Doktorsitesi.com

MULTİFOKAL GÖZİÇİ LENSLERİ

Prof. Dr. Üzeyir Günenç
Prof. Dr. Üzeyir Günenç
25 Temmuz 2016436 görüntülenme
Randevu Al
MULTİFOKAL GÖZİÇİ  LENSLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Multifokal Göz İçi Lensleri (MGİL) Nedir?

Multifokal göz içi lensleri (MGİL), katarakt cerrahisi sonrasında hastaların uzak ve yakın mesafeleri gözlüksüz görebilmelerini sağlamak amacıyla geliştirilmiş ileri teknoloji optik ürünlerdir. Standart monofokal lenslerin aksine, bu lensler ışığı farklı odak noktalarına dağıtarak geniş bir görüş derinliği sunar. Günümüzde farklı optik prensiplere sahip multifokal lens seçenekleri bulunmakta olup, her tasarımın kendine özgü avantaj ve dezavantajları mevcuttur.

Optik Tasarımlar: Difraktif ve Refraktif Lensler

Multifokal lens teknolojisi temel olarak iki ana optik prensibe dayanır: difraktif ve refraktif tasarımlar. Bu tasarımlar ışığın göz içinde nasıl odaklandığını belirler.

Difraktif Tasarımlı Lensler

Difraktif lensler, ışığı kırma prensibiyle çalışan konsantrik halkalardan oluşur ve pupil (göz bebeği) genişliğinden bağımsız olarak iki ana odak noktası sağlar.

  • Işık Dağılımı: Genellikle ışığın %41'i uzak, %41'i yakın görüş için kullanılır; %18'lik bir kısım ise ışık kaybı olarak kabul edilir.
  • Öne Çıkan Modeller: Cee-On 811E, Tecnis ZM 001-900 ve AcrySof ReSTOR bu grubun önemli temsilcileridir.
  • Avantajları: Parlak ışıkta yakın görme performansı yüksektir ve gece sürüşlerinde halo (ışık halkası) şikayeti daha azdır.

Refraktif Tasarımlı Lensler

Refraktif lensler, farklı kırıcılık güçlerine sahip dairesel bölgeler (zonlar) içerir. Işığın büyük bir kısmı uzak görüşe ayrılırken, ara mesafe görüşünde daha başarılıdırlar.

  • Işık Dağılımı: Işığın %50'si uzak, %37'si yakın ve %13'ü ara mesafe için optimize edilmiştir.
  • Öne Çıkan Modeller: AMO Array, ReZoom ve M-Flex bu kategoride yer alır.
  • Avantajları: Loş ışıkta yakın görme başarısı ve gün ışığında keskin uzak görüş sağlar.
ÖzellikDifraktif TasarımRefraktif Tasarım
Yakın GörüşÇok İyi (Parlak Işıkta)İyi (Loş Işıkta)
Ara MesafeOrtaÇok İyi
Işık Dağılımı50:50 (Yaklaşık)Uzak Dominant
Gece GörüşüDaha Az HaloDaha Belirgin Halo

Hasta Seçimi ve Başarı Kriterleri

Multifokal lens uygulamasında başarının en kritik anahtarı doğru hasta seçimidir. Her hasta bu lensler için uygun bir aday olmayabilir. İdeal adaylar şu özelliklere sahip olmalıdır:

  • Düşük Astigmatizma: Preoperatif dönemde 1.5 D’den az astigmatizması olanlar.
  • Sağlıklı Göz Yapısı: Belirgin korneal opasite, glokom, diyabetik retinopati veya makula patolojisi bulunmayanlar.
  • Motivasyon: Aktif bir yaşam biçimine sahip ve gözlükten kurtulma motivasyonu yüksek olan bireyler.

Uygun Olmayan Adaylar: Gece yoğun araç kullananlar, aşırı mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip olanlar ve ciddi fundus patolojisi bulunan hastalar bu cerrahi için riskli gruptadır.

Fotik Fenomenler ve Kontrast Sensitivite

MGİL implantasyonu sonrası bazı hastalar halo (ışık halkası) ve kamaşma gibi fotik fenomenlerden şikayet edebilir. Ayrıca, ışığın bölünmesi nedeniyle kontrast sensitivitede (renklerin ve gölgelerin netliği) monofokal lenslere oranla bir miktar azalma görülebilir.

Önemli Not: 1 D üzerindeki astigmatizma, halo şikayetlerini artırabilir. Bu durumlarda cerrahi sonrası refraktif girişimler gerekebilir.

Mix & Match Konsepti

Son yıllarda popülerleşen "Mix & Match" yaklaşımı, bir göze difraktif, diğer göze refraktif lens yerleştirilmesini hedefler. Bu yöntemle:

  1. Her iki tasarımın avantajları birleştirilir.
  2. Uzak, yakın ve ara mesafe görüşü optimize edilir.
  3. Gözlükten tamamen kurtulma oranı %100'e yaklaşır.
  4. Fokus derinliği ve kontrast sensitivite artırılır.

Sonuç

Multifokal göz içi lensleri, uygun hastaya deneyimli bir cerrah tarafından uygulandığında %80-90 oranında gözlüksüz bir yaşam sunar. Başarı için biyometrik ölçümlerin hassasiyeti, emetropi hedefi ve hastanın beklentilerinin gerçekçi bir şekilde yönetilmesi esastır.

Etiketler

Kontakt lens intoleransı ne demekGörme bozuklukları ve tedavisiKontakt lensGöz hastalıklarıGözde katarak nasıl oluşur

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Üzeyir Günenç

Prof. Dr. Üzeyir Günenç

Prof. Dr. Üzeyir GÜNENÇ, 1957 yılında Salihli’de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1982 yılında tamamlamıştır. İhtisasını ise 1986-1990 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yapmış ve Göz Hastalıklaı Uzmanı olmuştur. Uzmanlığının ardından 1992 yılında Londra Great Ormond Street Hospital’da Pediatrik Oftalmoloji alanında eğitim almıştır. 1996 yılında ise ABD’ye giderek Rochester/Minnesota Mayo Klinik’te “Gözün Ön Segment Hastalıkları” alanında çalışmalara imza atmıştır. Türkiye’de ise Oftalmoloji alanında özellikle cerrahi uygulamalarda birçok önemli çalışmalar yapmıştır.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.