldır sürdürdüğü özgürleşme mücadelesinin ve güncel taleplerinin dile getirildiği stratejik bir dönüm noktasıdır.

Türkiye'de demokrasinin işleyişindeki en büyük engellerden biri, yönetim mekanizmalarının büyük oranda erkek egemen bir yapıya dönüşmüş olmasıdır. Bu durum, demokratik katılımın önünü tıkamaktadır. Kadınların siyasal, sosyal ve iş yaşamında daha etkin olabilmeleri için önlerindeki tüm engeller kaldırılmalı ve kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık uygulamaları artırılmalıdır.

Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık Biçimleri

Kadına yönelik şiddet, kadınlara karşı uygulanan en ağır ve sistematik ayrımcılık biçimidir. Bu sorun belirli bir coğrafya ile sınırlı kalmayıp, küresel bir kriz niteliği taşımaktadır. Ülkemizde kadınların maruz kaldığı başlıca hak ihlalleri şunlardır:

  • Töre ve namus cinayetleri
  • Aile içi şiddet ve fiziksel saldırılar
  • Cinsel şiddet ve taciz
  • Kız çocuklarına yönelik eğitim ve sosyal hak ayrımcılığı
  • Zorla evlendirilme ve toplumsal hor görülme

Cinsel şiddet, sanılanın aksine kontrol edilemeyen bir cinsellikten değil; kadın bedeni üzerinde baskı ve denetim kurma amacından kaynaklanmaktadır. Bu durum, bilinçli olarak gerçekleştirilen evrensel bir insan hakkı ihlalidir.

Toplumsal Yargılar ve Mağduriyetin Gizlenmesi

Cinsel şiddete maruz kalan kadınlar; dışlanma, ön yargı ve aile tarafından cezalandırılma korkusuyla şikayetçi olmaktan çekinmektedir. Toplumda yaygın olan "saldırıyı hak etme" şeklindeki yanlış inançlar, kadınların sessiz kalmasına neden olmaktadır. Resmi makamlara başvuran mağdurlar dahi bazen suçluymuş gibi muamele görebilmektedir.

KavramToplumsal YanılgıGerçek Durum
Namus ve İffetSadece kadın bedeniyle ilişkilendirilir.İnsani bir erdemdir, cinsiyete indirgenemez.
Cinsel ŞiddetKontrolsüz dürtü sonucu oluşur.Bilinçli bir baskı ve denetim aracıdır.
SorumlulukMağdurun davranışları sorgulanır.Tek suçlu saldırıyı gerçekleştiren faildir.

Kadın Hakları Mücadelesinde Stratejik Çözümler

Kadın haklarındaki her kazanım, ülkenin demokratikleşme sürecini doğrudan hızlandırır. Kadınların üretimde ve yönetimde etkin rol alması, çağdaşlaşmanın temel şartıdır. Bu bağlamda, kadın hakları ihlalleriyle mücadele bir devlet politikası haline getirilmelidir.

CİSED bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında aşağıdaki yapıların kurulması hedeflenmektedir:

  1. Cinsel Şiddetle Mücadele Başkanlığı kurulması.
  2. Cinsel Şiddetle Mücadele Kriz Merkezleri oluşturulması.
  3. İlgili yasal düzenlemelerin milletvekilleri aracılığıyla yasalaştırılması.

Sonuç olarak, kadın özgürleşmeden erkek egemen toplumun özgürleşmesi mümkün değildir. Türkiye'nin çağdaşlık iddiasını sürdürebilmesi için kadınların haklarını baskı görmeden kullanabilmeleri şarttır. Unutulmamalıdır ki; önce insanız, sonra kadın ve erkeğiz.

Etiketler

Aile içi şiddetKadın haklarıCinsel şiddetPozitif ayrımcılıkKadın hakları ihlalleriKadın haklarının ihlaliKadın hakları ihlali

Yazar Hakkında

Dr. Cem Keçe

Dr. Cem Keçe

Psikoterapist & Cinsel Terapist & Evlilik Terapisti
19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aile Danışmanlığı eğitimi aldı. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Yüksek Lisans yaptı. Azerbaycan Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Psikiyatri İhtisası yaptı.                     

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.