Doktorsitesi.com

Akran zorbalığı ve ailelere öneriler

Klinik Psikolog Yasemin Özkan
Klinik Psikolog Yasemin Özkan
21 Aralık 2022240 görüntülenme
Randevu Al
Tüm dünyada olduğu gibi maalesef ülkemizin okullarında da her gün çocuklar okul bahçesindeki zorbaca davranışlara maruz kalıyor; tehdit ediliyor, alay ediliyor ve eziyete uğruyor. Bazı çocuklar için zorbalık, büyümenin bir parçası olarak kabul etmeleri söylenen bir yaşam gerçeği şeklinde görülüyor. Zorbalık davranışlarını ortaya çıktıkları anda fark edip durdurmakta başarısız olunduğunda, çoğu zaman fark etmeden şiddet teşvik edilmiş olur
Akran zorbalığı ve ailelere öneriler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Akran Zorbalığı: Okullarda Görünmeyen Şiddet ve Etkileri

Dünya genelinde ve ülkemizde pek çok çocuk, eğitim hayatları boyunca okul bahçelerinde zorbaca davranışlara maruz kalmaktadır. Tehdit, alay ve eziyetle şekillenen bu süreç, maalesef bazı kesimlerce büyümenin doğal bir parçası olarak kabul edilmektedir. Ancak zorbalık, müdahale edilmediğinde şiddeti teşvik eden ve kalıcı hasarlar bırakan ciddi bir sorundur.

Zorbaca davranışların kontrol altına alınamaması, zamanla daha büyük ve uzun süreli şiddet olaylarına zemin hazırlar. Bu durum sadece doğrudan hedef alınan mağdurlara zarar vermekle kalmaz; aynı zamanda okul iklimini bozar. Tüm öğrencilerin öğrenme süreçlerini ve akademik başarı fırsatlarını olumsuz yönde etkileyen bir güvensizlik ortamı yaratır.

Akran Zorbalığı Nedir?

UNICEF tarafından 2018 yılında yayınlanan bir rapora göre, dünya çapında 13-15 yaş arasındaki yaklaşık 150 milyon öğrenci okulda ve çevresinde akran şiddetine maruz kalmaktadır. Akran zorbalığı, kendini savunmakta zorlanan bir bireye karşı fiziksel veya psikolojik zarar vermek amacıyla gücün kötüye kullanılması olarak tanımlanır.

Bir eylemin zorbalık olarak nitelendirilmesi için şu temel unsurları barındırması gerekir:

  • Kasıtlılık: Eylemin bilerek ve isteyerek yapılması.
  • Tekrarlanabilirlik: İncitici eylemlerin veya sözlerin süreklilik arz etmesi.
  • Güç Dengesizliği: Zorba ile mağdur arasında fiziksel, zihinsel veya sosyal bir dengesizliğin bulunması.

Bu güç dengesizliği; fiziksel kapasite (zayıf-güçlü), ekonomik durum (zengin-yoksul), aile statüsü veya cinsiyet farklılıkları gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir.

Akran Zorbalığı Türleri Nelerdir?

Akran zorbalığı doğası gereği farklı şekillerde tezahür edebilir. Bu eylemler genellikle fiziksel, sözel, duygusal veya cinsel kategoriler altında incelenir. Aşağıdaki tabloda zorbalık türleri ve içerdiği davranışlar özetlenmiştir:

Zorbalık TürüKapsadığı Davranışlar
Fiziksel ZorbalıkYumruklama, dürtme, boğma, saç çekme, dövme, ısırma ve aşırı gıdıklama.
Sözel Zorbalıkİncitici lakap takma, alay etme ve dedikodu yayma.
Duygusal ZorbalıkReddetme, korkutma, şantaj, dışlama, arkadaşlıkları manipüle etme ve tecrit.
Cinsel ZorbalıkTeşhircilik, röntgencilik, cinsel taciz, cinsel teklif ve fiili fiziksel temas.

Duygusal ve Sosyal Zorbalığın Boyutları

Duygusal zorbalık, mağdurun sosyal çevresini ve psikolojik sağlığını doğrudan hedef alır. Bu kapsamda kişisel özelliklerin (etnik köken, engellilik veya cinsel yönelim gibi) aşağılanması veya derecelendirilmesi sıkça görülür. Akran baskısı ve grubun dışında bırakma gibi eylemler, çocuğun okul aidiyetini tamamen ortadan kaldırabilir.

Sonuç olarak, zorbalık davranışlarını ortaya çıktığı anda fark etmek ve durdurmak, sağlıklı bir eğitim ortamı için zorunluluktur. Müdahale edilmeyen her zorbaca eylem, okulun genel güvenliğini ve öğrencilerin gelecekteki başarılarını tehdit etmeye devam edecektir.

Etiketler

Akran zorbalığıakran zorbalığında ailelere önerilerakran zorbalığı nedirçocuklarda akran zorbalığı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Yasemin Özkan

Klinik Psikolog Yasemin Özkan

2006 yılında YÖK’ten sosyal hizmet doçent unvanını aldı. 2008 yılında Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı ve 2008-2010 yılları arasında Sağlık Bilimleri Fakültesi dekan yardımcılığını yaptı. 2011 yılında TÜBİTAK post-doc ile Amerika Birleşik Devletleri Tennessee Üniversitesi Sosyal Hizmet okulunda (University of Tenessee School Of Social Work) okul sosyal hizmeti alanında misafir öğretim üyesi olarak bulundu. 2011 yılında Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Anabilim Dalında profesörlük kadrosuna, 2013 yılında Ankara Üniversitesi Okul Sosyal Hizmeti Birimini kurdu ve yöneticiliğine, 2015 yılında da Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Anabilim Dalında profesörlük kadrosuna naklen atandı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Okul Sosyal Hizmeti Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni kurdu ve müdürlüğüne atandı. 2021 Şubat ayından itibaren Hacettepe Üniversitesi İİBF Sosyal Hizmet Bölüm ve Anabilim Dalı başkanlığı görevini sürdürmektedir. Ayrıca Hacettepe Üniversitesi Eğitim Komisyonu üyesidir. Temel çalışma alanları sosyal hizmet alanında çeşitli dezavantajlı gruplarla çalışmanın (çocuk, kadın, yaşlı gibi) yanı sıra özellikle klinik sosyal hizmet alanında gelişim ve psikoterapi kuramlarını kapsayan ergenlerle klinik sosyal hizmet, ailelerle klinik sosyal hizmet, göç ve travma, sosyal hizmette psikopatoloji gibi dersler vermekte bu kapsamda çeşitli proje, tez ve araştırmalarla alana değer katmaktadır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.