HEMOROİD (BASUR, MAYASIL) HASTALIĞI GÜNCEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ
- Hemoroid, makat bölgesindeki damarların şişmesiyle oluşan ve özellikle kronik kabızlık, aşırı ıkınma ile hamilelik gibi faktörlerle tetiklenen bir sağlık sorunudur.
- Hastalık doğrudan kansere yol açmasa da belirtileri bağırsak kanseriyle benzerlik gösterdiği için doğru teşhis amacıyla mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır.
- Tedavi süreci hastalığın evresine göre değişiklik göstermekte olup; diyet düzenlemesinden lazer uygulamalarına, ileri seviyelerde ise cerrahi müdahalelere kadar farklı yöntemler kullanılmaktadır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Hemoroid (Basur) Nedir?
Hemoroid, halk arasında bilinen adıyla basur veya mayasıl, makat bölgesinde doğuştan var olan damar ağlarının şişmesi, büyümesi, sarkması ve kanamaya yol açmasıyla karakterize bir hastalıktır. Özellikle genç erişkin olarak adlandırılan 20-40 yaş grubundaki her dört kişiden birinde bu sağlık sorununa rastlanmaktadır. Klinik olarak hemoroid, bacaklarda görülen varislerin makat bölgesinde oluşan bir türü olarak tanımlanabilir.
Hemoroid Hastalığının Nedenleri Nelerdir?
Hemoroidin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, makat çevresindeki toplardamarlarda basınç artışına ve damarların genişlemesine yol açan bazı faktörler mevcuttur. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilir:
- Kronik kabızlık ve büyük tuvalet esnasında aşırı ıkınma,
- Tuvalette uzun süre oturma alışkanlığı,
- Hamilelik süreci ve uzun süre ayakta durmayı gerektiren yaşam biçimi,
- Bazı genetik hastalıklar ve sık ishal olma durumu,
- Dışkı yumuşatıcı ilaçların bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı.
Hemoroid Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Hemoroid hastalığı, yerleşim yerine ve şiddetine göre farklı semptomlar gösterebilir. Makat bölgesinde ağrılı veya ağrısız şişlik, akıntı, açık kırmızı renkli kanama ve kaşıntı en sık görülen belirtilerdir.
İç hemoroidler genellikle ağrısız seyrederken, dış hemoroidlerde kanın pıhtılaşması (tromboze olma) sonucu ani şişlikler ve buna eşlik eden şiddetli ağrılar görülebilir.
Hemoroid Hastalığı Kansere Yol Açabilir mi?
Bu konuda net bir ifade kullanmak gerekirse; hemoroidlerin kansere dönüşmesi mümkün değildir. Ancak hayati önem taşıyan nokta, bağırsak kanseri ile hemoroid hastalığının bulgularının birbiriyle karışabilmesidir. Bu benzerlik, kanserin erken tanısında gecikmelere yol açabilir. Bu nedenle dışkılama alışkanlığında meydana gelen en küçük bir değişiklikte vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır.
Hemoroid Tanısı Nasıl Konmaktadır?
Uzman bir hekim tarafından yapılan fiziksel muayene ile makat bölgesindeki şişlikler kontrol edilerek dış hemoroid tespiti yapılabilir. Tanı sürecinde izlenen adımlar şunlardır:
- Rektal Muayene: Kanama yapan olası kanser hastalıklarının dışlanması için uygulanır.
- Rektoskopi: İç hemoroid şüphesi durumunda makat bölgesinin daha net incelenmesini sağlar.
- Ayırıcı Tanı: Dışkılama sırasında ve sonrasında devam eden ağrıların, hemoroid ile sıkça karıştırılan anal fissür (makat çatlağı) olup olmadığı ayırt edilir.
Hemoroid Hastalığının Modern Güncel Tedavisi
Başarılı bir tedavi için öncelikle anal fissür, rektum veya bağırsak kanseri gibi kanama yapan diğer nedenler dışlanmalı ve hastalığın evrelemesi doğru yapılmalıdır. Hemoroid tedavisi, hastalığın seviyesine göre ameliyatsız veya ameliyatlı yöntemlerle gerçekleştirilir.
| Hastalık Evresi | Tedavi Yöntemleri |
|---|---|
| Evre 1 | Diyet düzenlemesi, dışkılama alışkanlığının düzeltilmesi, sıcak su oturma banyoları, ilaç, krem ve fitil kullanımı. |
| Evre 2 ve 3 | Lazer, bant ligasyon (bağlama), skleroterapi (iğne tedavisi) ve infrared koagülasyon. |
| Evre 4 | Cerrahi girişimler (Ameliyat). |
Evre 2 ve 3'te uygulanan yöntemler, yatış gerektirmeden ayaktan, kısa sürede ve yüksek başarı oranlarıyla uygulanmaktadır. Özellikle bantlama (bant ligasyon) yöntemi, şiddetli ağrılara yol açmaması için mutlaka tecrübeli doktorlar tarafından yapılmalıdır. Evre 4 vakalarda ise cerrahi müdahale kaçınılmazdır. Longo yöntemi olarak bilinen asma tekniği ile hastalar, ameliyat sonrası oldukça konforlu ve ağrısız bir iyileşme dönemi geçirmektedir.

