Doktorsitesi.com

Ergenlerde Madde Bağımlılığı ve Ailenin Rolü

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
16 Ağustos 2025143 görüntülenme
Randevu Al
Ergenlerde madde bağımlılığı; biyolojik, psikososyal, çevresel ve ailesel faktörlerin etkisiyle gelişen hem fiziksel hem de psikolojik bağımlılık yaratan ciddi bir sorundur. Risk faktörleri arasında ailede madde kullanım öyküsü, ebeveyn ilgisizliği, denetim eksikliği, ekonomik ve sosyal problemler, akran baskısı, kimlik karmaşası ve düşük akademik başarı yer alır. Araştırmalar, demokratik ebeveyn tutumunun madde kullanımını azaltıcı, izin verici/ihmalkâr tutumun ise artırıcı etkisi olduğunu göstermektedir. Aile ilişkilerinin güçlü olması, ergenin akran etkisinden korunmasına ve bağımlılıktan uzak durmasına yardımcı olur.
Ergenlerde Madde Bağımlılığı ve Ailenin Rolü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Madde Bağımlılığı Nedir? Fizyolojik ve Psikolojik Boyutlar

Bağımlılık, toplumdaki etki alanı her geçen gün genişleyen ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından alışkanlıkların bireyler üzerinde oluşturduğu fizyolojik ve psikolojik etkiler olarak tanımlanan karmaşık bir durumdur. Kişi, bağımlı olduğu nesne veya maddeye karşı, kendisine zarar vereceğini bilmesine rağmen yoğun bir arzulama duyar. Bu süreçte birey, olumsuz sonuçlarla karşılaşsa dahi kompulsif bir şekilde madde kullanımını sürdürmeye devam eder.

Madde Bağımlılığının Temel Nedenleri

Bireyleri bağımlılığa iten faktörler çok çeşitlidir ve genellikle karşılanmamış ihtiyaçların bir sonucu olarak ortaya çıkar. Yapılan araştırmalar, bağımlılığın gelişiminde şu temel unsurların rol oynadığını göstermektedir:

  • Karşılanmamış ihtiyaçların baskılanması,
  • Olumsuz yaşam olaylarına karşı geliştirilen kaçınma ve baş etme mekanizmaları,
  • Toplumsal öğrenme süreçleri,
  • Haz duygusunu pekiştirme arayışı.

Küresel Veriler ve Ergenlik Döneminde Risk Analizi

Madde bağımlılığı, beyni doğrudan etkileyen ve maddeye ulaşılamadığında ciddi huzursuzluk yaratan kronik bir beyin hastalığıdır. UNODC’nin 2023 yılı raporuna göre, 2021 yılında dünya genelinde yaklaşık 296 milyon kişi madde kullanmıştır. Özellikle 15-16 yaş grubundaki ergenlerde esrar kullanım yaygınlığının (%5,34), yetişkinlerden (%4,3) daha yüksek olması dikkat çekicidir.

Araştırmalar, ergenlerin uyuşturucu kullanımı konusunda en savunmasız grup olduğunu kanıtlamaktadır. Örneğin, Afrika'da tedavi görenlerin %70'i 35 yaşın altındaki bireylerden oluşmaktadır. Cinsiyet bazlı bakıldığında, erkeklerde kullanım oranları daha yüksek olsa da son nesillerde kadın ve erkek arasındaki bu farkın azaldığı gözlemlenmektedir. Özellikle erken ergenliğe giren kız çocuklarının maddeye daha erken başlama riski taşıdığı belirtilmektedir.

Ergenlerde Bağımlılığı Tetikleyen Risk Faktörleri

Ergenlik dönemi, biyolojik ve çevresel faktörlerin kesiştiği riskli bir evredir. Bu dönemde madde kullanımını tetikleyen unsurlar şu şekilde kategorize edilebilir:

Ailesel ve Sosyal Problemler

Ebeveynlerin yetersiz denetimi, ergenlerde öz denetim problemleri ve akademik başarısızlığa yol açabilmektedir. Aile içindeki ihmal, istismar, şiddet, ekonomik sıkıntılar ve bağlanma problemleri bağımlılık riskini artıran temel yapısal sorunlardır.

Psikososyal ve Genetik Etkenler

Genetik yatkınlık, ailede madde kullanım öyküsü olması durumunda ergenin riskini artırmaktadır. Ayrıca sosyal çevreye uyum sağlayamama, anti-sosyal kişilik özellikleri ve suç eğilimi gibi durumlar, bireyin rahatlamak amacıyla maddeye yönelmesine neden olmaktadır.

Ebeveyn Tutumlarının Bağımlılık Üzerindeki Kritik Rolü

Aile içi ilişkiler, ergenin sosyal yaşamdaki konumunu belirleyen en önemli unsurdur. Kendini ifade edemediği, çatışmalı ve motivasyondan yoksun bir aile ortamında büyüyen ergenler, maddeyi otoriteye karşı bir başkaldırı aracı olarak kullanabilmektedir. Özellikle kimlik kazanımı sürecinde akran grubu tarafından kabul görme isteği, ergeni bir kerelik denemelerden ömür boyu sürecek bağımlılıklara sürükleyebilir.

Çocuk Yetiştirme Stilleri ve Risk Tablosu

Araştırmalar, farklı ebeveyn tutumlarının madde bağımlılığı riski üzerindeki etkilerini şu şekilde özetlemektedir:

Ebeveyn TutumuBağımlılık Riski Üzerindeki Etkisi
Demokratik TutumEn düşük risk; değerlerin benimsenmesini ve akran baskısından korunmayı sağlar.
İzin Verici / İhmalkârEn yüksek risk; denetim eksikliği madde kullanım deneyimini artırır.
Aşırı Kontrolcü / OtoriterKarmaşık sonuçlar; ancak yetersiz sevgi ve şefkat çocuğu dışarıda mutluluk aramaya iter.
İzin Verici / ŞımartanYüksek risk; sınırların olmaması maddeye yönelimi kolaylaştırır.

Sonuç olarak, ebeveyn gözetimi ve aile ile kaliteli vakit geçirmek, madde kullanımını önleyen en güçlü koruyucu faktörlerdir. Demokratik bir aile yapısında yetişen çocukların, sosyal ve duygusal becerilerinin daha gelişmiş olduğu ve bağımlılık riskine karşı daha dirençli oldukları bilimsel çalışmalarla desteklenmektedir.


Kaynakça: Özkan, E., Karaburun, M., Kaba, A., Durmuş, E., Emlu, H., Kaba, F., & Fidan, E. K. (DergiPark)

Etiketler

Bağımlılık belirtileriBağımlılık tedavisiBağımlılık sebepleriBağımlılık oluşumuBağımlılık türleriErgenlerde madde bağımlılığıOnline terapiOnline psikolojik danışmanlıkOnline randevu

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Veysel Hasan Gül, Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı üniversitede Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü de tamamlayarak çift anadal yapmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü yandal programını bitirmiştir. Lisans eğitimini takiben, Millî Eğitim Bakanlığı Ankara Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nden "Özel Eğitim Alan Uzmanlığı" almıştır. Aile Danışmanlığı eğitimini ise doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı'nın akreditasyonu ve yetkilendirmesi ile tamamlamıştır. Psikoloji alanında kuramsal eğitimlerine varoluş psikoterapi üzerine doktor Erkan Kalem'den temel eğitim ve süpervizyon eğitimlerini almış olup, vaka süpervizyonlarını sürdürmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini Prof. Dr. Şükrü Uğuz'dan almıştır. Çocuk ve ergenlerde gelişim alanında ilkel refleks eğitimi ve öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu üzerine Brainfit eğitimini Dr. Mehmet Engin Uysal'dan almıştır, süpervizyonlarına devam etmektedir. Birçok özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kuruculuk, eğitim koordinatörlüğü, okul psikolojik danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca Adana UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) Rehabilitasyon Başkanlığı görevinde bulunmuştur. 2013 yılından bu yana aktif olarak sahada görev yapan Gül, 10 yılı aşkın mesleki deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca bireysel danışmanlık, çocuk ve ergen danışmanlığı, aile danışmanlığı ve ruh sağlığı alanlarında çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Hâlen Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Varlık Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde hizmet vermeye devam etmektedir. Poyep Çocuk ve Ergen Gelişim markasının kurucusudur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.