Doktorsitesi.com

Girişimsel Tümör Tedavisi

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat
Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat
13 Ağustos 2025158 görüntülenme
Randevu Al
Girişimsel radyolojide özellikle karaciğer tümörünün tedavisine yönelik farklı yaklaşımlar gelişmektedir. Bunlar genel olarak ablasyon tedavisi olarak isimlendirilir. Bu tedavilerden biri radyofrekans ablasyon uygulamasıdır. Bu işlemde görüntüleme eşliğinde bir iğne yardımıyla ilgili organa ve tümöre ulaşılır. Tümör radyofrekans enerji (60-100 derecelik bir ısı) ile yok edilir. Benzer bir prosedürle tümöre mikrodalga ablasyon tedavisi de uygulanabilir. Ayrıca tümör doldurularak da yok edilebilir. Bu işleme de kriyoablasyon adı verilir. Uygun hastalarda karaciğer kanserine ek olarak böbrek, akciğer ve kemik tümörlerine de uygulanabilir. Girişimsel tümör tedavisi esnasında vücutta herhangi bir kesi yapılmaz. Tedavi ince bir iğne ile vücuda girerek gerçekleştirilir. Girişimsel radyolojide tümör tedavisinde sahip olduğumuz diğer önemli seçenekler TARE ve TAKE’dir. Bu tedaviler ile kemoterapi veya radyoterapi ilacı damar yoluyla doğrudan tümöre uygulanabilir.
Girişimsel Tümör Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Girişimsel Tümör Tedavisi Nedir ve Hangi Tümörlere Uygulanır?

Girişimsel tümör tedavisi, modern tıbbın sunduğu görüntüleme teknikleri eşliğinde gerçekleştirilen, cerrahi kesi gerektirmeyen etkili bir yöntemdir. Bu tedaviler kapsamında kullanılan radyofrekans ablasyon, mikrodalga ablasyon ve kriyoablasyon yöntemleri, özellikle karaciğerdeki 3 cm’nin altındaki tümörlerde öncelikli olarak tercih edilmektedir. Küçük boyutlu tümörlerde başarı oranı ve tümörün tamamen yok edilme şansı oldukça yüksektir.

Tümör Boyutuna Göre Tedavi Etkinliği

Ablasyon tedavilerinin başarısı, doğrudan tümörün çapı ve sayısı ile ilişkilidir. Tedavi planlamasında şu kriterler göz önünde bulundurulur:

  • 0-3 cm arası tümörler: Tedavinin en başarılı olduğu gruptur; tümörün tamamen yok edilme şansı çok yüksektir.
  • 3-5 cm arası tümörler: Tedavinin etkinliği bir miktar düşer; ancak uygun hastalarda yüzde 70 oranında kontrol altına alma, küçültme veya yok etme başarısı sağlanabilir.
  • 5 cm üzerindeki tümörler: Başarı oranı düşüktür; genellikle farklı tedavi seçenekleri değerlendirilir veya ablasyon işlemi TAKE gibi yöntemlerle kombine edilir.
  • Tümör Sayısı: Tümör karaciğerin çok sayıda noktasındaysa bu tedaviler tercih edilmez. Ancak tek bir odak varsa veya sayı 3-4’ü geçmiyorsa ablasyon önemli bir seçenektir.

Ablasyon Tedavisi Uygulanan Organlar ve Kanser Türleri

Girişimsel kanser tedavileri en sık karaciğer tümörlerine yönelik uygulanmakla birlikte, geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bu yöntemlerle aşağıdaki organlardaki tümörleri ameliyatsız tedavi etmek mümkündür:

  • Böbrek tümörleri
  • Akciğer tümörleri
  • Kemik tümörleri

Ayrıca, daha önce tedavi edilmiş ancak tümörü nüks etmiş hastalarda, hastayı tekrar ameliyat riskine sokmamak adına ablasyon yöntemlerine başvurulabilir. Yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahip olan radyofrekans ablasyon, bu alanda en sık ve en uzun süredir kullanılan yöntemdir.

Ablasyon Tedavileri Nasıl Uygulanır?

Ablasyon işlemleri, geleneksel cerrahiden farklı olarak ameliyathanede değil, girişimsel radyoloji ünitesinde gerçekleştirilir. İşlem süreci şu aşamalardan oluşur:

  1. Anestezi: Hastaya genellikle genel anestezi yerine lokal anestezi uygulanır ve sedasyon verilerek konfor sağlanır.
  2. Konumlandırma: Yaklaşık 1-2 mm kalınlığındaki ince bir ablasyon iğnesi, ultrason veya tomografi eşliğinde doğrudan tümörün içine yerleştirilir.
  3. Uygulama: Enerji kaynağı iğne aracılığıyla tümöre iletilir; işlem ortalama 10-15 dakika içinde tamamlanır.
  4. Taburculuk: İşlem sonrası hasta bir süre gözlem altında tutulur ve genellikle hastanede yatış gerektirmeden aynı gün taburcu edilir.
ÖzellikAblasyon Tedavisi Detayları
İşlem Süresi10 - 15 Dakika
Kesi DurumuKesi yok, 1-2 mm iğne girişi
Anestezi TipiLokal anestezi ve sedasyon
Hastanede YatışGenellikle gerekmez (Aynı gün taburcu)
Görüntüleme DesteğiUltrason veya Bilgisayarlı Tomografi

Girişimsel radyoloji sayesinde hastalar, vücutlarında kalıcı bir iz oluşmadan ve günlük yaşamlarından uzun süre uzak kalmadan kanserle mücadele edebilmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat

Prof. Dr. Ahmet Kemal Fırat lise öğreniminin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni başarı ile tamamlayarak tıp doktoru unvanını almıştır. Uzmanlığını Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.