Doktorsitesi.com

Her Çocuk Aslında Yarar

Uzm. Psk. Arman Demirci
Uzm. Psk. Arman Demirci
9 Eylül 2019121 görüntülenme
Randevu Al
Her Çocuk Aslında Yarar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk Gelişiminde 'Yaramaz' Kelimesinin Görünmeyen Zararları

Çocuk eğitiminde sıklıkla kullanılan yaramaz kelimesi, aslında bir çocuğun potansiyeline zarar verebilecek derin anlamlar taşır. Canlı bir varlık, özellikle de gelişim çağındaki bir çocuk için bu sıfatın kullanılması, onun öz güven gelişimi üzerinde kalıcı izler bırakabilir. Her çocuğun kendine has bir potansiyeli vardır ve bu tür etiketlemeler, çocuğun kendini gerçekleştirme sürecini sekteye uğratır.

Kelimelerin Gücü: 'Yaramaz' Etiketi Öz Güveni Nasıl Zedeler?

Bir çocuğun hayatında en çok güvendiği kişilerin, başkalarının yanında veya doğrudan yüzüne karşı "bu yaramaz" demesi, çocuğun kendilik algısını olumsuz etkiler. İnsanlar, bir işe yaradıklarını hissettiklerinde daha mutlu, sağlıklı ve üretken olurlar. Öz güvenin büyük bir kısmı, çevremizin bizi nasıl tanımladığına dair algımızdan oluşur.

Ebeveynler ve eğitimciler tarafından sürekli eleştirilen çocuklar, bu durumu içselleştirerek gerçekten "yaramaz" olduklarına inanmaya başlarlar. Çocukların eksik görülen yönlerini sürekli yargılayarak dile getirmek, davranışı düzeltmek yerine sorunu derinleştirir. Beğenilmeyen davranışların çözümü, çocuğu etiketlemekten değil, doğru iletişim yöntemlerini benimsemekten geçer.

Sözlük Anlamı ve İletişim Hataları

Türk Dil Kurumu'na göre yaramaz kelimesinin ilk anlamı "bir işe yaramayan", ikinci anlamı ise "söz dinlemeyen, uslu durmayan" şeklindedir. Cansız varlıklar için sorun teşkil etmeyen bu tanım, bir birey için kullanıldığında onur kırıcı olabilir. Özellikle söz dinleme beklentisi, çocuğun o anki bağlamı (oyun oynaması, çizgi film izlemesi vb.) göz ardı edilerek dayatılmamalıdır.

Sağlıklı İletişim İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler:

  • Zamanlama: Çocuğun odaklandığı bir aktiviteyi aniden bölmek yerine uygun zamanı bekleyin.
  • Üslup: İmalı ve yargılayıcı konuşmak yerine net ve saygılı bir dil kullanın.
  • Yaşa Uygunluk: Beklentilerinizi çocuğun gelişimsel düzeyine göre belirleyin.

Keşfetme Arzusu 'Uslu Durmak' Kavramına Karşı

Toplumumuzda uslu durmak, genellikle çocuğun hiç hareket etmemesi ve hiçbir şeye karışmaması olarak algılanır. Oysa dünyayı keşfetmek, bir çocuğun en doğal ihtiyacıdır. Akademik başarı ve girişimcilik gibi özelliklere imrenirken, çocuğun bu becerileri kazanması için gereken hareket alanını kısıtlamak büyük bir çelişkidir.

Davranış TürüYaklaşım Biçimi
Keşif Amaçlı DağınıklıkSabır gösterilmeli ve desteklenmeli
Bilinçli Zarar VermeDavranış sorunu olarak ele alınmalı
Fiziksel HareketlilikZaman ve mekan uyumuyla serbest bırakılmalı

Yasaklar Yerine Sınırlar ve Deneyimleme

Çocukların hayatını katı yasaklarla çevrelemek, merak duygusunu köreltir veya yasaklanan şeyi daha cezbedici hale getirir. Çocuğun bir kağıda ne çizeceğine veya oyuncağıyla nasıl oynayacağına müdahale etmek, onun yaratıcılığını kısıtlar. Fiziksel güvenlik sağlandığı sürece, çocuğun hata yapmasına ve bu hatadan ders çıkarmasına izin verilmelidir.

Sonuç: Sağlıklı Bir Gelecek İçin Meraka Destek

Çocuğun dokunması, koklaması, düşmesi ve yanlış yapması birer öğrenme sürecidir. Bizim "yaramazlık" olarak adlandırdığımız eylemler aslında insan doğasının bir parçasıdır. Çocukları belirli kalıplara sokmaya çalışmak, gelişimlerinin önündeki en büyük engeldir.

Ebeveynler olarak görevimiz, çocuk düşmesin diye onu sürekli tutmak değil, düştüğünde yanında olacağımızı hissettirmektir. Sınırlar elbette olmalıdır; ancak tüm çekmeceleri yasaklamak yerine sadece tehlikeli olanlar için önlem alıp diğerlerini keşfe açmak, sağlıklı ve öz güvenli bireyler yetiştirmenin anahtarıdır.

Etiketler

YaramazYaramazlıkÇocuk gelişmiYaramaz çocuksöz dinlemeyenuslu durmayan

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Arman Demirci

Uzm. Psk. Arman Demirci

Ufuk Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2012 yılında mezun oldum. Yine Ufuk Üniversitesi'nde Gelişim Psikolojisi alanında yüksek lisansımı tamamlayarak Uzman unvanını aldım. Lisans eğitiminden itibaren hep çocuklarla çalışmak istemiştim. Uzman olduktan sonra da eğitimlerimi ve okumalarımı çocuk gelişimi üzerinde yoğunlaştırdım. 2018 yılına kadar özel bir özel eğitim merkezinde özel eğitime muhtaç çocuklarla çalıştıktan sonra kendi ofisimde oyun terapisine devam ettim.
Şu anda Çankaya'daki ofisimde oyun terapisi ve ebeveyn danışmanlığı hizmetlerini veriyorum. Online terapi de yapıyorum. Oyun terapisi online terapiye uygun olmadığından sadece ebeveyn danışmanlığı hizmetini online olarak veriyorum.
Hem sosyal medya hesabımdan hem de internet sitemden oyun terapisi ve genel olarak çocuk ve aile ile ilgili haftalık yazılarımı paylaşıyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.