Doktorsitesi.com

İLİŞKİNİZİ 3 ÖNERİYLE TAZELEYİN

Dr. Psk. Gizem Çeviker
Dr. Psk. Gizem Çeviker
30 Kasım 2017145 görüntülenme
Randevu Al
İLİŞKİNİZİ 3 ÖNERİYLE TAZELEYİN

Anne/baba-kız/oğul…. karı-koca…. aralarından su sızmayan iki dost… Taraflarının kim olduğu fark etmeksizin çoğu ikili ilişkide bireyler iletişimsel bir dinamik oluştururlar farkında olmadan.

Bu iletişimsel dinamik bazen sağlıksız iletişim metotları üzerine inşa edildiği için de sonu gelmek bilmeyen tartışmaları/ sürtüşmeleri/ laf atmaları da beraberinde getirebilir. Ve maalesef bu iletişimsel hatalar bir yerden sonra kronikleşir, alışkanlığa döner, ilişkiyi ve bu ilişkideki bireyleri yıpratır… aradaki bağları koparmamak fakat bunun yanında yıpranmamak ve yıpratmamak da istiyorsanız; bu negatif duygu ve düşüncelerin sağlıksız bir şekilde dışa vurulmuş halini bir kaç basit metotla pozitif hayat pratiklerine döndürmenin mümkün olduğunu öğrenmek size yardımcı olabilir.

Meslektaşım Josh Gressel’in “evliliğe ait temizlik” konsepti olarak tanımladığı ilişkisel dinamiği daha sağlıklı kılmaya yönelik bazı belirli taktikler hayat (ilişki) kurtarabiliyor. Ben bu iletişim becerilerini güçlendirme taktiklerinin; sadece evlilik ya da romantik partnerler arasındaki ilişkide sınırlı olmadığını; dolayısıyla da bir çok ikili ilişkideki bireylerin iletişim becerileri için geçerli olabileceğini düşünüyorum (anne-kız, iki yakın dost…gibi).

Herşeyden önce NE İSTEDİĞİNİZİ DİLE GETİRİN, NE İSTEMEDİĞİNİZİ DEĞİL... daha önceki yazılarımda da dolaylı yoldan iletişim kurmaya bir çok örnek vermiştim. Eşinize “peki…” yazdınız ama eve geldiğinde suratınızdan düşen bin parça şekilde karşıladınız.

Peki bu tutumunuz çözüm üretti mi? geçmiş deneyimlerinizden de oldukça iyi bildiğinizi tahmin ettiğim bir gerçek olsa gerek bu durumun çok da bir işe yaramadığı… örneğin “gece o saatte eve gelmeni istemiyorum” demek yerine ” şu saatte evde olmanı istiyorum” demek inanması zor olsa da bir çok şeyi değiştirebilir. Beynimiz çoğu zaman olumsuza reaksiyon gösterir, ve cümle içerisinde bu küçük nüansları doğru üslupla kullandığınızda dünyanızı değiştirebilirsiniz…

“AMA” yerine “VE”yi kullanın… bu öneriyi ilk öğrendiğimde lisans yıllarımda aile terapisi dersindeydim sanıyorum. O zamandan beri kendi hayatımda da sık kullanmaya çalışıyorum. “Tamam AMA sen de bunu bunu yaptın… ” demek yerine “bunu yaptın VE bu bana böyle böyle hissettirdi” diyebilmekte sanırım mesele…. ama & ve”yi yer değiştirdiğinizde iki cümle arasındaki anlamsal farka odaklanmaya çalışın… hangisi daha yargılayıcı? Hangisi daha naif?

YAPILAN HOŞLUĞU ÖNCEKİ YAŞANMIŞLIKLARINIZDAKİ ALGIYLA BOZMAYIN… “ hayret bana niye çiçek aldın? ” “Hayırdır, hangi dağda kurt öldü?” Gibi cümleler size de tanıdık geldi mi? Sadece ikili ilişkilerinizde de değil, karşı tarafın her bir hareketinde ya da söylediğinde farklı bir niyet sorgulamak için kapı aralamak sadece sizi yoracak, uzun vadede de ilişkinizi yıpratacaktır.

Niyet sorguladıkça, var olan hatalı inanışınızı kendi kendinize beslersiniz, çarpıtılmış inanışınız ve algınız daha da köklerini salar ve daha da inatlaşır değişim için…

“Peki, nasıl yani? Sırf 2-3 taktikle her şey pürüzsüzleşecek mi?” Tabii ki sihirli değnek değmiş gibi herşey değişmeyecek, değişmesin de zaten. Çünkü hep söylediğim gibi herhangi bir değişimin içten ve iç motivasyonla olması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla bu kısacık yazım, en azından bir iç motivasyon tetikleyebilirse, kendi gerçekliğinizle ilgili ufak da olsa bir farkındalık yaratabilirse ya da farkındalığınızı arttırabilirse ne mutlu bana…

Umut ve güzelliklerle dolu bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle…

Etiketler

Çift terapisiİlişkiAile terapisiİlişki önerileriİlişki durumu

Yazar Hakkında

Dr. Psk. Gizem Çeviker

Dr. Psk. Gizem Çeviker

Atölye yöneticisi hakkında bilgi: Eskişehir doğumlu olan Gizem Çeviker; ilk, orta ve lise öğrenimini yine aynı şehirde tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak lisans derecesini aldı. İki uzmanlık alanı bulunan Çeviker; ilk uzmanlık derecesini Gelişim Psikolojisi Alt alanında Çocuk ve Ergen yönelimiyle, ikinci uzmanlık derecesini Klinik Psikoloji alt alanında yetişkin yönelimiyle tamamladı. Bu zamana kadar Harvard Üniversitesi, Amsterdam Üniversitesi, Ruhr Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde akademisyen ve araştırmacı psikolog olarak çalıştı. Ergen, yetişkin ve ebeveynlerle Şema Terapi ve Mindfulness temelli; çocuklarla Deneyimsel Oyun Terapisi temelli yaklaşımıyla bireysel psikoterapist olarak çalışma hayatına devam etmekte, Doktora kapsamındaki akademik çalışmalarını da ODTÜ Psikoloji Bölümü’nde yürütmektedir. Aynı zamanda Doç. Dr. Zümra Atalay’ın kurucusu olduğu Mindfulness Institute (MI) tarafından organize edilen Mindfulness Temelli Stres Azaltma (MBSR) Programı Eğitici Eğitmenliğini (2019-2020) tamamlamıştır ve MBSR programları açmaktadır. Akademi ve akademi dışında birçok oluşumda kendi eğitim çerçevesinde harmanladığı eğitim ve seminerler vermeye, aynı zamanda Sakarya Gazetesinde haftalık köşe yazılarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.