Doktorsitesi.com

Fue (foliküler ünite extraksiyonu) saç ekim yöntemi

Prof. Dr. Murat Türegün
Prof. Dr. Murat Türegün
20 Mart 2015258 görüntülenme
Randevu Al
Fue (foliküler ünite extraksiyonu) saç ekim yöntemi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

FUE Saç Ekimi Nedir ve Nasıl Uygulanır?

FUE (Follicular Unit Extraction) saç ekimi, donör bölge olarak kabul edilen ense veya vücudun diğer kısımlarından (göğüs veya sırt) alınan saç köklerinin (greft), saçsız alanlara nakledilmesi işlemidir. Modern saç ekimi teknolojileri arasında yer alan bu yöntem, estetik ve doğal sonuçlar sunması nedeniyle dünya genelinde en çok tercih edilen tekniklerden biridir.

Bu işlem gerçekleştirilirken donör alanda herhangi bir neşter kullanılmaz, dikiş atılmaz ve operasyon sonrasında hastayı rahatsız edecek kalıcı bir yara izi kalmaz. Saç kökleri (foliküler ünite), kafa derisinin arka ve yan bölümlerinden bir mikro motor yardımıyla titizlikle toplanır.

FUE tekniğinin en önemli teknik özelliği, mikro motorun ucunda bulunan 0,70 mm ile 0,90 mm çapındaki punch (panç) uçlardır. Bu özel uçlar, saç köklerine zarar vermeden yerinden çıkarma (ekstraksiyon) işlemini gerçekleştirir. Uygulama, köklerin eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde çıkarılmasını sağlamak amacıyla aşamalı adımlarla icra edilir.

FUE Saç Ekimi Yönteminin Avantajları

FUE saç ekimi, hem uygulama süreci hem de iyileşme dönemi açısından hastaya birçok avantaj sunar. Bu yöntemin öne çıkan faydaları şunlardır:

  • Geniş Donör Seçeneği: Saç kökleri sadece ense bölgesinden değil, aynı zamanda kulakların üstünde bulunan bölgelerden de alınabilir.
  • Hızlı İyileşme Süreci: Mikro motor kullanımı sayesinde saç derisi daha hızlı iyileşir ve daha kısa sürede daha fazla saç kökü çıkarılabilir.
  • Yüksek Ekim Kapasitesi: Tek bir seansta ortalama 7.500 ile 8.750 adet saç teli ekimi gerçekleştirilebilir.
  • İzsiz Uygulama: Köklerin alındığı bölgede dikiş izi bulunmaz ve gözle görülür bir yara izi kalmaz.

Saç Ekimi Sonrası İdeal Saç Sıklığı ve Yoğunluğu

Saç ekimi için uygun adayların verici alanı hesaplandığında, bir santimetrekarede ortalama 80-100 saç teli bulunmaktadır. Bu rakam genel bir ortalama olup kişiden kişiye farklılık gösterir. Memnuniyet verici bir sonuç için gereken ekim yoğunluğu aşağıdaki tabloya göre planlanabilir:

Kişisel Saç YapısıSantimetrekare Başına Gereken Kök Sayısı
Saç Sıklığı Yoğun Olanlar30 Saç Kökü
Saç Sıklığı Düşük Olanlar30'dan Fazla Saç Kökü

Aynı Sayıda Kök Ekilmesine Rağmen Sonuçlar Neden Farklıdır?

İki farklı kişiye, aynı büyüklükteki alana aynı miktarda saç kökü ekilse dahi sonuçlar birebir aynı olmayabilir. Buradaki en temel etken, saç köklerinde bulunan saç tellerinin sıklığıdır. Örneğin; "A" kişisinin greftlerinde 4 saç telli kökler çoğunluktaysa daha sık bir görüntü oluşur. Ancak "B" kişisinde 2 saç telli kökler çoğunluktaysa, sonuç "A" kişisine göre daha zayıf görünecektir.

FUE Saç Ekimi Ağrılı Bir İşlem midir?

Günümüzde saç ekimi operasyonları, oldukça konforlu geçen cerrahi işlemler kategorisinde yer almaktadır. İşlem sırasında hissedilen tek ağrı, sadece ilk aşamada uygulanan lokal anestezi sırasında oluşmaktadır. Ağrı eşiği yüksek olan bireyler bu süreci neredeyse hiç hissetmezken, ağrı eşiği düşük olan kişiler hafif bir rahatsızlık duyabilmektedir.

Etiketler

Fue saç ekim yöntemi ağrılı mıdır?Fue saç ekiminde saç sıklığı nedir?Fue saç ekimin avantajları nelerdir?Fue metodu ile saç ekimiFue metodu ile saç ekimi nasıl yapılırFue metodu ile saç ekimi hakkında

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Türegün

Prof. Dr. Murat Türegün

Prof. Dr. Murat TÜREGÜN, 1963 yılında Ankara'da doğmuştur. Lise öğrenimini TED Karabük Koleji'nde bitirdikten sonra, 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında GATA'da tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1988-1993 yılları arasında GATA Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.