Erteleme Hastalığı Nedir? Başa Çıkma Yöntemleri Nelerdir?
Procrastination terimiyle İngilizce olarak literatüre girmiş olan bu durum dilimizde “erteleme hastalığı’’ olarak kullanılmaktadır.
Erteleme hastalığında; yapılacak işlerin gerekli olan enerji, zaman, imkan varken dahi yapılmaması, bir kez veya defalarca ertelenmesi hatta bilinçli veya bilinçsiz şekilde işi yapmaktan kaçınılması söz konusudur.
Erteleme hastalığının yaşanma biçimleri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Örneğin bazı durumlarda işler öncelik sırasına göre değerlendirilemediğinden, zaman yönetimini de sağlıklı şekilde yapmak mümkün olmamaktadır. Bu gibi durumlarda kişi için işlerin yapılma önceliği zaman ve önem sırasına göre değil; istek, motivasyon ve kaygı düzeyine göre belirlenir.
Önem seviyesine göre sıralanmadan yapılan aksiyonlarda öncelikli yapılması gereken işler gecikirken, daha sonra veya farklı zamanlarda yapılabilecek işler erkenden yapılmış olur. Bu durum ise kişinin zamanı doğru yönetememesine neden olduğundan neredeyse kişinin tüm hayatını olumsuz yönde etkiler.
Erteleme hastalığı belirtilerinin sıklıkla görüldüğü diğer bir örnekte ise kişi, sorumluluklarını geniş zaman içinde sürekli erteledikten sonra işi bitirmek için geriye çok kısa bir zaman kaldığında harekete geçmektedir. Böylelikle kişi tarafından az zamanda çok iş yapılmaya çalışılır.
Tabi ki bu süreç boyunca kişi kendisini zaman baskısı altında hissedeceği için kişinin yaşadığı kaygı ve stres düzeyleri de oldukça artar. Sonuç olarak iş yapılabileceğinden çok daha yüzeysel ve yetersiz biçimde gerçekleştirilmiş olur. Sonucun sürekli yetersiz olması da zamanla özgüvende ve benlik saygısında düşüşe neden olabilmektedir.
Ertelemecilik davranışının günlük hayatın içinde nasıl görüldüğünü daha iyi açıklamak için yazımızda bahsettiğimiz bu örneklerin dışında duruma özel olarak yaşanan ve farklı şekillerde seyreden erteleme hastalığı döngülerine de rastlanabilir.
Ertelemecilik davranışıyla ilgili olan örnekler ne kadar değişirse değişsin hepsinin ortak noktası işlerin genellikle kişilerin kendi içsel kaynaklı sebeplerinden dolayı ertelenmesidir.
Ertelemenin Nedenleri Nelerdir?
Erteleme hastalığı kişilerin hayatında önemli güçlüklerle seyreder. Yaşanan güçlükler elbette ki kişilerin isteği veya tercihi değildir. Ancak bile isteye yapılmamasına rağmen kişinin hayatında ‘‘Neden erteleme davranışı bu kadar çok sık olmaktadır?’’ sorusunun cevabını bulmak büyük önem taşır.
Öncelikle erteleme hastalığının oluşmasında ve devam etmesinde pek çok sebepten söz edebiliriz. Bazı kişilerde görülen erteleme davranışı,yalnızca bir nedene dayanabilirken bazı kişiler içinse çoğunlukla pek çok sebebin bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Bu hastalığa sebep olan nedenlerden bazıları şunlardır:
Erteleme Hastalığının Nedenleri:
-Erken yaş döneminde otoriter/eleştirel ebeveyn tutumlarına maruz kalarak büyümek,
-Büyüme çağının kritik yaş dönemlerinde sorumluluk bilincinin edinilememiş olması,
-Aile, çevre veya kişinin kendisi tarafından altından kalkılması zor yüksek beklentilerin oluşturulması,
– Sürekli yoğun stres altında kalmanın sonucunda tükenmişlik sendromu belirtilerinin baş göstermesi,
-Sorumlulukları yerine getirirken görev odaklı değil de keyif odaklı olmaya yönelik tutumların gösterilmesi,
-Zorlu duygularla baş etmede güçlük,
-Zorlu ve yoğun duygulardan kaçınma,
-Duygulara göre hareket etme,
-Çabuk sıkılma,
-Kişinin hata yapmaya karşı tolerans azlığı,
-Başarısız olma korkusu,
-Düşük özsaygı,
-Yetenekler ve donanıma uygun olmayan görevler,
-Zaman yönetimine dair bilgi ve beceri eksikliği,
-Görevleri yapmayı erteleyerek bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde kişilere, sisteme veya kendine karşı başkaldırı isteği.
Erteleme Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Erteleme hastalığı, günlük yaşam içerisinde dışarıdan da gözlemlenebilecek düzeyde belirgin belirtilerle göze çarpabilir. Bu belirtiler şunlardır:
-Birkaç aşamalı ve zaman gerektiren işlerin hep son ana bırakılması,
-Çok dar zamanda oldukça fazla görevi tamamlamaya çalışmak,
-Görevleri ve sorumlulukları sürekli üstünkörü biçimde yerine getirmek,
-Yapılmak istenen işin ne zaman yapılacağına dair karar alınmasına rağmen her seferinde işe başlama zamanının ötelenmesi,
-Önem arz eden ve kaygı uyandıran işlerin ertelenerek daha rahat yapılabilen işlerin öncelikli olarak halledilmesi,
-İşlerin gerçekleştirileceği sürelerde gereksiz şeylerle oyalanma,
-Alınan kararların bir türlü uygulanamaması,
-Görev ve sorumlulukları yerine getirirken fazlaca kaygılı ve stresli olmak,
-İş ve sorumlulukları düşünmekten ya da planlamaktan kaçınmak,
-İş ve sorumlulukları yerine getirmek için aksiyon almak yerine planlamaya daha fazla zaman ayırmak,
-İş ve sorumluluklar yaklaştıkça çeşitli bedensel yakınmalar yaşamak.
Erteleme Hastalığı ile Baş Etmek İçin Neler Yapılmalıdır?
Erteleme hastalığı ile baş etmede ilk yapılması gereken, bu durumun sebebini veya sebeplerini çok iyi bir şekilde tespit etmektir. Ancak bu davranışın altında ve en derinde yatan gerçek sebepleri gördükten sonra bu durumun kaynağı doğru ve nesnel biçimde analiz edilebilir.
Erteleme hastalığı ile baş etmek için yapılacak müdahalelere ise bu kısımdan elde edilen verilere göre karar verilir.
Bu sebepleri tespit etmek için sürecin çözümlenmesine yardımcı olabilecek bazı soruları siz de kendi kendinize sorup cevap verebilirsiniz. Bu sorular:
-Yapmanız gereken hangi sorumluluklarınızı erteliyor hangilerini ertelemiyorsunuz?
-Ertelediğiniz durumlar ile ertelemediğiniz durumlar arasında hissettiğiniz duygusal ve davranışsal değişiklikler nelerdir?
-Ertelemede gerçek engeller mi söz konusu yoksa bunlar sizin kendi kendinize oluşturduğunuz engeller midir?
-Erteleme davranışı sayesinde yüzleşmekten kaçındığınız duygular veya durumlar var mıdır?
-Üstlendiğiniz görev, karar ve sorumluluklar kişisel yeterliliklerinize uygun mudur?
-Uygun planlama ve çalışma alışkanlıklarına sahip misiniz?
Sorulan bir takım sorularla erteleme hastalığının nedenleri tespit edildikten sonra erteleme davranışını azaltmada yardımcı olabilecek bazı fikirler ise şunlardır:
-Sizi ertelemecilik davranışı yapmaya iten temel kaygılarınızı (örneğin başarısızlık ya da sevilmeme gibi) fark edip bu kaygıların neden oluştuğuna dair farkındalık çalışmalarına başlamak,
-Korku ve kaygılardan kaçınmak yerine onlarla uygun biçimlerde yüzleşmeyi denemek,
-Sorumlulukları yaparken oluşacak zorlayıcı duyguları kabul etmek,
-Sorumlulukları yerine getirme konusunda size yardımcı olabilecek kişiler varsa onlardan yardım talep etmek,
-Şu ana kadar başarılmış görevler hakkında rutin notlar tutmak ve bunlarla ilgili kendinizi küçük ödüllendirmelerle taktir etmek,
-Başarı beklentilerinizi analiz ederek bu beklentileri daha gerçekçi ve ulaşılabilir hale getirmek,
-Yapılacak işi küçük adımlara bölmek,
-Yapılacak tüm işe odaklanmak yerine o anda yapmanız gereken işin küçük parçasına odaklanmak,
-Planlayıcılar kullanmak,
-Çalışmak için verimli zamanları gözetmek,
-İşe koyulmadan önce fiziksel ve duygusal ihtiyaçların giderilmiş olmasından emin olmak,
-Kendinize yeterli dinlenme zamanları vermek,
-Günlük hedefleri not edip yapılabilenleri yazmak, yapılamayanların neden yapılamadığını analiz etmek,
-İşleri tamamladıkça kendini ödüllendirmek,
-Başarılı olan görevlerle ilgili oluşturulan listeyi görülebilecek bir yerde tutmak,
-Beklenen düzeyde başarılı olmamış görevlerle ilgili değerlendirmeler yapmak,
-Yapılan değerlendirmelere göre çalışma ve planlama davranışlarıyla ilgili düzenlemeler yapmak,
-Erteleme davranışının üstesinden gelmek için gösterdiğiniz tüm bu çabalar için kendinizi takdir etmek.
Bazen kişi altta yatan gerçek sebeplerin tespit edilmesinde güçlük çekebilir veya yöntemleri istenilen şekilde uygulayamıyor olabilir.
Tüm bunlar kişinin kendisine dışarıdan bakıp kendisini objektif bir biçimde değerlendirmesinin ve uygun çözüm yöntemini uygulamasının sanıldığı kadar kolay olmadığından kaynaklanmaktadır.
Ancak bu, yaşanan durumun çözümsüz olduğu anlamına gelmez. Erteleme hastalığına neden olan tüm belirtilere terapi süreci içerisinde yapılacak objektif gözlem, klinik değerlendirme ve doğru tekniklerle son verilmesi mümkündür.