Doktorsitesi.com

Hipertansiyonun Vücuda Zararları

Prof. Dr. Kadircan Keskinbora
Prof. Dr. Kadircan Keskinbora
21 Mayıs 2020253 görüntülenme
Randevu Al
  • Hipertansiyon, kalbin iş yükünü artırarak kalp kasının büyümesine, zamanla kasılma gücünün kaybına ve kalp yetmezliği gibi ciddi kardiyovasküler sorunlara yol açar.
  • Yüksek kan basıncı böbrek damarlarında hasar oluşturarak organın süzme işlevini bozar ve tansiyonun daha da yükselmesine neden olan bir döngü yaratır.
  • Beyin, göz ve sinir sistemi üzerinde ağır etkileri olan bu hastalık; şiddetli baş ağrıları, baş dönmesi ve beyin kanaması gibi hayati riskler taşımaktadır.
Hipertansiyonun Vücuda Zararları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hipertansiyon Nedir ve Vücudu Nasıl Etkiler?

Hipertansiyon, kan basıncının normal değerlerin üzerinde seyretmesi durumudur ve özellikle kalp ile damar sistemi üzerinde hayati riskler taşıyan ciddi bir sağlık sorunudur. Tansiyonun yüksek seyretmesi, kalbin vücuda kan pompalamak için ihtiyaç duyduğu iş yükünü artırır. Bu durum, zamanla organ hasarlarına ve yaşamı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.

Hipertansiyonun Kalp Üzerindeki Etkileri

Yüksek tansiyon nedeniyle artan iş yükünü karşılamak isteyen kalp kası, başlangıçta hipertrofi adı verilen büyüme sürecine girer. Ancak bu büyüme sürdürülebilir değildir; bir süre sonra kalp genişleyerek dilatasyon aşamasına geçer. Bu süreçte kalp kasılma gücünü kaybeder ve kalp yetmezliği belirtileri baş gösterir.

Kalp kasının büyümesi oksijen ihtiyacını artırırken, koroner damarlar bu talebi karşılayamaz hale gelir. Eğer yüksek tansiyonla birlikte arteryosklerotik (damar sertliği) değişimler de gelişmişse, koroner kan dolaşımı bozulur ve iskemik (oksijen yetmezliği) tablolar oluşur. Bu durumun başlıca belirtileri şunlardır:

  • Nefes darlığı
  • Angina pektoris (göğüs ağrısı)
  • Çarpıntı ve öksürük

Böbrek Fonksiyonları ve Hipertansiyon İlişkisi

Yüksek tansiyon, böbreklerdeki küçük damarlarda arteryolosklerotik değişikliklere neden olarak organın kanlanmasını bozar. Kanın süzülme işlevi aksadığında, bu durum tansiyonun daha da yükselmesine yol açan bir döngü oluşturur. Böbrek hasarının ilerlediği durumlarda şu bulgular gözlemlenir:

  1. İdrarda protein ve alyuvar rastlanması
  2. Böbrek yetmezliği belirtileri
  3. Halsizlik ve aşırı susama
  4. Sık idrara çıkma ve fazla terleme

Hipertansiyona Neden Olan Faktörler ve Hastalıklar

Hipertansiyon, bazen sadece sistolik (büyük) tansiyonu, bazen de hem sistolik hem de diastolik (küçük) tansiyonu yükseltebilir. Tansiyon yüksekliğine zemin hazırlayan temel durumlar aşağıda tablolanmıştır:

Neden Kategorisiİlgili Durum ve Hastalıklar
Hormonal NedenlerAnjiyotensin hormonu bozuklukları, böbreküstü bezi sorunları, hormon dengesizlikleri
Sistemik HastalıklarBöbrek hastalıkları, sinir sistemi bozuklukları, kalp ve damar hastalıkları
Özel DurumlarGebelik süreci, doğum kontrol hapı kullanımı

Hipertansiyon Belirtileri ve Beyin Üzerindeki Sonuçları

Hipertansiyon belirtileri genellikle hasar gören organların işlev bozuklukları ile ortaya çıkar. Ancak belirtilerin hissedilmesi, teşhis aşamasında belirli bir gecikmenin yaşandığını gösterir. Özellikle beyin, gözün retina tabakası, kalp ve böbrekler en çok etkilenen bölgelerdir.

Nörolojik Belirtiler ve Riskler

Hipertansiyonun beyin üzerindeki etkileri sonucunda hastalar genellikle sabah uyandıklarında başın arka kısmında (oksipital bölge) yoğunlaşan bir ağrı hissederler. Bu ağrı öğlene doğru hafiflese de, günün her saatinde ve başın her yerinde görülebilir. Diğer yaygın belirtiler ve olası sonuçlar şunlardır:

  • Baş dönmesi ve kulak çınlaması
  • Beyin kanamaları ve felç riskleri
  • Hafıza bozuklukları ve kişilik değişiklikleri
  • Burun kanaması

Etiketler

Hipertansiyon nedirHipertansiyon

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kadircan Keskinbora

Prof. Dr. Kadircan Keskinbora

Prof. Dr. Kadircan KESKİNBORA, 6 Nisan 1959 tarihinde Mardin’de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini Mardin'de bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1982 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise SSK İstanbul Hastanesi Göz Kliniği'nde yapmış ve 1987 yılında Göz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.