Doktorsitesi.com

GEÇMİŞİN OLUMSUZLUKLARINDAN ARINMA

Psk. Dan. Kemal Tuncer
Psk. Dan. Kemal Tuncer
28 Haziran 2019178 görüntülenme
Randevu Al
GEÇMİŞİN OLUMSUZLUKLARINDAN ARINMA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geçmişin Bugündeki İzleri: Psikolojik Aktarım Nedir?

W. Faulkner’ın ifadesiyle, “Geçmiş asla sona ermez, hatta geçmez bile.” Birçoğumuz geçmişi geride bırakıp ilerlemek istesek de, hayatımızın mevcut döneminde ebeveynlerimizin veya çözümlenmemiş sorunlar yaşadığımız kişilerin rollerini, çevremizdeki yeni insanlara yükleyerek devam ederiz. Sigmund Freud’un aktarım (transference) adını verdiği bu süreçte, geçmişteki hisler ve inançlar bugünkü ilişkilerde bilinçsizce yeniden ortaya çıkar.

Farkında olmaksızın eşimizde, sevgilimizde, arkadaşlarımızda ve hatta yabancılarda geçmişimizin önemli figürlerini görürüz. Bu süreçte aktarılan unsurlar; duygularımız, inançlarımız, ihtiyaçlarımız, beklentilerimiz ve önyargılarımızdır. Aktarım, içimizdeki dile getirilmemiş acıklı hikayeleri görünür kılmanın veya E. Becker’in deyimiyle, hayata dair yanlış yönlendirilmiş “beceriksizce yalanların” inceliksiz bir yoludur.

Farkındalık: Şimdi ve Burada Olmanın Gücü

Geçmişin olumsuzluklarından ve anı yüklerinden kurtulup hafiflemek mümkündür. Birbirimizi ve kendimizi berrak bir şekilde görebilmek, ancak “şimdi ve burada” ilkesine yönelmiş saf bir dikkatin ve farkındalığın zaferidir. Bilinçsiz aktarımda geçmiş baskınken, farkındalık gücü yaşanan ana teslim eder.

Farkındalık, yaşanan ana dikkat etmektir. Bu süreci başlatabilmek için kişinin kendi içine odaklanması, çocukluk travmaları ve sırlarla dolu iç dünyasını keşfetme cesaretini göstermesi gerekir. Bu zorlu bir süreçtir; çünkü en çok istediğimiz şey, aynı zamanda en çok korktuğumuz şeydir. İnsan kavrayamadığı şeyi göremez ve görüşü daraldıkça içindeki gerçeklerden uzaklaşarak inkâr ve sahte bir hayatın içinde kaybolabilir.

Duyguları Kabullenmek ve Beden Hafızası

Birçok ruhsal ve bedensel rahatsızlık, kabullenilmekte zorlanılan düşünce ve duygulardan kaynaklanır. İnsanın içine hapsettiği her duygu, kişiyi o duygunun esiri yapar. Yaşamda olumlu duygular kadar olumsuz duyguların da tecrübe edilmesi doğaldır. Duyguları temel olarak iki boyutta inceleyebiliriz:

Duygu TürüÖrnekler
Olumlu DuygularHeyecan, mutluluk, neşe, iyimserlik
Olumsuz DuygularKeder, üzüntü, korku, kızgınlık, öfke, nefret, kıskançlık

Olumsuz duyguları hiç yaşamamak mümkün değildir; asıl olan bu duyguların varlığını kabul edip onlarla uzlaşmayı öğrenmektir. Aksi takdirde, duygular ile beden hafızası ve içselleştirilmiş ahlak kuralları çatışmaya başlar. Bu durum, kişinin güvenli alanına sıkışmasına ve tatmin edici bir yaşam sürmesinin engellenmesine yol açar.

Farkındalığın Şifa Veren 10 Temel Faydası

Farkındalık, olumsuz duygulardan kaçmak yerine onlara yaklaşabilmeyi ve onları kabullenmeyi içerir. Bu durum bir pes etme değil, aksine aktif bir benimseme sürecidir. Farkındalık disiplini kişiye şu 10 alanda şifa sunar:

  1. Kişinin kendini kabul etmesi ve bağışlaması için bilincini eğitir.
  2. Geçmişe sıkışmak veya gelecek için endişelenmek yerine şimdiki zamanı keşfetmeyi sağlar.
  3. Ruh, kalp, beden ve zihin bütünlüğünü koruyarak spontane tepki verme yeteneğini geliştirir.
  4. Düşüncelere ve bedensel duyumlara odaklanarak bilinci yükseltir.
  5. Olumsuz duygularla güvenli bir şekilde baş etmeyi sağlar.
  6. Karmaşık dünyada dinginlik, huzur ve barışı bulmaya yardımcı olur.
  7. Şimdi ve burada olana odaklanmayı kolaylaştırır.
  8. Kendimizle ve çevremizle daha derin bir temas kurmamızı sağlar.
  9. Daha az yargılayıcı bir tutum geliştirmeye hizmet eder.
  10. Yaşamda daha fazla sükûnet ve huzur vaat eder.

Yeni Bir Başlangıç: Psikoterapi ve Hedef Belirleme

Aktarımlar geçmişi bugüne gizlice taşırken, farkındalık bu ağır yükleri boşaltarak şimdi limanına güvenle ulaşmamızı sağlar. Çare kendi ellerimizdedir ancak bu, aktif bir çaba gerektirir. Yeni bir yılda eski alışkanlıkları devam ettirerek farklı sonuçlar beklemek gerçekçi değildir. Herkes kendi imkanları dahilinde hayatına katkı sağlayacak hedefler belirlemelidir.

Kendimizi tanımanın ve farkındalığımızı güçlendirmenin en etkili yollarından biri de psikoterapidir. Psikoterapi, her yaşta ve her koşulda yeni bir başlangıç yapma imkanı sunar. Düne ait acıların bugüne engel olmaması için psikoterapiye başlamak bir cesaret ve güç gösterisidir. Ertelemeyin, karar verin ve uygulayın.

Umut; bir elin, gece boyunca bize yol göstermek için ışık saçan aya dokunacak başka bir ele ulaşacağına duyulan inançtır. (N. Mazza)

Etiketler

Psikoterapi nedirEmdrKişisel gelişimGeçmişi unutmaEmdr terapisiGeçmişle yaşamakGeçmişte yaşananlar

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Kemal Tuncer

Psk. Dan. Kemal Tuncer

Psikolojik Danışman Kemal Tuncer İlk, orta ve lise eğitimimi Denizli ‘de tamamladı. 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans programına başladı ve bu programı 1997 yılında tamamladı. 1997-1998 yılları arasında Çapa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalında stajını yaptı..1998-2000 yılları arasında İstanbul ‘da Bakırköy Psikolojik Danışmanlık Merkezinde Psikolojik Danışman olarak çalıştı.Yine aynı dönemde askerlik vazifesini Şırnak 6. Piyade Tugayı ‘nda asteğmen olarak tamamladı. Askerlik görevimde de mesleğimi icra etmeye devam etmiştir. 2000 yılında döndüğü memleketinde , 2000 yılından 2006 yılına kadar özel eğitim merkezinde eğitmen ve psikolojik danışman olarak görev yaptı. 2006 yılında kurduğu Özel Denizli Empati Danışmanlık şirketiyle de hem özel eğitim alanında hem de psikolojik danışmanlık alanında hizmet vermeye devam etmektedir.Denizli’de Albayrak Meydanı ‘ndaki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezindeki kadrosuyla eğitim vermektedir. Yine Kınıklı ‘daki ofisinde çocuk, genç ve yetişkin danışanlarına psikolojik danışmanlık hizmeti vermeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.