Doktorsitesi.com

Glokom ve görülme sıklığı

Prof. Dr. Zeki Tunç
Prof. Dr. Zeki Tunç
20 Kasım 2009844 görüntülenme
Randevu Al
Glokom ve görülme sıklığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sinsi Bir Tehlike: Glokom Nedir?

Glokom, göz içi basıncının yükselmesine bağlı olarak görme sinirinin (optik sinir) geri dönüşümsüz şekilde hasar görmesidir. Bu hastalığın en kritik özelliği, başlangıç döneminde hiçbir belirti göstermemesidir. Dünyadaki en önemli körlük nedenlerinden biri olarak kabul edilen glokom, erken teşhis ve uygun tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilir ve görme yetisi korunabilir.

Glokomun üç temel kardinal bulgusu şunlardır:

  • Göz tansiyonunda yükseklik
  • Görme alanında daralma
  • Görme sinirinde çöküklük

Bu sinsi hastalığa karşı her bireyin dikkatli olması gerekir. Göz doktoruna hangi sebeple gidilirse gidilsin, mutlaka göz tansiyonu ölçümü talep edilmelidir.

Glokom Görülme Sıklığı ve Risk Faktörleri

Glokom bebeklerde ve çocuklarda nadir görülse de, yaş ilerledikçe risk ciddi oranda artmaktadır. Özellikle 40 yaş üstü bireylerde görülme sıklığı %5 seviyelerine kadar çıkabilmektedir.

Hastalık için risk grubunda olanlar:

  • Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar (Kalıtsal geçiş söz konusu olabilir).
  • Miyop veya ileri derecede hipermetrop olan hastalar.
  • Diyabet (şeker hastalığı) veya hipertansiyonu olanlar.
  • 40 yaş ve üzerindeki tüm bireyler.

Glokom Tipleri ve Özellikleri

Klinik pratikte en sık karşılaşılan glokom tipleri şunlardır:

1. Açık Açılı Glokom

En sık görülen tip olup vakaların %90'ından fazlasını oluşturur. Göz içi sıvısının dışa süzüldüğü trabeküler ağdaki tıkanıklık nedeniyle oluşur. Genellikle her iki gözü birden etkiler ve hasta görme kaybını fark ettiğinde optik sinir liflerinde ağır hasar çoktan meydana gelmiş olur.

2. Kapalı Açılı Glokom

Gözün ön kamerasındaki darlık nedeniyle sıvı akışının tamamen bloke olmasıdır. Ani başlayan şiddetli göz ağrısı ve bulanık görme ile karakterizedir. Saatler içinde kalıcı körlüğe yol açabileceği için acil tıbbi müdahale gerektirir.

3. Normotansif Glokom (Normal Basınçlı Glokom)

Göz tansiyonu normal sınırlarda ölçülmesine rağmen, optik sinir liflerinde hasar oluşması durumudur. Bu hastalarda tedavi, göz içi basıncını normalin de altına çekerek sinir liflerini korumayı hedefler.

Glokomun Göz Üzerindeki Hasarları

Göz içindeki basınç artışı, beyinden gelen ve retinada sinir liflerine dönüşen optik sinirin sıkışmasına ve beslenmesinin bozulmasına neden olur. Beslenemeyen sinir lifleri zamanla ölür. Bu süreçte yaşanan değişimler şöyledir:

Hasar AşamasıEtkilenen BölgeSonuç
BaşlangıçPeriferik (Çevresel) AlanlarÇevresel görme kaybı
İlerlemeOptik Disk (Sinir Girişi)Diskte çökme ve çanaklaşma
İleri EvreSantral (Merkezi) AlanlarMerkezi görme kaybı ve körlük

Tanı ve Muayene Bulguları

Glokom tanısında kapsamlı bir göz muayenesi hayati önem taşır. Muayene süreci şu aşamaları kapsar:

  • Anamnez: Ailede glokom öyküsünün varlığı sorgulanır.
  • Görme Keskinliği: Merkezi görmedeki bozulmalar tespit edilir.
  • Tonometri (Göz Tansiyonu Ölçümü): Hava püskürtmeli veya aplanasyon yöntemiyle ölçüm yapılır. Genellikle 20 mmHg üst sınır kabul edilir.
  • Pakimetri (Kornea Kalınlığı): Kornea kalınlığı ölçülerek, yanıltıcı yüksek veya düşük tansiyon sonuçları analiz edilir (Standart 550 mikrondur).
  • Gonyoskopi: Göz sıvısının dışa akım kanalları ve iridokorneal açı incelenir.
  • Fundus Muayenesi: Optik sinir hasarı ve optik diskteki objektif değişiklikler araştırılır.
  • Görme Alanı Testi: Periferik ve santral görüşteki kayıplar bilgisayar yardımıyla analiz edilir. Bu testin her 6 ayda bir tekrarlanması, tedavinin başarısını takip etmek açısından kritiktir.

Etiketler

GözGöz dibi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Zeki Tunç

Prof. Dr. Zeki Tunç

Doç Dr. Zeki TUNÇ, 1 Ocak 1961 tarihinde Düzce'de doğmuştur. 1979 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakülte'sinde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1988 yılında ise Pierre et Marie Curie Üniversitesi PARIS Vl'da Oftalmoloji İhtisasına başlamış, Necker ve Laennec Tıp Fakültesi hastaneleri ve Centre National d'Ophtalmologie des Quinze Vingts PARIS'de asistan olarak görev yapmıştır. Asistanlık dönemindeki başarıları nedeniye PARIS XII Üniversitesi'nde "Chef de Clinique" olarak Refraktif Cerrahi (miyopi, hipermetropi ve astigmatizma tedavisi) Sorumlusu sıfatıyla görev yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.