Gebelik ve Diyabet NE DEMEKTİR?
- Gestasyonel diyabet, gebelik sırasında ortaya çıkan ve genellikle doğumdan 6 hafta sonra düzelen bir karbonhidrat intoleransı durumudur.
- Tüm gebelere 24. haftadan sonra 50 gramlık glukoz tarama testi önerilirken, yüksek risk grubundaki adayların gebelik başından itibaren takip edilmesi gerekmektedir.
- Tedavi sürecinde öncelikle diyet programı uygulanmalı, kan şekeri hedeflenen seviyelere düşürülemezse vakit kaybetmeden insülin tedavisine geçilmelidir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Diyabet Çeşitleri ve Gestasyonel Diyabet Tanımı
Tıbbi literatürde gebelik süreciyle ilişkili olarak temel olarak iki çeşit diyabet görülmektedir. Bunlar Gestasyonel Diyabet (GDM) ve İnsülin Bağımlı Diyabet olarak sınıflandırılır. Gebelik döneminde ortaya çıkan sağlık sorunları arasında kritik bir yer tutan bu durumların doğru teşhis edilmesi hayati önem taşır.
Gestasyonel diyabet, gebelik esnasında ilk kez ortaya çıkan veya fark edilen karbonhidrat intoleransı olarak tanımlanmaktadır. Bu durum, vücudun kan şekerini düzenleme mekanizmalarının hamilelik hormonları nedeniyle baskılanması sonucu gelişir.
Gestasyonel Diyabet ve İnsülin Bağımlı Diyabet Arasındaki Farklar
Gestasyonel diyabeti, kronik bir durum olan insülin bağımlı diyabetten ayıran temel klinik özellikler bulunmaktadır. Bu ayrım, hastanın tedavi planı ve doğum sonrası takibi için belirleyicidir.
- HbA1C Değerleri: Gestasyonel diyabet vakalarında HbA1C seviyesi normal seyreder.
- Doğum Sonrası Durum: Gestasyonel diyabette görülen karbonhidrat intoleransı, doğumdan 6 hafta sonra genellikle düzelme gösterir.
Toplumda görülme sıklığına bakıldığında, gestasyonel diyabet insidansı %1-5 aralığında seyretmektedir.
Gestasyonel Diyabet Tarama Testi ve Risk Grupları
Gebelik şekeri tanısı için tüm gebelere 24. haftadan sonra tarama testi yapılması önerilmektedir. Tarama yöntemi olarak 50 gramlık glukoz tolerans testi uygulanır. Bu test, hastanın açlık veya tokluk durumuna bakılmaksızın gerçekleştirilebilir.
Bazı anne adayları, gestasyonel diyabet açısından daha yüksek risk taşımaktadır. Aşağıdaki kriterlere sahip olan bireylerin gebeliklerinin başından itibaren testlerini yaptırmaları gerekmektedir:
- Önceki gebeliğinde gestasyonel diyabet öyküsü olanlar
- Tekrarlayan düşük yaşayanlar veya açıklanamayan ani fetüs ölümü öyküsü bulunanlar
- Önceki gebeliğinde majör anomalili fetüs veya 4000 gram üzerinde bebek doğumu gerçekleştirenler
- Geçirilmiş preeklampsi öyküsü olanlar
- Tekrarlayan vajinal mantar enfeksiyonu yaşayanlar
- Birinci derece akrabalarında diyabet varlığı
- Annenin aşırı kilolu (obez) olması veya yaşının 30'un üzerinde olması
- Mevcut gebelikte polyhidramniyos (amnion sıvısının fazla olması) veya fetal makrozomi varlığı
- Açlık kan şekerinin 105 mg/dl üzerinde seyretmesi
Gestasyonel Diyabetin Anne ve Bebek Üzerine Etkileri
Kontrol altına alınmayan gestasyonel diyabet, hem anne hem de bebek sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabilir. Bu etkiler kısa ve uzun vadeli olarak şu şekilde özetlenebilir:
| Etkilenen | Olası Riskler ve Etkiler |
|---|---|
| Bebek Üzerindeki Etkiler | Mortalite ve morbidite artışı, iri bebek oluşumuna bağlı müdahaleli doğum (vakum/forseps), ileride şişmanlık gelişme riski. |
| Anne Üzerindeki Etkiler | Yüksek tansiyon riski, polyhidramniyos, sezaryen doğum riski ve uzun dönemde gerçek diyabet hastası olma ihtimali. |
Tedavi ve Kan Şekeri Takibi
Gestasyonel diyabet gelişmişse, tedavi sürecinde öncelikli adım diyet programı uygulanmasıdır. Beslenme düzenlemesi ile kan şekeri seviyelerinin belirli limitler dahilinde tutulması hedeflenir. Hedeflenen değerler şu şekildedir:
- Açlık Kan Şekeri: < 105 mg/dl
- Tokluk Kan Şekeri: < 120 mg/dl
Eğer uygulanan diyet programı kan şekeri seviyelerini istenilen düzeyde düzenleyemiyorsa, vakit kaybetmeden insülin tedavisine geçilmelidir.


