Doktorsitesi.com

İlişkide kim değişmeli

Psk. Dan. Serhat Yabancı
Psk. Dan. Serhat Yabancı
17 Temmuz 2011479 görüntülenme
Randevu Al
İlişkide kim değişmeli
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Değişim Çıkmazı: Kim Değişmeli?

İlişkilerde ve evliliklerde yıllardır süregelen, cevabı en çok merak edilen soruların başında "kim değişmeli?" sorusu gelir. Partnerlerden hangisinin değişmesi gerektiğini tartışmadan önce, aslında ilişkide hangi temel sorunların yaşandığını analiz etmek gerekir. Eğer bir ilişkide sürekli bir değişim beklentisi ve tartışması mevcutsa, bu durum orada çözülmemiş çeşitli problemlerin olduğunun açık bir göstergesidir.

İlişkilerde partnerlerin en büyük arzusu karşı tarafın değişmesidir; ancak ironik bir şekilde, en çok direnç gösterilen konu da yine kişinin kendi değişimidir. Değişim talebi bir başkasından geldiğinde, bu direnç genellikle iki katına çıkar. Peki, her sorun için mutlaka bir tarafın değişmesi mi gerekir? Bu sorunun cevabı, değişimden ne beklediğimizle doğrudan ilişkilidir.

Değişim Yerine Uzlaşma Kavramı

İlişki dinamiklerini sağlıklı bir zemine oturtmak için değişim kavramına bakış açımızı güncellememiz gerekir. Bu süreçte şu dört madde kritik önem taşır:

  • Sorun Odaklı Yanlış Beklenti: Sadece yaşanan spesifik bir sorun için karşı tarafın tamamen değişmesini beklemek hatalı bir yaklaşımdır.
  • Uzlaşma Kültürü: "Değişim" kelimesi yerine uzlaşma kavramı ikame edilmelidir.
  • Çözüm Odaklılık: Uzlaşmak, kişiliğinden taviz vermek değil; ortak bir sorun için yapıcı çözüm üretmektir.
  • Kişilik ve Davranış Ayrımı: Beklentiler partnerin kişilik yapısına değil, sadece yaşanan somut soruna yönelik olmalıdır.

İlişkilerde Değişimin Karşılıklı Doğası

İlişki seanslarında çiftlere sorunları sorulduğunda genellikle "Eşim değişirse sorun biter" yanıtı alınır. Erkekler genellikle partnerlerinin durumları abarttığını savunurken, kadınlar ise eşlerinin ilgisizliğinden ve sorumsuzluğundan şikayet ederler. Ancak evliliklerde gözden kaçan en temel nokta, değişimin karşılıklı olması gerektiğidir.

Siz kendi tutumlarınızda hiçbir farklılık yaratmazken, sadece eşinizin değişmesini beklemeniz rasyonel bir yaklaşım değildir. Rahatsız olduğunuz bir davranışta sizin payınızın olup olmadığını sorgulamak, çözümün ilk adımıdır. Eğer bir davranış tüm uyarılara rağmen değişmiyorsa, bu durumun ilişkinin termometresi olduğu unutulmamalıdır. Bu davranışın altında yatan nedenleri bulmadan kalıcı bir çözüm üretmek mümkün değildir:

  1. Bu davranış bir tepki mi yoksa intikam mı?
  2. Beklentilerin karşılanmaması nedeniyle bir ödeşme çabası mı?
  3. İlişkide kendini koruma amacı mı taşıyor?
  4. İlgi çekme veya sosyal çevrenin onayını alma amacı mı var?

Öz Eleştiri ve Yöntem Değişikliği

Partnerinizin sizi en çok rahatsız eden davranışını ele alırken kendinize şu soruları sormalısınız:

Değerlendirme SorularıAnaliz ve Gözlem
SüreklilikBu davranış ne kadar zamandır devam ediyor?
ÇabaBu davranışın değişimi için bugüne kadar siz neler yaptınız?
EtkiŞu ana kadar kullandığınız çözüm yöntemleri işe yaradı mı?
KatkıDavranışın ortaya çıkışında veya sürmesinde farkında olmadan bir katkınız var mı?

Aynı yöntemleri kullanarak farklı sonuçlar beklemek zaman kaybıdır. Eğer 10 yıldır aynı yöntemle sonuç alamıyorsanız, o yöntemi terk etmeniz kaçınılmazdır. Partnerinizin değişimi için sizin de sürece dahil olmanız ve yöntemlerinizi değiştirmeniz gerekir.

Değişim Sürecinde Sabır ve Motivasyon

Değişim genellikle şartlı kabul edilir ve bu durumda şartların adil olması gerekir. Örneğin; "Ben daha ilgili olacağım, sen de evdeki sorumluluklarına odaklanacaksın" gibi bir kazan-kazan anlaşması yapılabilir. Değişim sürecindeki en kritik hata, partneri bir ajan gibi sürekli gözlemlemek ve anlık sonuç beklemektir.

Olumlu adımları pekiştirmek, yapılmayana değil yapılana odaklanmak partnerin motivasyonunu artırır. Unutulmamalıdır ki; partneriniz bu değişimi sizin için bir fedakarlık olarak görüyor olabilir. Bu çabanın takdir edilmesi, sürecin sürekliliğini sağlar.

Kabul Edilmesi Gerekenler ve Kırmızı Çizgiler

İlişkilerde bazı temel dinamikler kolay kolay değişmez. İnanç şekli, toplumsal roller, meslek ve kök aile yapısı gibi konular olduğu gibi kabul edilmelidir. Birbirini en çok eleştiren çiftler, aslında birbirini olduğu gibi kabullenemeyenlerdir.

Kabul Edilmesi ve Edilmemesi Gereken Durumlar:

  • Kabul Edilebilir Alanlar: İnanç, etnik kimlik, meslek, gelir durumu, fiziksel özellikler.
  • Kabul Edilemez Alanlar: Öfke kontrolsüzlüğü, şiddet, yalan, aldatma, kurgusal kıskançlık, aşırı eleştirel tutum ve sorumsuzluk.

Kabul edilemeyecek davranışlar karşısında en iyi yöntem alttan almak değil, dik durmaktır. Sabır ile tavizi karıştırmamak gerekir. Taviz vermek, davranışı onayladığınız algısını yaratarak sorunun devam etmesine neden olur. Bu tür durumlarda uzman desteği ve çift terapisi almak, sağlıklı bir gelecek için en doğru adımdır.

Sonuç olarak; partnerinizin tamamen değişmesini beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. İlişkinin temeli, karşılıklı uyum sağlamak ve uzlaşmaktır.

Serhat Yabancı
Evlilik ve İlişki Danışmanı

Etiketler

İlişkiÖfkeDeğişimPartnerSevgiliKabul edilmeyecek davranışlarKabul edilecek davranışlar

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Serhat Yabancı

Psk. Dan. Serhat Yabancı

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.