Doktorsitesi.com

İLİŞKİLER

Uzm. Psk. Ayşe Gavas Aslan
Uzm. Psk. Ayşe Gavas Aslan
12 Nisan 2016200 görüntülenme
Randevu Al
İLİŞKİLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Derinlik ve Bağ Kurmanın Temelleri

Jean Jacques Rousseau’nun dediği gibi; "Bazen küçük bir bakış insana dünyaları verir, bazen de küçük bir bakış insanı cehennemin derinliklerine yollar." Özel ve derin ilişkiler, tüm tarafların bu duygunun hiç bitmemesi arzusuyla başlar. Yakınlaşma süreci, flört aşaması ve gülümseyen gözlerle başlayan bu yolculukta, başlangıçta hatalar çok daha kolay affedilir.

İlişki seçimlerimizde bazen kendimize benzeyeni, bazen de tam zıttımızı tercih ederiz. Her şey yolunda gittiğinde bu durumu birbirini tamamlamak olarak adlandırırken, çatışmalar başladığında farklılıkları gerekçe gösteririz. Çoğu zaman farkında olmadan ebeveynlerimizin benzerlerini veya tam tersi karakterleri hayatımıza dahil ederiz.

İlişkide Karşılıklı Tamamlanma ve Emek

52 yıllık evli olan Seval Teyze, Özden Amca ile olan birlikteliğini şu sözlerle özetliyor: "Ben ona hayatta kimsenin vermediğini verdim, onda eksik olanları tamamladım; o da beni tamamladı." Bu noktada her bireyin kendisine şu kritik soruyu sorması gerekir: "İlişkimde ben ona ne veriyorum?"

Sağlıklı bir ilişki, sadece karşı tarafın adım atmasını beklemekle yürümez. Belirsizlik, ümitsizlik ve kaprisler ilişkiyi yıpratarak eritir. Gelecekte "şimdiki aklım olsa" dememek için karşılıksız verebilmeyi de bilmek gerekir. İlişkinize enerji katan temel duyguyu keşfetmek, bağın sürdürülebilirliği için hayati önem taşır.

İlişkiler Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Toplumda ilişkilere dair yerleşmiş bazı kalıplar aslında gerçeği yansıtmamaktadır. Bu kavramları doğru analiz etmek, ilişkinin sağlığı açısından kritiktir:

  • Kıskançlık: "Seven insan kıskanır" ifadesi bir yanılgıdır. Kıskançlık aslında sevginin değil, kaybetme korkusunun bir dışavurumudur.
  • Sevgi Gösterisi: "Sevdiğimi belli edersem şımarır" düşüncesi yanlıştır. İnsanı şımartan sevgi değil, davranışlardaki tutarsızlıktır.

Sağlam Bir İlişkinin Temel Taşları

Bir ilişkiye inanmak ve ona sahip çıkmak, o ilişkiyi dış dünyaya malzeme etmeden değerini korumayı gerektirir. İlişki, karşılıklı emek harcamayı ve kıymet vermeyi zorunlu kılar. Tek taraflı çaba, gerçek bir ilişkinin varlığından söz etmeyi imkansız hale getirir.

İlişkiyi Güçlendiren Unsurlarİlişkiyi Zayıflatan Unsurlar
Karşılıklı Dinleme ve Anlamaİmalı Sözler ve Ses Yükseltme
Özür Dileme ve Alttan AlmaAkıl Okuma ve Yanlış Anlama
Bireysel Alanlara SaygıBirbirini Yutma ve Kısıtlama
Samimiyet ve DürüstlükBelirsizlik ve Güvensizlik

İletişim ve Bireysel Alanın Önemi

İletişim, ancak en az iki kişi arasında karşılıklı olduğunda anlam kazanır. Güçlü bir bağ kurmanın yolu, iyi birer arkadaş olabilmekten ve bu arkadaşlığı köklü bir dostluğa dönüştürebilmekten geçer. Tartışmalar ve görüş ayrılıkları ilişkinin tuzu biberidir; ancak kavga anında dinleme ve anlama yetisi kaybolursa iletişim kopar.

Sağlam bir temel için ilişkiyi ara ara sorgulamak, "Biz nasıl gidiyoruz?" diyebilmek gerekir. Ayrıca, bireysel hobilerin ve sosyal yaşamın korunması, partnerlerin birbirini tüketmesini engeller ve ilişkiyi her zaman canlı ve taze tutar.

Özetle özel ve derin bir ilişki; samimiyet, dürüstlük ve saygı ile yoğrulmuş; saf sevgi, huzur ve şefkat içinde güven hissetmek ve nihayetinde tutkuyla Aşk'ı yaşamaktır.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Ayşe Gavas Aslan

Uzm. Psk. Ayşe Gavas Aslan

Uzm. Psk. Ayşe GAVAS ASLAN, 1995 yılında Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Uludağ Üniversitesi Psikoloji Bölümünde “Anne-Baba İlişkilerine Bağlı Olarak Ergenlerde Kimlik Gelişimi” başlık tezi ile 1998 yılında, İstanbul Esenyurt Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji alanında “Sigara içen ve içmeyen bireylerin bağlanma stillerinin karşılaştırılması” başlıklı tezi ile 2016 yılında lisansüstü eğitimlerini bitirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.