Doktorsitesi.com

İLİŞKİNİZİ 3 ÖNERİYLE TAZELEYİN

Dr. Psk. Gizem Çeviker
Dr. Psk. Gizem Çeviker
30 Kasım 2017172 görüntülenme
Randevu Al
İLİŞKİNİZİ 3 ÖNERİYLE TAZELEYİN
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İkili İlişkilerde İletişimsel Dinamiklerin Rolü

Anne-baba, çocuk, eş veya dost fark etmeksizin tüm ikili ilişkilerde bireyler, farkında olmadan belirli bir iletişimsel dinamik oluştururlar. Bu dinamik, ilişkinin temel taşlarını belirlerken bazen sağlıksız metotlar üzerine inşa edilebilir. Sağlıksız temeller üzerine kurulan iletişim süreçleri; sonu gelmeyen tartışmaları, sürtüşmeleri ve yıpratıcı laf atmaları beraberinde getirir.

Zamanla kronikleşen ve alışkanlığa dönüşen bu hatalar, bireyler arasındaki bağları zayıflatır. Ancak aradaki bağı koparmadan, hem kendinizi hem de karşı tarafı yıpratmamak mümkündür. Negatif duygu ve düşüncelerin dışa vurum şeklini, birkaç temel metotla pozitif hayat pratiklerine dönüştürmek, ilişkinin sağlığı açısından kritik bir önem taşır.

İletişim Becerilerini Güçlendirecek Stratejik Yaklaşımlar

Meslektaşım Josh Gressel’in “evliliğe ait temizlik” konsepti olarak tanımladığı bu yaklaşım, ilişkisel dinamiği daha sağlıklı kılmak adına belirli taktikler sunar. Bu taktikler yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı kalmayıp; anne-kız veya iki yakın dost gibi tüm ikili ilişkilerde uygulanabilir niteliktedir. İletişim becerilerini güçlendirmek için şu yöntemler izlenebilir:

1. Ne İstediğinizi Net Bir Şekilde Dile Getirin

İletişimde en sık yapılan hatalardan biri, ne istediğimizi söylemek yerine ne istemediğimize odaklanmaktır. Dolaylı yoldan kurulan iletişimler genellikle çözüm üretmez. Örneğin, eşinize kısa bir cevap verip eve geldiğinde soğuk bir tavır sergilemek, sorunu çözmek yerine derinleştirir.

  • Hatalı Yaklaşım: “Gece o saatte eve gelmeni istemiyorum.”
  • Sağlıklı Yaklaşım: “Şu saatte evde olmanı istiyorum.”

İnsan beyni genellikle olumsuz ifadelere tepki gösterme eğilimindedir. Cümlelerinizdeki bu küçük nüanslar ve doğru üslup, iletişim dünyanızı kökten değiştirebilir.

2. “Ama” Yerine “Ve” Bağlacını Kullanın

Aile terapisi derslerinden bu yana uyguladığım bu yöntem, cümlelerin yargılayıcı tonunu ortadan kaldırır. “Tamam ama sen de şunu yaptın” ifadesi savunmacı bir tutum sergilerken, “Bunu yaptın ve bu bana böyle hissettirdi” ifadesi daha naif ve yapıcıdır. İki bağlaç arasındaki anlamsal farka odaklandığınızda, “ve” bağlacının ilişkiyi nasıl yumuşattığını görebilirsiniz.

3. Yapılan Hoşlukları Önyargılarınızla Bozmayın

Karşı tarafın yaptığı olumlu bir hareketi, geçmişteki olumsuz yaşanmışlıkların algısıyla gölgelemeyin. “Hayret, bana niye çiçek aldın?” veya “Hangi dağda kurt öldü?” gibi cümleler, karşı tarafın niyetini sorgulamanıza neden olur. Sürekli niyet sorgulamak hem sizi yorar hem de uzun vadede ilişkiyi yıpratır.

Davranış BiçimiSonucu
Sürekli Niyet SorgulamaHatalı inanışları besler ve algıyı çarpıtır.
Olumlu Yaklaşımı Kabul EtmeDeğişim için kapı aralar ve güveni artırır.

İçsel Motivasyon ve Farkındalığın Önemi

Sadece birkaç taktikle her şeyin bir anda pürüzsüzleşmesini beklemek gerçekçi olmayabilir. Herhangi bir değişimin kalıcı olabilmesi için içsel motivasyon ile gerçekleşmesi gerekir. Bu yöntemlerin temel amacı, kendi gerçekliğinizle ilgili ufak da olsa bir farkındalık yaratmak veya mevcut farkındalığınızı artırmaktır.

Unutulmamalıdır ki; iletişimde atılan küçük ve bilinçli adımlar, daha sağlıklı ve huzurlu bir birlikteliğin kapısını aralar. Umut ve güzelliklerle dolu bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle.

Etiketler

Çift terapisiİlişkiAile terapisiİlişki önerileriİlişki durumu

Yazar Hakkında

Dr. Psk. Gizem Çeviker

Dr. Psk. Gizem Çeviker

Atölye yöneticisi hakkında bilgi: Eskişehir doğumlu olan Gizem Çeviker; ilk, orta ve lise öğrenimini yine aynı şehirde tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak lisans derecesini aldı. İki uzmanlık alanı bulunan Çeviker; ilk uzmanlık derecesini Gelişim Psikolojisi Alt alanında Çocuk ve Ergen yönelimiyle, ikinci uzmanlık derecesini Klinik Psikoloji alt alanında yetişkin yönelimiyle tamamladı. Bu zamana kadar Harvard Üniversitesi, Amsterdam Üniversitesi, Ruhr Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde akademisyen ve araştırmacı psikolog olarak çalıştı. Ergen, yetişkin ve ebeveynlerle Şema Terapi ve Mindfulness temelli; çocuklarla Deneyimsel Oyun Terapisi temelli yaklaşımıyla bireysel psikoterapist olarak çalışma hayatına devam etmekte, Doktora kapsamındaki akademik çalışmalarını da ODTÜ Psikoloji Bölümü’nde yürütmektedir. Aynı zamanda Doç. Dr. Zümra Atalay’ın kurucusu olduğu Mindfulness Institute (MI) tarafından organize edilen Mindfulness Temelli Stres Azaltma (MBSR) Programı Eğitici Eğitmenliğini (2019-2020) tamamlamıştır ve MBSR programları açmaktadır. Akademi ve akademi dışında birçok oluşumda kendi eğitim çerçevesinde harmanladığı eğitim ve seminerler vermeye, aynı zamanda Sakarya Gazetesinde haftalık köşe yazılarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.