Yaşamın üç evrensel aşaması vardır: doğarız, yaşarız ve ölürüz. Ancak bireysel yaşantılar bu evrensel aşamalardan geçerken birbirlerinden ciddi farklılıklar gösterirler. Lisanstaki ilk dersimizde hocamız bir söz söylemişti ‘’ Dünya’da insan sayısı kadar psikoloji vardır.’’ O zamanlar bu sözden çok etkilenmiştim. Ancak gerçek anlamını meslekte deneyim kazandıkça daha iyi anladım. Aynı ailede doğmuş olsak bile genetik, psikolojik, sosyolojik ve yaşantısal faktörler sonucunda birçok anlamda farklılıklara sahip oluyoruz.

Farklılıklarımız olsa bile aslında hepimizin evrensel temel ihtiyaçları var: sevilme, güvenlik, bakım, koşulsuz kabul edilme, bağımsızlık, ihtiyaçları ve duyguları ifade etme özgürlüğü ve gerçekçi sınırlara sahip bir dünyada yaşama. Bu ihtiyaçlar herkeste ortak olmakla birlikte, bu ihtiyaçların şiddeti kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bu duygusal ihtiyaçlarımız çocukluktan itibaren bulunmaktadır ve birçoğu çocuklukta daha şiddetlidir.

Sağlıklı bir yetişkinin çocukluktan gelen duygusal ihtiyaçlarını anlayabilmesi ve karşılayabilmesi gerekmektedir. Çocuklukta bakım verenler tarafından karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar, yetişkinlikte de bireyin kendisi tarafından karşılanmadığı takdirde bazı psikolojik rahatsızlıklar yaşanabilmektedir. Bu nedenle Şema Terapi’nin amacı bu bireylere kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri konusunda yardımcı olmaktır.

Şema Terapinin gelişimi kısa süreli tedaviler sonucunda başarı elde edilmesine rağmen rahatsızlıkların tekrarlanma oranlarının yüksek olması sonucunda başlamıştır. Bu yöntem farklı ekollerin tekniklerinin birleştirilmesiyle geliştirilmiştir. Şema Terapi yapısı itibariyle kısa süreli bir terapi değildir. Danışanın ihtiyacına göre orta ve uzun vadede uygulanabilmektedir. Şema terapinin ilk aşaması danışanın problemlerini tanımak, problemleriyle bağlantılı olarak yaşam öyküsünü dinlemek, şemalarını anlamak ve bireyin problemleriyle şemalarını bağlantılandırmaktır. İlk aşama yaklaşık olarak 5 seans sürmektedir. Diğer aşamalar ilk aşamadaki bilgilere göre yapılandırılmaktadır. Ancak bütün aşamalarda genel olarak danışanın uyumsuz baş etme biçimlerine, terapist-hasta ilişkilerine, duygusal tekniklere, karşılanmamış duygusal ihtiyaçları keşfetmeye ve bu ihtiyaçları karşılamanın öğrenilmesine, psikolojik problemlerin çocukluk ve ergenlik temellerinin anlaşılmasına odaklanılmaktadır.

Şema Nedir?

Psikoloji literatüründe şema, kişinin günlük yaşam deneyimlerini anlamlandırdığı genel biçimde düzenlenmiş herhangi bir yapı, plan olarak tanımlanabilmektedir. Şemalar çocukluktan itibaren oluşmaya başlamaktadır. Bazı şemalar olumlu ve uyumlu iken, bazıları olumsuz ve uyumsuz olabilmektedir. Özellikle olumsuz çocukluk yaşantıları, travmalar, ihmal, istismar gibi durumlarda gelişen şemalar yetişkinlikte anksiyete, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların yanı sıra kişilerarası problemlere de yol açmaktadır. Bu şemalar anılardan, duygulardan, bilişlerden ve bedensel duyulardan oluşmaktadır. Bireyin davranışları ise şemalarla ilişkili olarak oluşmaktadır ancak şemaya ait değildir. Şema kişiye zarar verse bile şema yaşantısı kişi için rahat ve tanıdıktır. Bu nedenle şemaların değişmesi zor olmaktadır. Çünkü şemalar kişi için öncelikli bir gerçekliğe sahiptir, kişiler günlük yaşantıları şemalarına göre algılamaktadırlar ve ilişkilerini buna göre düzenlemektedirler. Bu yüzden çocuklukta kişiye zarar vermiş durumlar, yetişkinlik hayatında istenmediği halde tekrarlanmaya devam eder. Örneğin, soğuk ve sevgisiz bir aile ortamında büyüyen bir yetişkin, her ne kadar bu durumdan rahatsız olsa da yetişkinliğinde duygularını ifade etmekte zorlanabilmektedir.

Psikoterapi açısından psikolojik rahatsızlıkları ele alırken şemaları 4 grup üzerinden değerlendirmekteyiz. Bu 4 grupta toplam 18 tane şema bulunmaktadır. Bu gruplandırma, giderilmemiş duygusal ihtiyaçlara odaklanılarak hazırlanmıştır:

Grup: Ayrılma ve Dışlanma/Reddedilme

Bireyin diğer kişilerle olan ilişkisini etkileyen bu gruptaki şemalar, daha çok güvenli bağlanma biçimi üzerine odaklanmaktadır. Bu kişiler sosyal ve duygusal ilişkilerinde güvende hissetmek, sevilmek, ait hissetmek gibi ihtiyaçlarının karşılanmayacağını düşünürler. Bu gruptaki şemalar çoğunlukla çocukluk dönemindeki travmatik yaşantılarla (istismar, reddedilme, izole aile yapısı gibi) ilişkilidir: Terkedilme/İstikrarsızlık şeması, güvensizlik/suistimal edilme, duygusal yoksunluk, kusurluluk/utanç, sosyal izolasyon/yabancılaşma, bağımlılık/yetersizlik, dayanıksızlık, yapışıklık/gelişmemiş benlik, başarısızlık.

Grup Zedelenmiş Sınırlar

Bu gruptaki şemalara sahip bireyler çocukluk çağında bakım verenleri tarafından çok fazla serbest bırakılmışlardır. Aile içi disiplinde eksiklik vardır, sorumluluk alma, işbirliği yapma gibi beceriler öğretilmemiştir. Bu nedenle bu şemalara sahip bireyler sorumluluk alma, işbirliği yapma, kişisel amaçlar yaratma ve bu amaçlara ulaşmayı yönetme gibi konularda zorluk yaşamaktadırlar: Hak görme/büyüklenmecilik ve yetersiz özdenetim şemaları.

Başkalarına Yönelimlilik

Bu şemalar, kişinin kendi ihtiyaçlarını göz ardı etme pahasına karşı tarafın ihtiyaçlarına, isteklerine ve duygularına odaklanmasına sebep olmaktadır. Bu şemalara sahip bireyler için önemli olan karşı tarafın sevgisini ve onayını almaktır. Bu nedenle ihtiyaçlarla birlikte öfke gibi duygular da bastırılır. Bu kişiler şimdiki hayatlarında olduğu gibi çocuklukta da ailelerinden ilgi almak, onlar tarafından sevilmek için kendi ihtiyaç ve duygularını bastırmak durumunda kalmışlardır. Bu gruptaki şemalar: boyun eğicilik, kendini feda ve onay arayıcılık şemalarıdır.

Aşırı Tetikte Olma ve Baskılama/Ketleme

Genellikle beklentileri yüksek, cezalandırıcı bir aile yapısı sonucunda ortaya çıkan bu gruptaki şemalar bireyin katı ahlaki davranışlara sahip olmasına sebep olmaktadır. Bu kişiler performans gerçekleştirme konusunda kendilerine karşı aşırı talepkardırlar, katı kuralları vardır. Yakın ilişkiler kurmak, mutlu ve sağlıklı hissetmek adına kendi ihtiyaçlarını, duygularını bastırma eğilimindedirler. Mükemmelliyetçilik, kurallara katı bir şekilde uyma, performans gösterme konusunda endişe duyma, kötümser olma, duyguları bastırma, mutlu olmak ve iyi hissetmek adına bu duyguları olumsuz etkileyecek durumlardan kaçınma bu gruptaki şemalara sahip bireylerin genel özellikleridir. Bu gruptaki şemalar şunlardır: Olumsuzluk/karamsarlık, duygusal baskılama/ketleme, yüksek standartlar/aşırı eleştirme, cezalandırıcılık şemaları.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!