Doktorsitesi.com

Erkekte Kansızlık Mutlaka Araştırılmalı

Prof. Dr. Coşkun Tecimer
Prof. Dr. Coşkun Tecimer
8 Ocak 2021565 görüntülenme
Randevu Al
Erkekte Kansızlık Mutlaka Araştırılmalı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kansızlık (Anemi) Nedir ve Neden Önemlidir?

Kansızlık, hem tek başına bir hastalık hem de vücuttaki başka önemli rahatsızlıkların habercisi olabilen ciddi bir sağlık sorunudur. Özellikle kadınlarda sıkça rastlanan bu durumun, erkeklerde ortaya çıkması halinde mutlaka derinlemesine araştırılması gerekmektedir. Vücudun oksijen ihtiyacının karşılanmasında aksaklıklara yol açan anemi, yaşam kalitesini doğrudan etkiler.

Kansızlığın Belirtileri ve Demir Eksikliği

Sabahları yorgun uyanma, sürekli halsizlik, artan unutkanlık, saçlarda zayıflama ve çarpıntı gibi şikayetler kansızlığın en yaygın belirtileri arasında yer alır. Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Coşkun Tecimer, kansızlığın en temel nedeninin demir eksikliği olduğunu belirtmektedir. Vücut, eksikliği gidermek için dokulara daha fazla kan göndermeye çalışırken kalp daha fazla kan pompalar; bu durum kalp atım sayısını artırarak çarpıntıya neden olur.

Cinsiyete Göre Kansızlık Nedenleri

Kansızlığın nedenleri cinsiyete ve yaşam dönemlerine göre farklılık gösterebilir. Bu farklılıklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

GrupTemel Nedenler
KadınlarAdet dönemi, gebelik süreci ve beslenme alışkanlıkları
ÇocuklarBüyüme çağındaki artan demir ihtiyacı
ErkeklerMide ve bağırsak sistemindeki gizli kanamalar (Gastrit, ülser, polip, hemoroid)

Özellikle yetişkin erkeklerde görülen demir eksikliği, kalın bağırsak kanseri gibi ciddi hastalıkların habercisi olabileceği için hayati önem taşır.

Akdeniz Anemisi (Talasemi) Faktörü

Bir diğer önemli kansızlık nedeni ise Akdeniz anemisi (talasemi) taşıyıcılığıdır. Doğumsal bir hastalık olan talasemiden şüpheleniliyorsa, kişinin geçmiş yıllara ait kan testleri ve aile öyküsü mutlaka incelenmelidir. Yıllarca süren ve tedaviye yanıt vermeyen düşük hemoglobin düzeyleri bu hastalığa işaret edebilir.

Kansızlık Tedavisi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kansızlık tedavisinde genellikle ağız yoluyla alınan demir hapları tercih edilir. Ancak tedavinin etkinliği için dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır:

  • C vitamini demir emilimini artırdığı için hapların portakal suyuyla içilmesi önerilir.
  • Süt ve çay gibi içecekler demir emilimini bozduğundan, bu içecekler tüketildikten en az iki saat sonra ilaç alınmalıdır.
  • Sindirim sisteminde emilim bozukluğu varsa veya kan kaybı devam ediyorsa, tedavi damar yoluyla (IV) uygulanmalıdır.

Vitaminlerin Sağlık Üzerindeki Hayati Rolü

Vitamin ve mineraller; bağışıklık sistemini güçlendirmek, yeni hücre oluşumunu desteklemek ve toksinleri yok etmek gibi kritik görevler üstlenir. Diyetisyen Prof. Dr. Murat Baş, özellikle 1200-1400 kalorinin altındaki diyetlerde mutlaka dışarıdan takviye alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Vitaminlerin Sınıflandırılması ve Kullanımı

Vitaminler vücuttaki işleyişlerine göre iki ana gruba ayrılır:

  1. Yağda Eriyen Vitaminler: A, D, E ve K vitaminleridir. Vücuda alınmaları için yağlı bir ortam gereklidir.
  2. Suda Eriyen Vitaminler: Vücutta depolanmazlar, bu nedenle her gün sıvı ile birlikte taze olarak alınmaları gerekir.

D Vitamini Eksikliği ve Obezite İlişkisi

Günümüzde dünya genelinde ciddi bir D vitamini yetersizliği görülmektedir. Günde 20 dakika güneşlenmek bu ihtiyacı karşılasa da, kozmetik güneş kremlerinin kullanımı cildin D vitamini üretmesini engellemektedir. Ayrıca, vücuttaki yağ miktarı (obezite) arttıkça D vitamini düzeyi göreceli olarak azalır. Fazla kilo, D vitamini üreten reseptörlerde sorun yaratarak depoların düşmesine neden olmaktadır.

Etiketler

KansızlıkKansızlık belirtisiKansızlık nedirerkekte kansızlık mutlaka araştırılmalıkansızlık sebeplerierkeklerde kansızlık

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Coşkun Tecimer

Prof. Dr. Coşkun Tecimer

Prof. Dr. Coşkun TECİMER, 1957 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1974 yılında Ankara Mustafa Kemal Lisesi'nde bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 1981 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1987 yılında İç Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.