Doktorsitesi.com

HAYIR DİYEMEMEK

Aile Danışmanı Gülsün İcik Yılmaz
Aile Danışmanı Gülsün İcik Yılmaz
28 Ağustos 202490 görüntülenme
Randevu Al
HAYIR DİYEMEMEK Gerekli yerlerde ‘Hayır’ diyebilmenin pek çoğumuz için kolay olmadığı bilinmektedir. ‘Hayır’ diyebilme becerisinin, çevresel ve kültürel faktörlerle zaman zaman ilişki içerisinde olduğu gözlemlenebilir. Bununla beraber toplumsal cinsiyet rolleri de kendimizi ifade etmemizi engelleyebilecek olan faktörler arasındadır. Küçük yaşlardan itibaren insanların ne düşündüğüyle çok fazla ilgilenmek ve insanları hoşnut edecek tavırlar sergilemek noktasında yönlendirilmek insanların yetişkin hayatlarında da “hayır” diyebilmesine engel olabilmektedir.
HAYIR DİYEMEMEK
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hayır Diyememek: Psikolojik ve Sosyal Temeller

Hayır diyebilme becerisi, bireylerin kişisel sınırlarını koruması adına kritik bir öneme sahip olsa da pek çok kişi için bu kelimeyi kullanmak oldukça güçtür. Bu zorluğun temelinde çevresel ve kültürel faktörlerin yanı sıra toplumsal cinsiyet rollerinin de etkisi olduğu gözlemlenmektedir. Kendimizi ifade etmemizi engelleyen bu unsurlar, bireyin sosyal yaşamdaki duruşunu doğrudan şekillendirmektedir.

Hayır Diyememenin Kökenleri ve Toplumsal Etkiler

İnsanların çocukluk dönemlerinden itibaren çevresindekileri hoşnut etmeye yönelik yönlendirilmesi, yetişkinlikte ciddi bir engel teşkil edebilir. Başkalarının ne düşündüğüne aşırı odaklanmak, bireyin kendi ihtiyaçlarını geri plana atmasına neden olur. Bu süreçte etkili olan temel faktörler şu şekilde sıralanabilir:

  • Kültürel beklentiler ve toplumsal uyum zorunluluğu,
  • Toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde şekillenen davranış kalıpları,
  • Küçük yaşlarda başlayan başkalarını memnun etme odaklı yetiştirilme tarzı.

Hayır Deme Becerisi Nasıl Kazanılır?

Bu sorunla başa çıkmanın ilk adımı, "hayır" kelimesinin her zaman olumsuz bir anlam taşımadığını idrak etmektir. Hayır demeyi kötü veya kaba bir tavır olarak nitelendirmek yerine, bu eylemin en az "evet" kadar gerekli ve sağlıklı olduğuna odaklanmak gerekir. Unutulmamalıdır ki; bir isteği geri çevirmek veya kabul etmek, tek başına bir insanı iyi ya da kötü olarak tanımlamaz.

İrrasyonel Düşünceler ve Kaygı ile Başa Çıkma

Pek çok kişi, hayır dediğinde çeşitli kaygılardan ötürü olumsuz sonuçlarla karşılaşacağına dair irrasyonel düşünceler geliştirmektedir. Bu ön kabulleri yıkmak için gündelik hayatta küçük pratikler yaparak kendimize alan açabiliriz. Hayır demeyi normalleştirmek, sağlıklı bir iletişim kurmanın ve kişisel sınırları belirlemenin en temel adımıdır.

KavramYaklaşım Biçimi
EvetGerektiğinde onay vermek kadar doğaldır.
HayırKişisel sınırları korumak için en az evet kadar gereklidir.
KaygıHayır demenin olumsuz sonuçlanacağına dair geliştirilen ön kabuldür.

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Gülsün İcik Yılmaz

Aile Danışmanı Gülsün İcik Yılmaz

1981 yılında Fransa’nın Bourg-en-Bresse kentinde doğdum. Altı çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak, ilkokul birinci sınıf eğitimimi Fransa’da tamamladım. 1988 yılında Türkiye’ye döndükten sonra eğitimime Yozgat’ta devam ettim. Yozgat Sağlık Meslek Lisesi Anestezi bölümünden mezun olduktan sonra meslek hayatıma Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon bölümünde başladım. Altı yıl süren bu görevimin ardından Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’ne atandım ve Bursa’ya yerleştim.

17 yıllık sağlık sektörü deneyimim boyunca eğitim hayatım kesintisiz devam etti. İnsan davranışları, bilinçaltı süreçler, inanç sistemleri ve bireysel farkındalık konularına duyduğum ilgi beni sosyal hizmet, çocuk gelişimi ve psikolojik danışmanlık gibi lisans ve yüksek lisans alanlarında akademik eğitimler almaya yöneltti. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik yüksek lisans eğitimim kapsamında hazırladığım tez çalışmasında, “destek alan çocuklarda masalların depresyon ve anksiyete üzerindeki etkisi” konusuna odaklandım.

Mesleki gelişimim süresince:
• Masal anlatıcılığı ve çocukla sözel iletişim alanlarında yapılandırılmış eğitimler aldım,
• Psikanalitik kuramlar ve oyun temelli gelişimsel destek programları üzerine çalıştım,
• Milli Eğitim Bakanlığı onaylı 450 saatlik Aile Danışmanlığı eğitimini tamamladım.

Tüm bu birikimlerimi, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremin ardından yayımladığım “Travma Sonrası Stres Bozukluğu İçin İyileştirici Masallar El Kitabı” ile kalıcı bir katkıya dönüştürme fırsatı buldum. Bu eser, özellikle çocuklarla çalışan meslek elemanlarına destek sağlayacak bir kaynak olarak hazırlandı.

2019 yılından bu yana eşimle birlikte kurduğumuz Holistik Yaşam çatısı altında bireylerin ruh, beden ve zihin bütünlüğünü destekleyen gelişim odaklı çalışmalar yürütüyorum. Yazdığım kitaplar, verdiğim seminerler ve yürüttüğüm atölye çalışmalarıyla bilgimi topluma aktarmaya devam ediyorum.



Misyonum

Bireylerin yaşamlarında farkındalık geliştirerek içsel kaynaklarını keşfetmelerine ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine destek olmak. Çocukların gelişimini destekleyen masallar ve hikâyeler yazarak topluma katkıda bulunmak.

Vizyonum

Ruh, beden ve zihin bütünlüğüne dayalı bütüncül bir yaklaşımla öğrendiğim bilgileri yazılı eserler, seminerler ve eğitimlerle daha geniş kitlelere ulaştırmak.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.