Erteleme Davranışı ve Ders Çalışamama Psikolojisi

Birçok öğrenci ders çalışması gerektiğini bildiği halde bir türlü başlayamadığını ya da sürekli ertelediğini fark eder. Kitap açılır ama birkaç dakika sonra telefonla ilgilenilir, başka işler bulunur ya da “birazdan başlarım” düşüncesi devreye girer. Bu durum çoğu zaman tembellik olarak yorumlansa da psikolojik açıdan bakıldığında erteleme davranışı daha karmaşık bir süreçtir.
Erteleme davranışı çoğu zaman kaygı ve performans baskısıyla ilişkilidir. Öğrenci çalışmaya başladığında başarısız olma ihtimaliyle yüzleşeceğini hissedebilir. Bu nedenle çalışmayı ertelemek kısa vadede rahatlama sağlayabilir.
Zihin bu noktada bir koruma mekanizması geliştirir. “Şimdi başlamasam daha iyi hissederim” düşüncesi geçici bir rahatlama yaratır. Ancak zaman ilerledikçe yapılması gereken görev birikir ve kaygı daha da artabilir.
Erteleme davranışının bir diğer nedeni de görevin çok büyük veya karmaşık algılanmasıdır. Öğrenci çalışması gereken konuları gözünde büyütebilir. Bu durumda beyin göreve başlamayı zorlaştırabilir.
Motivasyon eksikliği de bu döngüyü güçlendirebilir. Sürekli baskı altında çalışan öğrenciler zamanla zihinsel tükenmişlik yaşayabilir. Bu durumda ders çalışmak yalnızca bir görev değil, aynı zamanda zihinsel bir yük gibi hissedilebilir.
Erteleme davranışı kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de uzun vadede suçluluk ve stres duygularını artırabilir. Çünkü kişi yapması gereken işi ertelediğini bilir ve bu durum öz güveni de etkileyebilir.
Psikolojik açıdan erteleme davranışını azaltmanın önemli yollarından biri görevleri küçük parçalara bölmektir. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirlemek, başlamayı kolaylaştırabilir.
Ders çalışmaya başlamak çoğu zaman en zor adımdır. Ancak küçük bir başlangıç yapıldığında beyin odaklanmaya daha kolay adapte olabilir.


