Doktorsitesi.com

FARKINDA OLMADAN ÇOCUĞUNU İSTİSMAR EDİYOR OLABİLİRİSİN!

Psk. Merve Özpineci
Psk. Merve Özpineci
11 Ekim 202385 görüntülenme
Randevu Al
FARKINDA OLMADAN ÇOCUĞUNU İSTİSMAR EDİYOR OLABİLİRİSİN! Sosyal medyada fotoğraf paylaşmak sadece yetişkinlerin kendilerine ait fotoğrafları paylaşması ile kalmamış son yıllarda ebeveynlerin çocuklarının fotoğraflarını da yoğunlukla paylaşması ile devam etmiştir. Çocuklarının doğumlarından itibaren başlayarak adım adım büyüme süreçlerinin bir albüm gibi sosyal medya üzerinden paylaşılması durumu, çocukların gizlilik haklarını ne derece etkilediği sorusunu da akıllara getirmiştir. 2012 yılında yapılan bir çalışmaya göre, annelerin %98’i babaların ise %89’unun çocuklarının fotoğraflarını facebook platformuna yüklemekte olduğu görülmüştür. Hızla artan ebeveynlerin fotoğraflarını paylaşma eylemi “Sharenting” kavramını doğurmuştur. Sharenting kavramının ilk olarak “Over-sharenting” olarak 2012 yılında kullanıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca, “Over-sharenting” kelimesi, 2015 yılında Collins sözlüğü tarafından ebeveynlerin çocukları hakkında sosyal medya hesaplarından düzenli ve detaylı olarak paylaşım yapmaları olarak tanımlanmıştır. Kullanılan kelime share (paylaşım) ve parenting (ebeveynlik) kelimelerinin birleştirilmesi ile meydana gelmiştir. Kullanılan kelimenin Türkçe karşılığı henüz bulunmamaktadır. Ebeveynlerin sosyal ağlar aracılığıyla kabul görme ve tatmin olma istekleri bunu yaparken de çocuklarının kimi zaman özel alanına giriyor oluşları ileride çocuklar için birçok sıkıntıyı da beraberinde getirebilir. Özellikle bir çocuğun ebeveynleri tarafından sürekli fotoğraflarının çekilerek sosyal ağlar aracılığıyla paylaşıldığını gözlemlemesi mahremiyet kavramını farklı algılamasına ve mahremiyet bilincinin yeteri kadar gelişmemesine neden olacaktır. Bunların yanı sıra çocuğun henüz kendi rızası olmadan bir dijital kimliği oluşmuş olacaktır. Paylaşılan içerikler ileride çocukların utanç duyabilecekleri türden içerikler olduğu takdirde arkadaş çevreleri tarafından alay etme, küçük düşürme gibi amaçlarla kullanılabilmektedir. Bu durum da çocuğun psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönden etkileyebilmektedir. Ebeveynler aile ortamı ve çocukları ile ilgili yaşantılarına dair sosyal ağlarda normalden fazla paylaşım yapma eğilimi göstermişlerdir. Paylaşım yaparken dikkat edilmesi gereken önemli nokta, çocuğa ait içerik paylaşılmadan önce çocuğun bu konuda ne düşündüğünün bilinmesidir. Konuyla ilgili Mart ayında İsveç’te düzenlenen “SciFest” bilim fuarının aile gününde çocukların ebeveynlerinin kendileri hakkında paylaşım yapmaları konusunda ne düşündüklerini öğrenmek için çocuklara çeşitli anket soruları yöneltilmiştir. 4 yaşlarında olan küçük çocuklar da araştırmaya dâhil edilmiştir. Sorular iki psikolog araştırmacı tarafından ebeveynlerin farklı paylaşım tarzları ile ilgili görsellerle desteklenerek sunulmuştur. Yapılan analizler sonucunda çocukların yapılan paylaşımlara olumsuz bir bakış açısı ile yaklaştıkları görülmüştür. Çocuklar fotoğraflarının ebeveynleri tarafından izinsiz çekilerek paylaşım yapılması durumundan hoşlanmadıklarını, yaşlarına bakılmaksızın kendilerinden izin almalarını istemektedirler. Yani, ebeveynlerin düşündüğünün aksine çocuklar bu durumdan rahatsız olduklarını ifade etmişlerdir. Görsellerle desteklenerek yöneltilen sorulara 4 yaş çocuklarının da dâhil edildiği düşünüldüğünde verilen cevaplar ebeveynlerin paylaşım yapmadan önce çocuklarına danışmaları gerektiğini açıkça göstermektedir. Bunun yanı sıra, çocukların hayatlarında ileriye yönelik bir sıkıntı oluşturup oluşturmayacağını da hesap etmeleri gerekmektedir. Çoğu zaman iyi niyetle yapılan paylaşımlar çocukların küçük yaşta dijital ayak izlerini oluşturmakta, dijital ayak izleri ise mahremiyet ve hak ihlallerine sebep olabilmektedir. Küçük yaştaki çocukların hak ve mahremiyet konularında yeterli bilince sahip olmamaları düşünüldüğünde ebeveynlerin çocuklarının mahremiyetlerini korumak adına önlemler almaları ve daha düşünceli hareket etme zorunlulukları bulunmaktadır. Herhangi bir mecrada paylaşılan fotoğrafların alınarak başka bir yerde kötü amaçlarla kullanabilmesi ihtimali asla göz ardı edilmemelidir. Özellikle pedofilinin yaygınlığı düşünüldüğünde çocuklara ait özel fotoğrafların herkese açık mecralarda paylaşılmaması gerektiği açıkça görülmektedir. Avustralya’nın güvenlik biriminde yapılan araştırma sonucuna göre en az 45 milyon görüntünün olduğu bir sitede, yayınlanan içeriklerin yarısının doğrudan sosyal medyadan elde edildiği de ifade edilmiştir. Son olarak, sizce Mark Zuckerberg gibi isimlerin bile kendi çocukların ı bu mecralarda paylaşmamaları bu konunun ne kadar ehemmiyetli olduğunu ortaya sermiyor mu? Kaynakça, https://www.guvenliweb.org.tr/blog-detay/sosyal-medyada-cocuk-mahremiyeti İnternet Bağımlılığı - Sosyal Medya Alışkanlığı ve Güvenli İnternet - Ailede
FARKINDA OLMADAN ÇOCUĞUNU İSTİSMAR EDİYOR OLABİLİRİSİN!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal Medyada Yeni Bir Akım: Sharenting ve Çocuk Hakları

Sosyal medya kullanımı, yetişkinlerin kendi paylaşımlarının ötesine geçerek ebeveynlerin çocuklarına ait içerikleri yoğun bir şekilde paylaştığı bir mecraya dönüşmüştür. Çocukların doğumundan itibaren tüm büyüme süreçlerinin bir dijital albüm gibi sergilenmesi, çocukların gizlilik hakları ve mahremiyet sınırları konusundaki tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu durum, ebeveynlerin farkında olmadan çocuklarının dijital sınırlarını ihlal etmesine yol açabilmektedir.

Sharenting Kavramı ve Tarihsel Gelişimi

Ebeveynlerin çocuklarına dair içerikleri kontrolsüzce paylaşma eylemi, literatürde "Sharenting" kavramı ile ifade edilmektedir. Bu terim, İngilizce "share" (paylaşım) ve "parenting" (ebeveynlik) kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilmiştir. Kavramın tarihsel süreci ve yaygınlığına dair veriler şu şekildedir:

  • İlk Kullanım: Kavram ilk olarak 2012 yılında "Over-sharenting" şeklinde kullanılmaya başlanmıştır.
  • İstatistikler: 2012 yılındaki bir araştırmaya göre, annelerin %98’i, babaların ise %89’u çocuklarının fotoğraflarını Facebook üzerinden paylaşmaktadır.
  • Sözlük Tanımı: 2015 yılında Collins Sözlüğü, bu terimi ebeveynlerin çocukları hakkında sosyal medyada düzenli ve detaylı paylaşım yapması olarak tanımlamıştır.

Dijital Kimlik ve Mahremiyet Bilinci Üzerindeki Etkiler

Ebeveynlerin sosyal ağlarda kabul görme arzusu, çocukların özel alanına müdahale edilmesine neden olabilmektedir. Sürekli fotoğraflarının çekilip paylaşıldığını gören bir çocukta mahremiyet bilinci yeterince gelişememekte ve mahremiyet kavramı hatalı şekillenmektedir. Ayrıca, çocuğun rızası dışında bir dijital kimlik oluşturulması, ileride psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyebilir.

Paylaşılan içerikler, ilerleyen yıllarda çocuğun utanç duymasına, arkadaş çevresi tarafından alay edilmesine veya küçük düşürülmesine zemin hazırlayabilir. Bu durum, çocuğun sosyal çevresindeki konumunu ve özgüvenini doğrudan etkileyen bir unsurdur.

Çocukların Bakış Açısı: SciFest Araştırması

İsveç’te düzenlenen "SciFest" bilim fuarında yapılan bir çalışma, çocukların bu paylaşımlar hakkında ne düşündüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. İki psikolog tarafından yürütülen ve 4 yaşındaki çocukların da dahil edildiği anket sonuçlarına göre:

  1. Çocuklar, fotoğraflarının izinsiz çekilmesinden ve paylaşılmasından hoşlanmamaktadır.
  2. Yaşları ne olursa olsun, paylaşım öncesinde kendilerinden izin alınmasını talep etmektedirler.
  3. Ebeveynlerin genel kanısının aksine, çocuklar bu durumdan ciddi şekilde rahatsızlık duymaktadır.

Dijital Ayak İzi ve Güvenlik Tehditleri

İyi niyetle yapılan paylaşımlar, çocukların çok küçük yaşta dijital ayak izlerini oluşturmaktadır. Bu izler, mahremiyet ihlallerinin yanı sıra ciddi güvenlik risklerini de beraberinde getirir. Özellikle internet ortamındaki kötü niyetli kişilerin ve pedofili vakalarının yaygınlığı göz önüne alındığında, çocuklara ait özel görsellerin herkese açık paylaşılması büyük bir risk teşkil eder.

Araştırma KaynağıBulgular
Avustralya Güvenlik Birimi45 milyon görüntülük bir sitedeki içeriklerin %50'si doğrudan sosyal medyadan elde edilmiştir.
Mahremiyet UzmanlarıDijital ayak izleri, çocukların ileride hak ihlallerine uğramasına neden olabilir.

Sonuç olarak, Mark Zuckerberg gibi teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinin bile kendi çocuklarının mahremiyetini korumak adına paylaşım yapmaktan kaçınması, konunun ehemmiyetini net bir şekilde göstermektedir. Ebeveynlerin, çocuklarının gelecekte yaşayabileceği sıkıntıları hesap ederek daha bilinçli ve dürüst bir yaklaşım sergilemeleri zorunluluktur.

Etiketler

Ergenlikte oluşan çatlaklarİnternet ve çocuklarımızın güvenliğiAile danışmanlığıBilgisayar ve internet bağimliliğinin psiko-sosyal etkileriÇocuk ve internet

Yazar Hakkında

Psk. Merve Özpineci

Psk. Merve Özpineci

Psk. Merve Özpineci ; 2020 yılında  Okan Üniversitesi' den mezun oldu. Lisansını tamamladıktan sonra Çin' de bulunan Xiangtan University' den master kabulü aldı. Daha sonra İngiltere' de bulunan Sussex University'den master için kabul aldı ancak Türkiye'de Psikoterapist olmak için çeşitli eğitimlere başladı. BDT(Bilişsel Davranışçı Terapi), Cinsel Terapi, Oyun Terapisi, Masal Terapisi, Resim Analizi, Aile Danışmalığı gibi pek çok eğitimler aldıktan sonra meslek hayatına Türkiye'de devam ederek hem psikoterapist olarak eğitimini tamamlarken hemde danışan görmeye başladı. Online ve Yüz yüze olarak ergen, yetişkin ve çiftler için terapi hizmeti vermektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.