Günlük Yaşamın Psikopatolojisi- Sigmund Freud

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Psikanalitik Bakış Açısıyla Parapraksi: Hataların Arkasındaki Gerçek
Sigmund Freud, her olayın bir nedeni olduğunu savunan determinist bir bakış açısına sahiptir. Günlük yaşantımızda basit ve tesadüfi olarak gördüğümüz detayların aslında sanıldığından çok daha derin anlamlar taşıdığını savunur. Freud’a göre, unutmalar ve sürçmeler, bastırılmış psişik materyali temsil eden ve bilinçten uzaklaştırılmasına rağmen kendini ifade etme kapasitesini koruyan unsurlardır.
Freud, bu fenomenleri tanımlamak için Parapraksi terimini kullanmıştır. Parapraksi; bastırılmış bilinçdışı süreçlerin ve güdülenmiş arzuların; dil sürçmesi, isim unutma veya kalem sürçmesi gibi yollarla gün yüzüne çıkmasıdır. Bu durumlar, bireyin farkında olmadığı içsel çatışmaların dışa vurumu olarak kabul edilir.
Özel İsimleri Unutmanın Psikolojik Nedenleri
Bir kişinin adının unutulması, genellikle o ismi bastırmaya yönelik bir dürtüden kaynaklanır. Bu unutma eylemi, hoşa gitmeyen bir durumla veya o ismin hatırlatacağı olumsuz bir olayla ilişkilidir. Freud, bir ismin tahrif edilmesinin de onu unutmakla aynı anlama geldiğini belirtir.
İsim unutma süreçlerinde şu mekanizmalar işleyebilir:
- Cinsel İstek ve Bastırma: Bir kadına duyulan cinsel ilgi, evlilik sonrası aldığı soyadının unutulmasına yol açabilir.
- Saldırganlık: Bir başkasına karşı duyulan öfke veya saldırganlık hissi isim unutmaya neden olabilir.
- Yer Değiştirme: Kayıp isimlerin yeniden üretilmesi gereken süreçte zihin yer değiştirme yapar ve kişi yanlış bir ismi hatırlar.
Önemli Olayların Unutulması ve Bastırma
Önemli olayların hatırlanamaması da doğrudan bastırma mekanizmasıyla ilgilidir. Freud, bu duruma kendi hayatından bir örnek vererek eski bir hastasını hatırlamakta güçlük çektiğini anlatır. Uzun bir düşünme sürecinden sonra, bu hastanın yanlış teşhis sonucu öldüğünü hatırlar. Bu olay Freud’da huzursuzluk yarattığı için zihin tarafından bastırılmış ve hatırlanması oldukça güçleşmiştir.
Dil Sürçmeleri ve Bilinçdışı Arzular
Dil sürçmeleri, kişinin amaçladığından farklı bir kelime söylemesiyle baskılanan bilinçdışı öğenin bilince çıkmasıdır. Bu durum, zihindeki gizli özdeşleşmelerin bir sonucu olabilir. Örneğin, bir hastanın annesini ararken ona "hala" diye hitap etmesi, bu iki figürün bilinçdışında özdeşleştiğini gösterir.
Dil sürçmelerine dair çarpıcı bir örnek, maddi zorluklar yaşayan bir kadının Freud'a "Lütfen bana büyük haplar (pills) vermeyin çünkü onlara izin veremem (afford)" demesidir. Kadın burada aslında "fatura" (bills) demek istemiş, ancak zihnindeki ekonomik kaygı dil sürçmesi olarak tezahür etmiştir.
Kalem Sürçmeleri ve Yazılı Hatalar
Kalem sürçmeleri, yazılı iletişimde bastırılan düşüncelerin açığa çıkmasıdır. Freud, bir arkadaşının sevdiği kadına yazdığı mektuptan bahseder. Arkadaşı, kadının bir başkasıyla mutlu olması fikrinden hoşlanmadığı için mektubunda "Umarım hepiniz iyi ve mutsuzsunuzdur" yazmıştır. "Mutlusunuzdur" yerine "mutsuzsunuzdur" yazılması, bastırılan gerçek duygunun dışa vurumudur.
Eşyaların ve Nesnelerin Unutulması
Günlük hayatta sıkça karşılaşılan eşya kaybetme veya unutma durumları, sembolik anlamlar taşıyabilir. Freud’a göre nesnelerin unutulması şu şekilde yorumlanabilir:
| Durum | Olası Bilinçdışı Neden |
|---|---|
| Nikah yüzüğünün sürekli yanlış yere konması | Evlilikle ilgili bastırılmış sıkıntılar |
| Kadının yüzüğünü takmayı unutması | İlişkideki içsel çatışmalar veya mutsuzluklar |
| Anahtar veya kişisel eşyaların kaybı | O yere veya kişiye dair duyulan gizli direnç |
Sonuç olarak Freud, bu küçük hataların hiçbirinin tesadüf olmadığını, her birinin bilinçdışına açılan bir kapı olduğunu savunmaktadır.






