Doktorsitesi.com

Hipertansiyon

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı
Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı
22 Ocak 2016561 görüntülenme
Randevu Al
  • Hipertansiyon, kan basıncının 140/90 mm Hg ve üzerine çıkması durumudur; diyabet hastalarında ise bu risk sınırı daha düşük olan 130/80 mm Hg seviyesinde kabul edilir.
  • Tedavi edilmeyen yüksek tansiyon; kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hayati risklere yol açarken, vücudun yüksek tansiyona alışması düşüncesi bilimsel temeli olmayan yanlış bir inanıştır.
  • Hastalığın yönetimi, tuz kısıtlaması ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliklerinin yanı sıra doktor kontrolünde uygulanan düzenli ilaç tedavisini kapsamaktadır.
Hipertansiyon
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hipertansiyon Nedir? Kan Basıncı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Hipertansiyon, damarlar içerisindeki kan basıncının normal seviyelerin üzerinde seyretmesi durumudur ve halk arasında yaygın olarak yüksek tansiyon adıyla bilinir. Kan basıncının ölçümlenmesinde iki temel parametre esas alınır: sistolik (büyük) tansiyon ve diyastolik (küçük) tansiyon. Tıp otoriteleri tarafından kabul edilen genel standartlara göre, yetişkin bireylerde ideal kan basıncı değeri 120 / 80 mm Hg (12/8) ve altı olarak tanımlanmaktadır.

Tansiyon Değerleri ve Klinik Sınıflandırma

Kan basıncı seviyeleri, bireyin sağlık durumunu takip etmek amacıyla belirli kategorilere ayrılmıştır. Bu kategoriler, müdahale gerekliliğini belirleyen kritik eşikleri temsil eder:

Tansiyon DurumuBüyük Tansiyon (Sistolik)Küçük Tansiyon (Diyastolik)
İdeal Değerler120 mm Hg ve altı80 mm Hg ve altı
Prehipertansiyon120 – 140 mm Hg80 – 90 mm Hg
Hipertansiyon140 mm Hg ve üzeri90 mm Hg ve üzeri

Prehipertansiyon (hipertansiyon öncesi durum) aşamasındaki bireylerin, tansiyonlarını düzenli olarak kontrol ettirmeleri hayati önem taşır. Ancak kan basıncı 140/90 mm Hg veya üzerine çıktığında, bu durum tıbbi olarak hipertansiyon kabul edilir ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak değerlendirilir.

Diyabet Hastalarında Tansiyon Sınırı

Kronik rahatsızlığı olan bireylerde risk yönetimi daha hassas kriterlere dayanmaktadır. Özellikle diyabet (şeker hastalığı) olan bireyler için yüksek tansiyon sınırı daha düşük tutulmuştur. Diyabet hastalarında kan basıncının 130/80 mm Hg (13/8) seviyesini aşmaması hedeflenir.

Hipertansiyonun Riskleri ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Hipertansiyon, vücutta sessizce ilerleyerek hayati organlara zarar verebilen ciddi bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmediği takdirde aşağıdaki yaşamı tehdit eden hastalıklar için önemli bir risk faktörü oluşturur:

  • Kalp krizi
  • Kalp yetersizliği
  • İnme (felç)
  • Böbrek yetersizliği

Toplumda sıkça karşılaşılan "vücudun yüksek tansiyona alışması" düşüncesi bilimsel bir temeli olmayan yanlış bir inanıştır. Yüksek tansiyon, vücut hissetse de hissetmese de organlar üzerinde tahribat yaratmaya devam eder.

Hipertansiyon Tedavi Yöntemleri

Hipertansiyon, modern tıbbın sunduğu imkanlarla kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavi süreci, hastanın genel durumuna göre doktor tarafından planlanır ve temel olarak iki ana başlıkta toplanır:

  1. İlaçsız Yöntemler (Yaşam Tarzı Değişiklikleri): Tuz tüketiminin kısıtlanması, sigaranın bırakılması ve düzenli egzersiz yapılması gibi uygulamaları kapsar.
  2. İlaç Tedavisi: Kan basıncını düzenleyen antihipertansif ilaçların kullanımıdır.

Hastanın klinik tablosuna göre en uygun tedavi yaklaşımı, uzman bir hekim tarafından belirlenmelidir.

Kaynak: Abbott Türkiye

Etiketler

Hipertansiyon nedirHipertansiyon neden olurYüksek tansiyon

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı, 1971 yılında Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Adana’da tamamlamasının ardından 1987 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başladı ve 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı. Dr. Kanadaşı, 1993 ile 1994 yılları arasında kısa bir dönem Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak yer aldı ve ardından Kardiyoloji ihtisasını 1994 ile 1999 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda tamamladı ve bu tarihten itibaren de aynı bölümde uzman doktor olarak görev almayı sürdürdü.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.