Doktorsitesi.com

Gece yeme sendromu

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
17 Haziran 20151986 görüntülenme
Randevu Al
Gece yeme sendromu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gece Yeme Sendromu Nedir? Tanımı ve Tarihçesi

İnsanlar, fizyolojik şartlar gereği yaklaşık her 24 saatin yarısını gıda almadan geçirmektedir. Bu sürecin en önemli ve uzun kısmını ise uyku dönemi oluşturur. Bireyler genellikle son öğünlerinden 1 ila 4 saat sonra uykuya dalmakta ve ortalama 7-9 saat uyumaktadır. Ancak bazı durumlarda bu düzen, yeme bozuklukları nedeniyle sekteye uğrayabilmektedir.

Amerikan Psikiyatri Birliği tanı sınıflamasına göre yeme bozuklukları; Anoreksiya Nervoza ve Bulimia Nervoza dışında, Başka Türlü Adlandırılamayan Yeme Bozuklukları kategorisini de içermektedir. Gece Yeme Sendromu (GYS), bu kategoride yer alan altı bozukluktan biridir. İlk kez 1955 yılında Stunkard tarafından tanımlanan bu sendrom, 1990’lı yıllarda obezitenin artmasıyla birlikte araştırmacıların odak noktası haline gelmiştir.

Gece Yeme Sendromu Tanı Ölçütleri ve Görülme Sıklığı

Gece Yeme Sendromu tanısı konulabilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekmektedir. Önerilen temel tanı ölçütleri şunlardır:

  • Günlük toplam gıda alımının %25’inden fazlasının akşam yemeğinden sonra gerçekleşmesi.
  • Haftada en az iki gece uykudan uyanarak yemek yeme davranışı.
  • Sabahları yeme isteğinde belirgin azalma (sabah anoreksiyası).
  • Akşam yemeği sonrası veya gece boyunca güçlü bir yeme isteği duyulması.
  • Haftada en az dört gece uykuya başlama veya sürdürme güçlüğü yaşanması.
  • Uyku bölünmelerinde yeme ihtiyacının hissedilmesi.

Gece Yeme Sendromunun toplumda görülme sıklığının %1.5 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu oran, obezite kliniklerinde %6 ile %16 arasına çıkarken, obezite cerrahisi için başvuran hastalarda %8 ile %42 gibi yüksek seviyelere ulaşabilmektedir.

Klinik Özellikler ve Sirkadiyen Ritim İlişkisi

Gece Yeme Sendromu; normal kilolu, fazla kilolu ve obez bireylerde görülebilen kronik bir fenomendir. Tanı için semptomların en az 3 aydır devam ediyor olması gerekir; başvuruların çoğunda ise şikayetlerin ortalama 5 yıldır sürdüğü gözlenmektedir. Temel klinik özellik, besin alımının sirkadiyen ritminde yaşanan bir gecikmedir.

Bu bozukluğa sahip kişilerde uyku başlama zamanında bir gecikme olmazken, gıda alımında 2 ile 6 saat arasında sirkadiyen bir gecikme yaşanmaktadır. Bireyler günlük kalorilerinin %30-50’sini gece saatlerinde tüketmektedir. Ayrıca bu durum, sabahları kahvaltı yapmama veya iştahsızlık olarak tanımlanan sabah anoreksiyası ile karakterizedir.

Psikolojik Faktörler ve Obezite İlişkisi

Gece Yeme Sendromu ile obezite arasında doğrudan bir bağ kurulamasa da sendrom sürdükçe kilo alımının arttığı ve kilo vermenin güçleştiği bilinmektedir. Psikiyatrik açıdan incelendiğinde, bozukluğun genellikle stresli yaşam olaylarından sonra başladığı görülmektedir. Bu hastalarda anksiyete ve depresif duygu durum seviyeleri, diğer bireylere göre daha yüksektir.

Nöroendokrin Bulgular ve Hormonal Değişimler

Gece Yeme Sendromu olan kişilerin nöroendokrin yapısında belirgin farklılıklar saptanmıştır. Özellikle sirkadiyen ritmi düzenleyen hormonlarda şu değişimler gözlenir:

HormonGece Yeme Sendromundaki Durumu
MelatoninGece artması gerekirken artış göstermez.
LeptinGece seviyeleri düşük kalır (iştah baskılanamaz).
KortizolPlazma düzeyleri normalden daha yüksek bulunur.
İnsülin ve GlukozGenellikle normal seviyelerde seyreder.

Bu veriler, GYS'nin bir sirkadiyen ritm regülasyon bozukluğu olabileceğini desteklemektedir. Ayrıca beyindeki serotonerjik aktivitenin bu sendrom üzerinde etkili olduğu saptanmıştır.

Gece Yeme Sendromu Tedavi Yöntemleri

Gece yeme davranışı tedavi edilebilir bir durumdur ve başarılı bir tedavi süreci genellikle kilo kaybı ile sonuçlanır. Güncel tedavi yaklaşımları şunları kapsamaktadır:

  1. İlaç Tedavisi: En önemli çalışmalar serotonin sistemi üzerine yoğunlaşmıştır. Serotonerjik ilaçların yanı sıra topiramat kullanımının da etkili olabileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur.
  2. Psikoterapi: Gevşeme egzersizleri ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımlarının faydalı olduğu gözlemlenmiştir.
  3. Işık Terapisi: Bazı yayınlarda etkili olduğu belirtilse de bu yöntem hala tartışmalıdır.
  4. Bitkisel Ürünler: Hastaların birçoğu bitkisel yöntemleri denese de bu uygulamalardan anlamlı bir geri dönüş alınamamıştır.

Önemli Not: Gece Yeme Sendromu, özellikle obezite tedavisinde direnç oluşturan bir faktördür. Bu nedenle uzman kontrolünde uygun tedavi protokollerinin uygulanması kritik önem taşır.

İçerik Dr. Sabri Burhanoğlu'nun bilgilerine dayanarak düzenlenmiştir.

Etiketler

Gece yeme problemiGece yeme sendromuGece yeme sendromu nedirGece yeme sendromu ve tedavisi

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Yard. Doç. Dr. Sabri Burhanoğlu, tıp eğitimini 1996 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2002 yılında tamamlamış ve ardından aynı yıl Londra King's College Hospital, Luminal Gastroenterology Unitesinde gözlemci olarak görev yapmıştır. Uzmanlık eğitimine ise 2003 yılında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Genel Cerrahi bölümünde başlamış ancak bu alandaki eğitimini kendi isteği ile yarıda bırakmış ve 2004 yılında azi Üniversitesi Tıp Fakültesinde Psikiyatri uzmanlığı eğitimine başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.