Doktorsitesi.com

Horlama hastalığı

Prof. Dr. Hakan Coşkun
Prof. Dr. Hakan Coşkun
7 Mayıs 2015418 görüntülenme
Randevu Al
Horlama hastalığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Horlama Nedir ve Kimlerde Görülür?

Normal erişkin bireylerin en az %45’i zaman zaman horlamakta, bu şikayet toplumun %25’inde ise sürekli bir hal almaktadır. Genellikle şişman erkeklerde daha sık gözlenen horlama problemi, yaşın ilerlemesiyle birlikte artış göstermektedir. Bu durum sadece bir gürültü kirliliği değil, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilen fizyolojik bir süreçtir.

Günümüzde 300'den fazla firma horlamaya karşı çeşitli cihazlar geliştirmiştir. Pijama arkasına tenis topu dikmekten (sırt üstü yatışı engellemek için), çene ve boyun askılarına kadar pek çok yöntem denenmiş ancak çoğu yetersiz kalmıştır. Horlama sesiyle hastayı uyandıran elektronik cihazlar ise sorunu çözmek yerine sadece hastanın uyumasını engellemektedir. Çünkü horlama, kişinin kontrolünde olmayan bir problemdir.

Horlamanın Temel Nedenleri Nelerdir?

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık oluştuğunda, solunum sırasında ortaya çıkan gürültülü sese horlama denir. Dilin arkası, yumuşak damak ve küçük dilin bulunduğu bölgenin genizle birleştiği alan kendiliğinden daralmaya müsaittir. Bu dokular üst üste geldiğinde solunumla birlikte titreşerek horlamayı oluşturur.

Horlama problemi yaşayan kişilerde genellikle şu faktörlerden en az biri mevcuttur:

  • Kas Tonusunun Azalması: Dil ve boğaz kaslarının gerginliğinin azalması, özellikle sırt üstü yatışta dilin arkaya kaymasına neden olur. Alkol, ilaç kullanımı veya derin uyku fazı bu gevşemeyi tetikleyebilir.
  • Doku Fazlalığı: Büyük bademcik ve geniz eti, çocuklarda en yaygın horlama nedenidir. Erişkinlerde ise kalın boyun dokusu, kist veya tümörler hava yolunu daraltabilir.
  • Yumuşak Damak ve Küçük Dil Yapısı: Yumuşak damağın veya küçük dilin aşırı uzun ve sarkık olması, hava yolunda bir valf görevi görerek titreşime ve horlamaya yol açar.
  • Burun Tıkanıklığı: Burun deformasyonları (deviasyon) veya alerji, grip, sinüzit gibi durumlar genizde vakum etkisi yaratarak dokuları hava yoluna çeker.

Horlamanın Sosyal ve Tıbbi Riskleri

Horlama, hem sosyal hem de tıbbi açıdan ciddi bir sorundur. Sosyal olarak aile yaşamını tehdit eder, uykusuz gecelere ve tatillerde istenmeyen oda arkadaşı olunmasına yol açar. Tıbbi açıdan ise kişinin sağlığına verdiği zarar çok daha büyüktür. Yüksek tansiyon, horlayan kişilerde horlamayanlara oranla çok daha sık görülmektedir.

Uyku Apnesi Tehlikesi

Horlamanın en ağır formu "tıkayıcı tipte horlama hastalığı" yani uyku apnesidir. Bu hastalıkta şiddetli horlama, solunumun en az 10 saniye boyunca tam durduğu nefessiz kalma nöbetleriyle kesilir. Bir saat içinde 7'den fazla kez tekrarlayan bu nöbetler yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Uyku apnesi olan hastalarda şu belirtiler gözlenir:

BelirtiEtkisi
Düşük Oksijen SeviyesiKalp, kanı pompalamak için daha fazla çalışır ve kalp ritmi bozulur.
Yüksek TansiyonYıllar içinde kalıcı tansiyon ve kalp büyümesi gelişir.
Gündüz YorgunluğuDerin uyku fazına geçilemediği için gün boyu uyuklama ve verimsizlik yaşanır.
Konsantrasyon Kaybıİş başında veya araba kullanırken uyuklama riskini artırır.

Horlama Tedavi Edilebilir mi?

Horlamanın birçok tipi başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Uzman bir doktor tarafından yapılacak burun, ağız, boğaz ve boyun muayenesi ile tedavi planı oluşturulur. Gerekli durumlarda uyku laboratuvarı çalışmalarıyla horlamanın boyutu belirlenir.

Yaşam Tarzı Önerileri

Erişkin horlayan kişiler için şu önlemler faydalı olabilir:

  1. İyi bir adale tonusu için sportif bir yaşam benimsenmelidir.
  2. Uykudan önce uyku ilacı, sakinleştirici ve antihistaminik alınmamalıdır.
  3. Uykudan 4 saat önce alkol, 3 saat önce ise ağır yemek tüketimi kesilmelidir.
  4. Aşırı yorgunluktan kaçınılmalı ve yan yatış pozisyonu tercih edilmelidir.
  5. Yatağın baş kısmı yaklaşık 10 cm yukarıda tutulmalıdır.

Tıbbi ve Cerrahi Tedaviler

Tedavi süreci tanıya göre değişmektedir. Alerji ve enfeksiyon tedavilerinden cerrahi müdahalelere kadar geniş bir yelpaze sunulur. Hava yolunu genişletmeye yönelik UPPP (Uvulopalatofarengoplasti) veya lokal anestezi ile yapılan LAUP (Laser-assisted uvulopalatoplasti) ameliyatları başarılı sonuçlar vermektedir. Cerrahinin uygun olmadığı durumlarda ise CPAP (basınçlı hava maskesi) kullanılabilir.

Önemli Not: Kronik olarak horlayan çocuklar mutlaka bir KBB uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatları, çocukların sağlığı ve gelişimi için hayati önem taşır. Unutmayın; horlama komik değil, tedavi edilebilir tehlikeli bir solunum problemidir.

Etiketler

Horlama tedavi edilebilir mi?Horlama ciddi bir sorun mudur?Horlamanin nedeni nedir?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakan Coşkun

Prof. Dr. Hakan Coşkun

Prof. Dr. Hakan COŞKUN, 27 Aralık 1967 tarihinde Afyonkarahisar’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1985 yılında Eskişehir Anadolu Lisesi’nde bitirmiştir. 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başaldığı tıp eğitimini 1991 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasına ise1992 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı’nda başlamış ve 1996 yılında KBB Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.