Doktorsitesi.com

Kısırlık nedir?

Prof. Dr. İbrahim Esinler
Prof. Dr. İbrahim Esinler
29 Eylül 2011366 görüntülenme
Randevu Al
  • Kısırlık, 12 ay boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması durumudur ve toplumda görülme oranı %10-15 arasındadır.
  • Kadınlarda yaş faktörü tedaviye başlama süresini belirler; 35 yaş altı için 12 ay, 35-40 yaş arası için 6 ay beklenirken, 40 yaş üstü kadınlar vakit kaybetmeden uzmana başvurmalıdır.
  • İleri tıp teknolojileri sayesinde kısırlık tanısı alan çiftlerin çocuk sahibi olma şansı oldukça yüksektir, ancak belirli risk faktörleri taşıyan bireylerin bekleme süresini doldurmadan muayene olması önerilir.
Kısırlık nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kısırlık Nedir? Tanımı ve Görülme Sıklığı

Kısırlık, 12 ay boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması durumu olarak tanımlanmaktadır. Tıbbi literatürde bu süreç, çiftlerin üreme potansiyelini değerlendirmek için kritik bir eşik kabul edilir. Sağlıklı bir çiftin bir aylık düzenli ilişki neticesinde gebe kalma oranı yaklaşık %25 civarındadır.

Zaman ilerledikçe gebelik şansı kümülatif olarak artış göstermektedir. Yapılan araştırmalar, bu oranın 6. ayda %65’e, 12. ayın sonunda ise %88-90 seviyelerine ulaştığını göstermektedir. Toplum genelinde kısırlık görülme oranı ise %10-15 aralığında seyretmektedir.

Yaşa Göre Doktora Başvuru Süreleri

Kısırlık tanısı ve tedavi planlamasında kadının yaşı en belirleyici faktörlerden biridir. Yaş gruplarına göre uzman görüşü alma süreleri şu şekilde kategorize edilmektedir:

  • 35 Yaş Altı Kadınlar: 12 ay boyunca düzenli ilişki sonrası gebelik oluşmazsa başvurmalıdır.
  • 35-40 Yaş Arası Kadınlar: Bekleme süresi 6 ay ile sınırlı tutulmalıdır.
  • 40 Yaş Üstü Kadınlar: Yeni evli olsalar dahi vakit kaybetmeden bir kısırlık uzmanına görünmelidir.

Kısırlık Tanısı Alan Çiftlerde Gebelik Şansı

Toplumda kısırlık terimi genellikle yanlış anlaşılarak "hiç çocuk sahibi olamama" (sterilize) durumuyla karıştırılmaktadır. Ancak kısırlık, aslında gebe kalmada güçlük yaşandığı anlamına gelir ve kesin bir kısırlık hükmü içermez.

Günümüzde tıp bilimindeki ileri teknolojik gelişmeler sayesinde, gebe kalmakta zorlanan çiftlerin çocuk sahibi olma şansları oldukça yüksektir. Uygun tedavi yöntemleri ile bu güçlükler aşılabilmekte ve sağlıklı gebelikler elde edilebilmektedir.

Erken Muayene Gerektiren Risk Faktörleri

Bazı özel durumlarda, 1 yıllık bekleme süresine bakılmaksızın bir uzmana başvurulması hayati önem taşır. Aşağıdaki tabloda erken tıbbi değerlendirme gerektiren durumlar özetlenmiştir:

Kadın Kaynaklı Risk FaktörleriErkek Kaynaklı ve Genel Faktörler
40 yaş üstü olmakİnmemiş testis ameliyatı öyküsü
Tek yumurtanın ameliyatla alınmış olmasıErişkin dönemde kabakulak geçirilmesi
Yumurtalık kisti cerrahisi geçmişiSertleşme veya meni gelmemesi problemleri
Ağır sigara kullanımıCinsel ilişkide bulunamama (Vajinismus vb.)
Adet görememe veya 45 günü aşan döngülerAilede kısırlık problemi öyküsü
Çok ağrılı adet veya ilişki sırasında kasık ağrısıKemoterapi veya ışın tedavisi planlanması

Bu belirtilerden bir veya birkaçına sahip olan bireylerin, üreme sağlığı ve gebelik planlaması için bekleme süresini doldurmadan profesyonel destek almaları tavsiye edilmektedir.

Etiketler

Gebelik oluşumuKısırlık tanısıSigara içimiSterilize

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İbrahim Esinler

Prof. Dr. İbrahim Esinler

1974 yılında Denizli’de doğdu. İlk ve orta eğitimini Denizli’de tamamladı. 1991 yılında İzmir Fen Lisesini bitirdikten sonra Türkiye 64. olarak Hacettepe Üniversitesi (H.Ü.) Tıp Fakültesi İngilizce Bölümüne girdi.  Aynı yıl Türkiye İş Bankası Altın Genç ödülünü aldı. 6 yıllık tıp eğitimini döneminde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) tarafından verilen özel başarı bursunu aldı. 1996 yılında Prof. Dr. Şeref Zileli, Yılın Başarılı Öğrencisi Ödülü kazandı. 1998 yılında tıp doktoru oldu.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.